ATATÜRK   VE   19   MAYIS

 

            Atatürk;üzerinde ileri geri çok konuşulup,tartışılan bir kişi durumundadır. Bir yandan en büyük ırkçı ve kafatasçı,bir yandan ailesi hakkında şüpheler,bir yandan Süleyman Çelebi’nin Peygamber Efendimiz için yazmış olduğu mevlidi Behçet Kemal Çağlar’ın değiştirerek Atatürk için mevlid yazarak bir yandan peygamberlik,bir yandan da ilahlık isnadları,bir yandan Makedonya eğitim bakanının Atatürkün doğum yeri hakkında “Atatürk sizin zannettiğiniz gibi Selanikte doğmadı. Asıl doğum yeri Makedonyadır. Doğduğu ev korunuyor.”diyen Dr. Dimitar Bajaldziev..[1]

            1990’da vergi rekortmeni olan umumhane sahibi Ermeni Metild Manukyan’ın hayatını kitaplaştıran P. Akcan diyor:”Manukyan,cumhuriyetin ilk yıllarında modelist ve terziymiş. Atatürkün balolarında  değişmez kişilerinden olarak boy gösterirmiş.”[2]

            Sohbet ve sofrasının vaz geçilmez özelliklerinden olan içki alemleri... Harbiye nazırı olmak için Anadoluya gitmeyip,Sultan Vahdettinin zorlamasıyla gitmesi...[3]

            Yavuz Bülent Bakiler 1987 yılında Pakistanın başşehrinde çeşitli İslam ülkeleri kültür  bakanlarının katıldığı çalışmaya Türkiyeyi temsilen kendisi katılır. (O zamanki kültür bakanı Mesut Yılmazdır.) toplantıdan sonraki özel konuşmada Ziya-ul Hak şu olayı anlatır:”Bizi çok sevdiğinizi söylediniz. Bundan haberdarız. Bizde Türk kardeşlerimizi çok seviyoruz.

            Siz milli mücadele savaşı verirken,biz batı emperyalizmi altında idik. O yıllarda,bizim Şeyh Ahmed Medeni bir şeyhul İslâmımız vardı. İngilizler ona çok baskı yaptılar. Hind müslümanlarının anadoludaki milli mücadeleye yardımlarını engellemek için,bizim şeyhul İslâmımıza dediler ki:Anadoludaki milli mücadele aleyhinde fetvalar vereceksin. Milli mücadelenin,islâmi bir hareket olmadığını fetvalarınla ilan edeceksin...

            Şeyhulislâm Ahmed Medeninin İngiliz sömürge valisine verdiği cevab aynen şöyle:”Siz İngilizler otobüsler yaparak  karada atlar gibi koşmasını öğrenmişsiniz. Gemiler yaparak,denizde balıklar gibi yüzmesini öğrenmişsiniz. Uçaklar yaparak,havada kuşlar gibi uçmasını öğrenmişsiniz. Ama siz dünyada insan gibi yaşamasını daha öğrenememişsiniz. Siz değil,Türkler,benim dilimi kesseler ve ondan çarık yapıp ayaklarına giyinseler,ben ne Türklerin aleyhinde tek kelime söylerim;ne de Türk milli mücadele savaşının gayrı islâmi olduğuna dair bir fetva veririm.”der. Ve yazar burada İngiliz oyunlarının belli başlılarını sıralayarak İngilizlerin kahpeliğini,hainliğini şöyle sergiler:”

            a)İmparatorluğun yıkılması.

            b)Çanakkaledeki, şehitlerimiz.

            c)Anadolunun taksimi planı.

            d)Lawrens ile Araplar arasındaki düşmanlığımızın alevlendirilmesi.

            e)Musul-Kerkükün bizden çıkması.

            f)Yunanı üzerimize kışkırtıp,düşmanlığın sağlanması.

            g)Bitmeyen Kıbrıs davası.

            h)Şeyh Said ayaklanması.[4]

            i)Vehhabi mezhebinin yayılması.

            k)Anadolu da alevi-sünni kavgası.

            l)Orta doğu politikası.

            m)Kürt meselesi.

            n)Son körfez savaşı.”

            Hep İngiliz oyun ve planlarının neticesi. Fransayı da unutmamak gerektir. Bediüzzaman hazretleri İngiliz ve Fransızı boykot ederek,onların haplarını dahi kullanmazmış... Ve İstanbul’da:”Yaşasın zalimler için cehennem..Yaşasın zalimler için cehennem..”diyerek zulümlerini yüzlerine çarpmaktadır.

            Bu her iki devlette meydanda yenemediği rakibini,siyaset,hile ve desise ile masa başında yenmeyi başarır.

            Sadece bizim değil,tüm dünyanın bir asırdır  dizginleri İngilterenin elinde,siyasi dehasıyla dizginleri elinde bulundurmaktadır.

           

 

            Tarihçi yazar Doç. Mete Tunçay:”...Savaş döneminde demokratik bir meclis vardı. Bu Mustafa Kemal ile daha sonraki mecliste diktatörlüğe dönüştü. Aslında, M. Kemale başkumandanlık sıfatı verilmemesi lazımdı,bu gözden kaçtı. Çünkü,o,padişahındı. Atatürk çok demokratik olan birinci meclisi dağıtmak istedi. Çünkü lozanı tasdik etmeyeceğinden çekiniyordu...

