DEV ARŞİV-1-

No ResponsesAğustos 11th, 2019

TEFSİR KİTAPLARI VE DERSLERİ-İNDİR-25 GB.

https://mega.nz/#F!G2hR2QrK!3c4s7s_RJpG0VNfVKwoCQg

ARAPÇA-TÜRKÇE SÖZLÜKLER-6.14.GB

https://mega.nz/#F!XjJmGQjY!IlUyBonWalC4KoFTbgyNRQ

No ResponsesAğustos 9th, 2019

PLAY STORE- DAKİ UYGULAMAM

https://goo.gl/tbJDWm

No ResponsesAğustos 5th, 2019

TesbitlerTv.

https://tesbitler.fm.tv.tr/

No ResponsesTemmuz 30th, 2019

TÜM UYGULAMALARIM

TÜM UYGULAMALARIM

Play store uygulaması- NURLU HAKİKATLAR

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.Tenvir&hl=tr

No ResponsesTemmuz 28th, 2019

FİTİL

Fetö-nün ikinci gezisi veya başarırsa ikinci 15 Temmuz devlete saldırıdan sonra cemaatlere saldırı olacaktır.

Bir yandan devletle cemaatleri karşı karşıya getirmeye çalışırken, diğer yandan da cemaatleri birbirleriyle çarpıştırma yoluna gidecektir.

Zaten 15 Temmuzdaki hedef de o kaos ortamını oluşturmak ve fitilini ateşlemekti.

Bu konuda sürekli gündemde tutup, bir yandan toplumu dolduruşa getirip, nefret duygularını yalan ve iftiralarla da süslemek yoluyla çatışmanın fitilini ateşleyerek, fitneyi uyandıracaktır.

Türkiye-deki fitili ateşleyenler geçmişten günümüze, İttihat ve Terakkiden Cumhuriyete ve bu günümüze Masonlar olmuştur.

Münafık ve gizli bir yapı.

-“Emniyet Umum Müdürlüğü, 14 Eylül 1960 tarihinde komiteye cevap verdi. “Gizli” damgalı Müsteşar Hilmi İncesulu imzalı raporda masonlar ve FETÖ gibi masonik örgütlerin bugün olduğu gibi geçmişte te devleti ele geçirmeye çalıştığını ortaya koydu.

İNÖNÜ’NÜN MASON OLDUĞU GİZLENDİ!

Milli Birlik Komitesi’ne gönderilen 2 raporda da İsmet İnönü’nün korunması dikkat çekti. Gerçek Hayat’ın yayınladığı belgelere göre dönemin ünlü masonlarının ismi tek tek sıralanırken 1937 yılında “İstiklal-Areopage” adlı locaya kayıt yaptıran İnönü’nün adına yer verilmedi.

Ayrıca raporun hazırlanma aşamasında ilgili kuruma resmi bir yazı gönderen Milli Birlik Komitesi Üyesi Albay Mehmet Şükrü Özkaya, “Masonlarla ilgili hazırlanan raporda Sn. İnönü’nün isminin kesinlikle yer almaması gereği bilgilerinize arz olunur…” diyerek talimat verdi.”[1]

*************   

NEREDE KİŞİLİK

Önce Rusya’yı, komünizmi, sosyalizmi, ateizmi, sefaheti, fakirlik edebiyatını, materyalist, devrimleri, darbeleri, ABD’yi, Atatürkçülüğü, kürtçülüğü, deaşi, PKK-yı ve şimdilerde terör örgütlerinin arkasında olan sol, sol zihniyet bir türlü kişiliğini bulamadı..

Olmayan bir şey bu kadar bulanıklıklar içerisinde nasıl bulunsun ki?

-Solun kirli ve sefih zihniyet ve yaşantısı onların bir dava içerisinde olmadıklarını gösteriyor.

1970- lerde fakir edebiyatı yapan bu sol zihniyet, 1980- den itibaren Türkiyenin en zenginleri sırasına girdiler.

İsterseniz şöyle bir göz gezdirebilirsiniz…

1970.lerde ABD’ye, Go Home, haydi evine, evine git diyenler, bugün, Come Here yani Buraya, evine gel demektedirler.

