Sinekler duvarda nasıl yürüyor
13.06.2006, 23:28

Sinekler ayaklarındaki yapışkan sıvı ile yüzeye tutunuyor. Yapışmayı önlemek için ise, kıllarıyla silerek ayaklarını

 temizliyorlar.

 


 

NTVMSNBC- Örümcek Adam gibi duvarda yürümek şimdilik hayvanlara mahsus bir özellik. Duvarda yürümek için ayakların yüzeye yapışması, vücut ağırlığının dengede olması gerekiyor. Sineklerin tüm ayakları yüzeye yapışabiliyor. Sineğin ayağını yüzeye yapışmasını kıllar sağlıyor. Bu kıllar şeker ve yağdan oluşan bir yapışkan madde üretiyor.

Almanya’nın önde gelen araştırma kurumu Max Planck Institute, 300’den fazla duvarda yürüyebilen böcek ve sinek türünü inceledi. Bu türlerin tümü de arkalarında bu yapışkan sıvıdan oluşan bir ‘ayak izi’ bırakıyor. Araştırmayı yürüten Stanislav Gorb, yeryüzünde bu özelliğe sahip 1 milyondan fazla böcek türü olduğunu ve çoğunluğunun bu yapışkan sıvı sayesinde duvarda yürümeyi başardığını tahmin ediyor.

YÜZEYE YAPIŞIP KALMIYORLAR

Sinekler ayaklarındaki yapışkanlı sıvıyla duvara tutunarak yürüyor. Ayaklarındaki sıvının yanı sıra minik pençeleri de duvarda yapışıp kalmalarını önlüyor. Sinekler yapışıp kalmamak için itmek, ayaklarını döndürmek, kıllarını sıvamak gibi çeşitli teknikler kullanıyor. Ayak kılları ve yapışkan sıvı sinekleri yerçekimine karşı koyarak duvarda yürümelerini sağlıyor.

SİNEĞİN İNSANA ÖĞRETTİĞİ

İnsanların sineğin doğasından nasıl yararlanabileceğine gelince, gelecekte üretilecek robotların benzer bir teknolojiyle duvarda yürümesi sağlanabilir. Halen ABD’de Case Western Reserve Üniversitesi uzmanları da Gorb ve ekibinin bulgularından yararlanarak duvarda yürüyebilen bir robot geliştiriyor. Bu robotun da ayaklarında kıllı doku ve yapışkan sıvı bulunuyor.

Not: Gorb araştırmasını Society for Experimental Biology’nin yıllık konferansında sundu.

 

 

 

 

Saf bal açık yaralara melhem oluyor

Saf balın açık yaraları iyileştirdiği belirtildi. Opr. Dr. Yıldırım Tuncer, içinde şeker olmayan hakiki balın açık yaraları hızlı bir şekilde iyileştirdiğini söyledi.

14 Haziran 2006 13:36

 

Balın içinde bulunan maddelerden dolayı mikrop öldürme özelliği olduğunu ifade eden Tuncer, ameliyat sonrası hastaların yaralarına, yara iyileştirici merhem yerine bal sürdüğünü ifade etti.

Avusturalya'da balın tıbbi ilaç olarak da kullanıldığını kaydeden Tuncer, "Mikrop öldürme özelliği kanıtlanan bal, yara üzerinde oluşan sıvıyı emerek yara ortamından uzaklaştırır. Böylece yaralı bölge hızlı bir şekilde iyileşme sürecine girer." dedi.

Şifa kaynağı balın, bakteri (mikrop) öldürme özelliği olduğu Avusturalya'da yapılan deneyler sonucu ispatlandığı bildirildi. Bunun üzerine bilim adamları, özel olarak yetiştirilen arılardan elde edilen balı, tüplere koyarak tıbbi ilaç haline getirdi.