            Milli mücadeleye M. kemal,İnönü Ve F. Çakmağın sonradan katıldığını –söyleyerek devamla- daha sonra teşekkül ettirilen meclis,Atatürkün direktifleri istikametinde lozanı gerçekleştirdi. Meclis ayaklanmasına rağmen,yine de bazı muhalifler sıyrılarak girdi. M. Kemal sivrilmek için bir çok şeyi kullandı.,muhaliflerini sindirdi. Hilafeti kaldırdı. İstiklal mahkemeleri kuruldu. Hilafetin kalkmaması için,galatasaray talebeleri yemek boykotu bile yapmıştı. Daha sonra muhaliflerin istememesine rağmen ali askeri şura kuruldu. Muhalifler tasfiye edildi..”

 

xxxxxxxxx

 

Acib ve garib ve de pusulasız tavsif edilen gemi,aslında pusulasız falan değildi. Çünkü,ifade de;pusulasız,eski ve ingilizlerden gece karanlığında kaçarken-denilmektedir. O zamanki Bandırma vapurunun kaptanının torunu olan şahıs ise:”Dedemin vapurunda iki tane pusula vardı ve Karadenizi de çok iyi biliyordu.”der.

            28-Mayıs Sabah gazetesinde Engin Ardıç şöyle der:”Bu arada,19-8-1919 kışında Pera palasta  ingiliz gizli ajanı rahip Frew ile de görüşmüş olduğunu niçin gözlerden kaçırmaya çabalıyorsunuz.”der.

            Yazar V. Vakkasoğlunun 19-Mayıs-1991’de zaman gazetesinde  yayınladığı 4 resmi evrakta Atatürkün Samsuna ingiliz vizesiyle ve hükümetin haberi dahilinde çıktığını belgeleyen belgelerdendir. Ve bizzat evrakta genel kurmay başkanlığının “Görülmüştür” kaydı ve mührü de mevcuttur.

            Yazar Nezih Uzel’in ingiliz işgal kuvvetlerinin subayının 1974’de,Nakşi Halidi dervişi olan Hasan Lütfü Şüsüt’ün vesilesiyle müslüman olduğunu söylediği Bennett-le yaptığı röportaj ve araştırma yazısında;Atatürke bizzat bu kişi tarafından Samsuna çıkma izni  verilmiştir. Bunun yayınlamış eserleri,araştırmaları mevcuttur.[5]

            Yapılan röportajdan özetler:

            -Atatürkü harbiye nezaretinde tanıdığını söyleyen ingiliz yüzbaşı John Godolphin benneft;M. Kemal taraftarı idi,ingiltereye daha mail idi,Almanlara değil,der.

            -Mayısın 12’sinde ruhsatname yani permisyon,vize almaya anadoluya müfettişlik için gidileceği bildirildiğinde Benneft kendisine üç-dört kişiye vize talimatı ve emri verildiğinden,35 kişinin o da erkanı harpden seçilmiş mühim kişilerden olduğundan durumun kendisini aştığını ve  ingiliz baş komiseri Rumbolf’a telefon edip onunda kendisine;M. Kemal gitsin ve ne lazımsa yapılsın,demesi üzerine vizeyi verdiğini ancak 35 kişinin hepsi hazır olmadığından 19 kişinin gittiğini söyler. M. Kemali de sultanın adamı ve padişahın emin olduğu bir insan olarak tanıdığını belirtir. Ancak Benneft bunun müfettişlik işi olmadığını ve bu kadar adamında çok olduğunu söyliyerek;bizimkilerin anlamadığı bir şey vardı... Tabii hiç kimse o zaman milliyetçilerin düzenli bir ordu olabileceklerine inanmıyordu. Hiç kimse...

            Benneft;bizim tarafımızdan yapılan diğer büyük bir hata meclisi meb’usanı kapatmak oldu. Meclisi kapatmak gerekli değildi. Padişah ve meclisi mebusan birleşmez. Biliyorsunuz bu padişahlar hiçbir vakit tanzimata o kadar taraf olmamışlardır. Yani her vakit parlementolardan  rahatsız olurlar.[6]

           

Xxxxxxx

 

Behçet Kemal çağlar’ın (1908-1969) Atatürke yazdığı mevlid:

            Gel ey 19 mayıs eşsiz sabah merhaba

            Ey Samsunda karaya çıkan ilah,merhaba

            Merhaba ey yükselen güneş Anafarta’dan

            Merhaba ey kurtaran Türklüğü bin vartadan

            Merhaba ey Türklüğe alın yazısı yazan

            Merhaba Dumlupınar,Sakarya,İzmir,Lozan

            Merhaba ey biribiri ardından inkilaplar

            Merhaba ey ezeli,feyizli eşsiz bahar

            Merhaba ey ilahın en yakın arkadaşı

            Merhaba ey devletin ak alnı,aziz başı

            (...)

            Doğuran bu gün,bir gün:doğuracak muttasıl

            Her Türkün tevellüdü 19 Mayıs asıl

            (...)

            İlk çamurdan beden,üflenen ruh,dediler

            Son tufanda Türklüğü kurtaran ruh,dediler

            Ne ilk ruhu anarım,ne de ruhu tanırım

            Neyin eşi deseler,gaziyi kıskanırım.”

 

                                                                                        19-Mayıs-1993

                                                                                   MEHMET      ÖZÇELİK



[1] Bak. Kemalizm. A. Dilipak.37-57,bak. İstiklal harbinin esasları. Kazım Karabekir.78,82,96,110,146,149,220,241,250-317,328,334-337,341.

[2] Bak.zaman gaz.31-5-1991.

[3] Türkiye gaz.5-1-1991.

[4] Bak.Din-Devlet ilişkileri. H. H. ceylan. 2 386-387.

[5] The Masters of Wisdom (Hikmetin ustaları-1977-tercüme-Turnstone Books-Londra ve Sourney in İslamic Countries-İslam ülkelerinde geçen günler-Coombe springs Press-Londra..-

[6] Zaman gaz. 3-6-1991.