Bu da gösteriyor ki sol zihniyet şeytanla bile çok rahat ortaklık kurar.

Ortaklık ne demek?

Ona yalakalık, şakşakçılık ve hizmetçilik yapar.

Türkiye kimliksiz ve kişiliksiz bir zihniyetin kıskacına alınmaya çalışılmaktadır, münafık yapılarla beraber…

Bizi bu coğrafyadan silmek isteyenler önce hafızamızı sildi, sonrada değerlerimizi…

Bugünkü PKK’nın temelinde sol var.

Onu besleyip sürdüren de sol.

Temsilcilerinde bu durum çok açıkça ortadadır.

Türkiye de fitnenin fitilini ateşleyip yakan, sol zihniyettir.

Bu tinet hiçbir zaman için değişmez.

-“HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, “Kürt sorunu devam ettiği sürece; gerillaya da katılımlar olacak, çatışmalar da olacak, savaşlar da olacak.” ifadeleriyle tehditler savurdu.

-İçişleri bakanı Süleyman soylu açıklamasında;

“Bunlar 2015 yılında 15 yaşından küçük 521 tane çocuğu terörist olarak dağa götürdü. Çocuklarımızı teröristlerin eline bırakmayız.”

-‘PKK’yı kınama’ önergesi CHP oylarıyla reddedildi!

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AK Partili üyenin Karabağlar yangınıyla ilgili terör örgütü PKK’nın kınanmasına ilişkin verdiği önerge CHP’nin oylarıyla reddedildi.”[2]

-Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde

(Açıklaması: Kişinin aynası yaptığı işlerdir, laflarına bakılmaz; çünkü kişinin aklının seviyesi ancak yaptığı işlerle ortaya çıkar.)Ziya Paşa.

MEHMET ÖZÇELİK

13-09-2019


[1] http://m.haber7.com/guncel/haber/2895382-sinsi-sinsi-siziyorlar-belgeler-yayimlandi

[2] http://www.haber7.com/guncel/haber/2895063-pkkyi-kinama-onergesi-chp-oylariyla-reddedildi

No ResponsesEylül 13th, 2019

DOĞU İNSANI MI YOKSA….

DOĞU İNSANI MI YOKSA….

Evet doğu insanı mı cahil yoksa batı insanı mı?

Doğu insanı yüz yıldır zorbalıklarla, jandarma dipçikleriyle cahil bırakıldı.

Menderes döneminde nefes alacaktı darbe ve 163. Madde ile susturuldu.

Özal döneminde bir açılım ve atılıma girecekti başına PKK belası musallat edildi.

Erdoğan döneminde ayağa kalkmaya çalıştı iç ve dış saldırılar, 15 temmuz darbe teşebbüsü ile önü tıkanmaya ve devre dışı bırakılmaya çalışıldı.

Her türlü ayak oyunları, 50 yıldır beslenenler, tüm münafık yapılar devreye konuldu.

Doğu insanı PKK korkusu ile kuşatıldı. Oğlunu kurban verdi. Sustu, konuşmadı.

Çocukları okumasın, halkı cahil kalsın diye okulları yakıldı, öğretmenleri öldürüldü, polis ve askere saldırıldı.

Doğu yeni yeni uyanmaya, PKK’nın adam daha doğrusu çocuk devşiricisi olan BDP’ye baş kaldırıyor.

Bütün bu cehalete, cahil bırakılmaya rağmen, doğu insanı hayatını verecek kadar fedakâr, misafirperver, cesur, vefalı, teslimiyet sahibi, devletine bağlıdır.

Kaba bile olsa yontulabilir.

Ya batı?

Batı dünyasının şımarık çocuğu..

Su eklesen cıvıklaşıyor, un eklesen katılaşıyor.

Soğuk ve resmi insan.

Karanlıktaki aydın. Dağdaki çobandan üstün olduğunu söyleyip sürü politikası izleyen..

Tıpkı cehalet asrının insanı gibi;

“Ya Muhammed. Sen bizi atalarımızın tapa geldiği şeyden mi alıkoyuyorsun?