Yüzde 80'i arı balı, yüzde 20'si bal mumu olan bu ilacı hastalarına uyguladığını belirten Opr. Dr. Yıldırım Tuncer, ameliyat sonrası oluşan yaralarda pozitif sonuçlar aldığını kaydetti. Yapılan deneylerde balın 250 çeşit mikrobu öldürdüğünün bilimsel olarak tespit edildiğini anlatan Tuncer, bunun modern tıpta kullanılan çok etkili antibiyotikli kremlere eşdeğer olduğunu söyledi.

Yara yüzeyini savaş alanına benzeten Tuncer, "Mikroplar ile insan vücudundaki savunma hücreleri arasında geçen mücadelenin ardından yara yüzeyi adeta savaş alanına döner. Bunun sonucu olarak yarada exsuda (öldürülmüş mikrop, zehirli maddeler, vücudun savunma hücreleri, kan ve pıhtıdan oluşan zararlı yara sıvısı) meydana gelir. Bu sıvının temizlenmesi iyileşme hızını arttıracağından bal burada devreye girer. Savunma hücreleri tarafından etkisiz hale getirilemeyen mikropları da öldürme özelliği bulunan bal, yara sıvısını emerek iyileşme sürecini hızlandırır." şeklinde konuştu.

Tuncer, şeker karışımı olmaması şartıyla hakiki bütün balların aynı etkiyi gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Çukurova Üniversitesi'nin resmi internet sitesine açıklama yapan Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Osman Kaftanoğlu da özellikle Çin'de arı ürünleri ile tedavi yöntemlerinin hızlı bir gelişme gösterdiğini belirtti.

Türkiye'de ise arı ürünlerinin sağlığa faydalı olduğunun bilinmekle birlikte bu ürünlerin tıbbi özellikleriyle ilgili yeterli araştırma yapılmadığını söyleyen Kaftanoğlu, "Bu ürünlerden propolis mükemmel antibiyotik olarak, arı sütü, zengin enerji, besin ve hormon kaynağı olarak bilinmekte ve besleyici değeri yüksek olan bal ve polen de yine bir grup hastalık ve enfeksiyonların tedavisinde kullanılmaktadır." şeklinde konuştu.

BALIN SAĞLIK AÇISINDAN DİĞER FAYDALARI İSE ŞUNLAR:

Temel besin maddesi ve enerji kaynağı olarak kullanılmasının yanı sıra insan sağlığı bakımından da önem taşımakta ve çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Sulandırılmamış bal asitliği antibakteriyeldir. Mide ve bağırsaklar üzerinde iyileştirici etkisi olan bal, yara ve yanıkların tedavisinde, kronik sindirim sistemi hastalıklarından özellikle peptik ülser ve hazımsızlığa, duodenal ülsere, çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritise karşı etkili bir şekilde tedavi amacıyla kullanılmaktadır.

Klinik araştırmalarda ise gözde, katarakt hastalığına, konjiktivit ve çeşitli kornea rahatsızlıklarına karşı, direkt gözün içine uygulanarak kullanılan balın şeker hastaları için ise şekerli bir üründen daha iyi olduğu belirtiliyor.

Böbrek fonksiyonlarını düzenleyici, uykusuzluğu giderici, ateş düşürücü etkileri bulunan bal kalp, dolaşım sistemi hastalıkları, karaciğer rahatsızlıklarına karşı da kullanılıyor.

(Cihan)

 

       

***Bursa’da 4 yıl önce hapşırığını tuttuğu için ölen Aygün Çokelliler’den sonra İzmir’de de 6.5 aylık hamile Gülperi Başaran aynı kabusu yaşadı. Omurilik üzerinde hapşırmadan dolayı kanama meydana gelen genç kadın felç oldu


***DÜNYA tıp literatüründe 6 kez görülen olayın 7’ncisi İzmir’de yaşandı. 13 yıldır anne olma umuduyla tedavi gören Gülperi Başaran (30), 6.5 aylık bebeğini kucağına almak için gün sayıyordu. 10 Nisan’-da eşiyle nişana giderken yolda hapşırınca dünyası karardı.