GÜZEL   ÖĞÜTLER

 

         Bir adam aç ve çıplak kalacak kadar yoksul düşmüştü.Bir gün bu adamın evine bir hırsız girdi.Yoksul adam,nasıl olsa evde çalınacak bir şeyim yok deyip hırsızı önemsemedi.Hırsız,evin içinde çalacak bir şey bulamadan tam çıkıyordu ki,bir köşede buğday çuvalına rastladı.Kendi kendine:”Vallahi bu geceki emeğimin boşa gitmesini istemem.İyisi mi,şu buğday çuvalını alıp götüreyim”dedi.Ev sahibi yoksul adam,hırsızın bu sözünü duyunca şöyle düşündü:”Bu adam,buğdayı götürüyor.Halbuki geride ondan başka hiçbir şeyim yok.Çıplaklığıma bir de açlık eklenecek.”Bunun üzerine v sahibi baş ucunda duran bastonu alarak”hırsız var”diye bağırmaya başladı.Ev sahibinin sesini duyan hırsız hemen kaçtı.

            Akıllı kimse,tedbirini almalı,işini şansa bırakmamalıdır.Şansın kendisine yardım ettiği kimseyi örnek almak,doğru bir davranış değildir.Çünki insanlar arasında böyleleri pek azdır.İnsanların çoğunluğu,durumunu düzeltmek için çalışan ve kendini yoran kimselerden oluşur.

            Allah,her şeye bir sınır koymuştur.Bu sınırı aşanlar,isteklerine ulaşamamakla karşılaşabilirler.Hem dünyası hem ahireti için çalışanların hayatı düzgün olur.Sadece dünya için çalışanların hayatı ise hüsrandır.

            İnsanın hayatında üç şeye önem vermesi gerekir.Bunlardan birincisi,çalışmaktır.İkincisi,diğer insanlarla münasebettir.Üçüncüsü ise,öldükten sonra ardından güzel anılma sağlayacak işler yapmaktır.

            Bir kimsede şu üç şey varsa,o kimsenin işi düzgün gitmez.Bu üç şeyden birincisi,tembellik ve umursamazlıktır.İkincisi,fırsatları kaçırmaktır.Üçüncüsü de kendisine her söylenene inanmaktır.

            Akıllı kişi,kaza ve kadere inanmalıdır.Olgun davranmalıdır.Kendisi için istediğini,başkaları için de istemelidir.Kendi dirlik ve düzenini,başkalarının işinin bozulmasında aramamalıdır.”(Abdullah ibni Mukaffa)