Kur’an onlara cevabında; ya atalarınız yanlış yolda ise, aynı yanlışı sürdürecek misiniz?

Batı insanı, biz atadan beri o partiye veririz.. aynıdır değişmez. Katı ve kalıplaşmış bozuk zihniyet.

Celladına aşık olacak kadar.

İpini çekenin elini öpecek kadar.

Aynı delikten onlarca defa sokulup, zehirleninceye kadar.

Batı kullanıyor, doğu kullanılıyor.

Batı melez.

İnsanlar doğudan gittiği gibi, insanlık yine doğuda.

Tamire ihtiyacı var.

Batı ayaklanması değil, ayıklanması gerek.

Doğu bilmezliğinden aldanırken, batı bilmişliğinin kurbanı olmaktadır.

Doğu cahilliğinden ve baskıdan PKK’yı desteklerken, batı PKK’nın avukatlığını yapmaktadır.

Cahili anlarım da, ya PKK’yı destekleyen akademisyenlere ne demeli?!

Kim daha cahil?

Devletin üst kademelerinde görev yapmışların pkk-nın arkasında durmasına ne demeli?

Batı aklını başına almalı, doğu dağıttığı gücünü toplamalıdır.

Batı doğuyla vardır.

Doğu batıya yardır.

Doğu insanı stratejik konumundan dolayı her cihetten darbe yedi.

Şamar oğlanı gibi.

Elinden tutup kaldırılması, silkelenip uyandırılması lazımdır.

Bir kadının PKK’ya karşı evladına sahip çıkmak için ayağa kalkması bile, devlet gibi güç kazandırdı.

Damla sel olup akmaya başladı.

Doğu bunu çoktan yapmalıydı, meşale gibi de elden ele taşımalı, sürdürmelidir.

İşte doğu aslında budur.

Selahaddin-i Eyyubi-nin torunlarına da bu yakışır.

Doğuyu geri bırakan üç şeydir.

Cehalet, Fakirlik ve İhtilaftır.

Çaresi de üç şeydir;

Marifet, Sanat ve İttifaktır.

 MEHMET ÖZÇELİK

09-09-2019

No ResponsesEylül 9th, 2019

İLK İNSAN

İLK İNSAN

İlk insan Hz. Adem-le beraber vahiy yolu da açılmış, peygamber ve yükümlülükler devreye girmiştir.

Kendisinin maymundan geldiğini iddia eden hayvan bozuntusu kişiye sorarım,

Maymunlardan peygamber gelmiş midir?

Onlara vahiy inmiş midir?

Vahiy gelmesi için binlerce yıl insan olması mı beklenmiştir?

İnsan olarak yaratılmaya güç yetirilememiş midir?

Vahye mazhar olacak yüksek bir ruha sahip midir?

Neden bu değişim ve dönüşüm devam etmemektedir?

Şimdiki maymunların suçu nedir?

Bir haksızlık değil midir?

Soyunuzun maymun olmasını ruhen, aklen, kalben ve vicdanen nasıl hissedersiniz?

Size maymun oğlu maymun denilse rahatsız olur musunuz?

-“Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulblerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir.”[1]

Allah bu sözü maymunlardan mı aldı?

Allah bu sözleşmeyi maymunlarla mı yaptı?

-Ayette Hz. Âdem-in muhtelif nevi ve safhalara sahip oluşu hakkında:
Mesela, .Adem (a.s)’in yaratılışı ile ilgili olarak bir defa ;”Topraktan” (Al-i İmran,3/5’9) şeklinde, bir defa “bir balçıktan” (Hicr, 15/26, 28, 33) şeklinde, bir defa;”Yapışkan bir çamurdan” (Saftat, 37/11) şeklinde, başka bir defa da;”Kiremit gibi pişmiş çamurdan” (Rahman 55/14:) şeklinde farklı ifadeler ‘gelmiştir.  Bunlar, muhtelif lafizlardır, her birinin durumlarına göre farklı manaları vardır.
-Salsal” kelimesi,  hame  kelimesinden,  hame” kelimesi de türab kelimesinden
farklı manadadır. Ancak bunların madde olarak aslı topraktır. Bu değişik hallerden
herbiri tedrici olarak topraktan meydana gelmiştir. Böylece farklı merhalelerden
bahseden bu kelimeler arasında bir çelişki olmadığı anlaşılmış olur.”
[2]
-Kainatta en şaşılacak bir şey varsa o da Ateizm ve inançsızlıktır.

