İnsanlık tarihinden beri menfi sahada biriken
kin ve ğayzların toptan boşalmış olduğu bir asırda
bulunmaktayız.
Kıyım ve kıyılmalar da bunların bir
tezahürü olarak görülmemektedir.
Bu kıyma olayları iki manada cereyan
etmektedir. Biri,maddi alanda,diğeri ise manevi
sahada...
Müsbete
dair ne varsa imha edilmiş ve halen de edilmeye devam etmektedir. çeşitli bir
şekilde havadan ve sudan bahaneler ile insanımıza,onlar
içerisinde kadın,ihtiyar,çocuk,hasta demeden hepsi aynı muameleye maruz
bırakılmaktadır. Vahşetlere denk,vahşi canavarlara
dahi rahmet okutturacak şu kıyımlara bakınız ki;Annenin gözü önünde çocuğu
kıyma makinasında kıyma yapılıyor,zorla anneye
yediriliyor.
Hiçbir asrın görmediği tam bir
vahşet...
Şeytanları bile geride bırakacak son
dereke ve çukur...
Son asrın,son
dev firavunları... Fir’avun ve fir’avuncukların
yapamadığı,fazlasıyla bu asırda yapılmakta,insanlara
kıyılmaktadır.
Teker teker
kıyımlar az görüldüğünden toplu kıyımlara gidilmekte,kurşun
harcama yoluna da baş vurmadan toptan yakarak veya diri diri
gömerek öldürme yolu seçilmektedir.
Toplu kıyımlar... Dünya tam bir kan
gölü haline kan içici hunharlarca getirilmektedir.
Kıymalarda organlar teker teker kıyılmakta,insanlara acı
çektirmekten zevk alınmaktadır.
Tüm dünya,insanlığın
hayatı ve refahı için değil de,helaki için çabalamaktadır.
İnsanların bunca öldürülmeleri az
görülmüş olacak ki,işi başından kurutmak amacıyla
doğum kontrolü adıyla,kürtaj uygulamalarıyla kıyım daha da dehşetle
uygulanıyor.
Bu çocuklar daha bu dünyaya gelip
gözlerini açmadan kapatılma yoluna gidilmekte,nüfusların
yokluğu yoluyla nüfuzlar arttırılmaktadır. Fir’avun
Musa’nın doğuşunu engellemek için erkek çocuklarını kestirmekten daha dehşet-engiz bir yol takib edilmekte,duygular ve değerler dumura uğratılmaktadır.
Dünya cennetliklere cehennem haline
getirilmektedir. Böylece bu insanların dünyası yok edilmektedir.
Bunlar dünyalarını kaybedenler,sadece sonlu ve sınırlı kıyımlar...
Ya sonsuz ve ebedi kıyımlar...
Bunlar için yapılanlar ise;iman ve inançtaki kıyımlardır. İnsanların dinlerine ve
inançlarına kıyma olayı. Tarihlerini ve değerlerini yitirme. Ve işin en
tehlikeli tarafı inkar ettirmekle kalınmayıp yanlışlar
doğru olarak kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Tam bir kayıp ve kıyım...
İşte kıyımların bir bölümü:
-İnsanları
kıymak için yapılan yanlış kanunlarla toplu kıyımlar... Manevi bir esaret
altına alarak,susturarak ve konuşturmadan ezmek.
-Gülünç
bahanelerle kıymalar. Giyinsen ne olur,giyinmesen ne
olur? Şapka kanunuyla insanlara kıymalar. Evlerinden alarak asmalar.
-Takke takmanın yasaklandığı,Kur’an
okumanın engellendiği,dini kitapların varlığının söz konusu olmadığı,ezanın
asırlardır devam eden asliyetinden değiştirilip vahim
neticelere maruz bırakıldığı,dinin dünyaya feda edildiği,maddenin manaya tercih
edildiği,dinin hayattan tecrid edilmeye çalışıldığı
kıyımlar asrında yaşamaktayız.
Asır kıyamlar ve kıyılanlar asrıdır.
Beklenilen ve korkulan asır.
MEHMET ÖZÇELİK