İnançsızların haline şaşmak lazım. Cenabı Hakk’ın yokluğu konusunda düşünüp tartışacaklarına, onun eserlerine bakıp azametini, haşmetli kâinattaki mükemmel işleyişi görseler hayret ve hayranlık içerisinde kalırlar.

Allah zatı itibarıyla mükemmel olduğu gibi, sıfatları mesela yaratma özelliğiyle de mükemmeldir.

Bu insanın mükemmel yaratılışını Allah’tan başka kime verebilirsiniz?

İnsanın yaratılışı konusunda hataya düşenler ya inkârlarından ya da iman ve idraklerinin zayıflığındandır.

MEHMET ÖZÇELİK

07-09-2019


[1] A’raf.172. Diğer bazı âyetlerde de Allah’ın insanlardan mîsâk aldığına dair doğrudan veya dolaylı ifâdeler bulunmaktadır. İlgili âyetlerden bâzıları için bk. Rûm 30/30, el-En‘âm 6/161, Yûsuf 12/40. İlgili hadisler için bk. el-Muvatta’, “Kader”, 2, Müsned, I, 272, İbn Ebu Şeybe, Musannef, Evâil, 1.

[2] Zerkeşi, a.g.e, II, 5·!; Suyilti, a.g.e, ID, 84; Cerrahoğlu, Tefsir UsUlü, s. 180. Bak. ÂYETLERİ YORUMLAMADA DÜŞÜLEN HATALAR ÜZERİNE BİR İNCELEME-Muhammed AYDIN.

No ResponsesEylül 7th, 2019

DÜNYADA BENZERİ VAR MI ?

DÜNYADA BENZERİ VAR MI ?

Gerçekten de dünyada benzeri var mı?

Dünya devletleri tarafından da terör örgütü kabul edilmiş olduğu halde, ona madden manen, eliyle diliyle, sözüyle gönlüyle destek olanı?

Bin küsur akademisyen destek oluyor, bundan dolayı alınanların masumiyetini anayasa mahkemesi onaylıyor.

Eski (miş) başbakan ve Cumhurbaşkanı teröristlere destek olan başkanların alınmasına tepki gösteriyor.

Milletvekili seçiliyor, bakan oluyor, meclis başkan vekili oluyor.

Ve 50 yıldır da pkk yani terör ve terör örgütü bir türlü bitmiyor ve de bitirilemiyor!!!

Kıyametin on büyük alametinden biri olan Ye’cüc Me’cüc hayatın her alanında kol gezmektedir.

Gönül bağı olanları dahi O’nun Celaline sunuyorum.

Dilekçem O’nadır.

Havale O’nadır.

*************    

Her türlü entrikalara ve ayak oyunları ile Erdoğan-ı deviremeyenler İyi partiyi kurdular. Sönük ve yetersiz kaldı.

Dağılma emareleri görülmektedir.

Bu sefer daha fazla pay koparmak için malum üçlüyü devreye koydular.

Aslında onlarda umutlu değil ancak verilen gaz kuvvetli, belediyelerin kaybı onları umutlandırıyor.!

Ümmetin meselesi hayrın celbi değil, şerrin def’idir.

Allah’ım şerri celpten, hayra mani olmaktan ümmeti koru.

“Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma! “Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler.”[1]

*****************  

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Bursa yalnız Yunan ordusu tarafından değil, Hilafet ordusunun da iş birliği ile düşmanlarca işgal edilmiştir.” dedi.[2]

İçişleri Bakanlığı da bizimkini kınasın.

Dışişleri Bakanlığı, Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun’un Lübnan’ın kuruluşunun yüzüncü yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada Osmanlı’yı devlet terörü uygulamış olmakla itham etmesinden dolayı kınadığını bildirdi.[3]

Hala bu millet içerisinde kimliğini bulamayan ve bilemeyen bir çok insan var.

Kimi destekleyip, kimin arkasında durduğunun bilincinde olmayan insanlar var.

*************  

Ergenekon hayali ve kumpastan ibaret değildir.

Bir hakikati var ve yüz yıllık derin devlet, gizli dinsiz komite ve NATO odaklı bir kurum ve de darbe odaklı şer cephesidir.

Bunun her türlü ayak oyunları da dahil, devre dışı bırakılıp Fetö-nün yerleşmesinde; “Ergenekon kumpasını başlatan Gül ve Koru” ve “Abdullah Gül, “Delillendirin, savcı bulun” dedi ve operasyonlar başladı.

Gül, bir grup gazeteciye “Ümraniye’deki bombaların arkası gelecek” dedi.

Fehmi Koru, sözde Ergenekon belgelerini ilk kez 2001’de yazan ‘gazeteci”[4] midir?

Tuncay Güney’in ifadelerini yazan ilk isim Fehmi Koru’ydu.

Sorularının yine bu ikisi ve bilenler tarafından gerekçeleriyle izah edilmesi gerektir.

Cıa ve NATO cemaatlere sızıyor.

Eski istihbarat daire başkanı Bülent Orakoğlu, İstihbaratlar, cemaatleri nasıl takip eder?” sorusuna, cemaatleri şaibe altında bıraksa da,

“Birçoğunda, tek başına karar verici noktada olmasa da.. Birinci adam bizim değilse ikincisi bizimdir.” Der.[5]

Cemaatler kendi tarlalarının başkaları tarafından sürülmesine müsaade etmemelidir.[6]

Özellikle bu günlerde bazı gerçekler ifade edilse de, cemaatlere vurma niyeti taşıyanlar bunu sürekli gündemde tutmaya çalışmaktadırlar.

Dün İmam-ı Azama, Ahmet bin Hanbele vuranlar, bu günde cemaatleri devre dışı bırakmaya çalışmaktadır.

Yüz yıl önce inkılaplarla yapılan manevi yıkım, bu gün olumsuzlukları nazara vererek büyük bir kitle yok edilmeye çalışılmaktadır.

Bu hareketler asıl şimdi Fetö-nün hedefe ulaşmasında en önemli yoldur.

Kaosa giden yolların taşları düzülmektedir.

1400 senedir bu millete hizmet tarikatlar ve cemaatler yoluyla olmuştur.

Bunlar hedefe gitmeye yardım eden vesilelerdir.

Bunlar içerisinde tarih boyunca elbette sapık, itikadı ve ameli, düşüncesi bozuk insanlar çıkmıştır.

Devlet denetimini yapacak, bunlarda özellikle ve özellikle en hassas olan siyaset ve madde de ihlas ve samimiyetini muhafaza edecektir.

Devlet devletliğini yaparken, bunlarda manevi hizmetlerini yürütecektir.

MEHMET ÖZÇELİK

07-09-2019


[1] Nuh suresi.26-27.

[2] https://m.yeniakit.com.tr/haber/ilker-basbugdan-osmanliya-skandal-isgalci-iftirasi-ataturk-yunan-ordusu-ile-isbirlikci-halife-ordusunu-da-yendi-908464.html

[3] https://www.google.com.tr/amp/s/www.karar.com/fast-pages/google/guncel-haberler/disisleri-bakanligindan-lubnan-cumhurbaskanina-kinama-1311655

[4] https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/aytunc-erkin/ergenekon-kumpasini-baslatan-gul-ve-koru-artik-konusmali-5321102/

[5] https://m.yeniakit.com.tr/yazarlar/ali-erkan-kavakli/cemaatlerin-gladio-ile-imtihani-24898.html?utm_source=gazeteoku&utm_medium=referral

[6] https://m.yeniakit.com.tr/haber/iste-laikci-badecilerin-sahip-oldugu-kirli-zihniyetin-kabarik-suc-dosyasi-901560.html

No ResponsesEylül 7th, 2019

ABD SALLANTIDA

ABD SALLANTIDA

Bir çok devletin ve özellikle islam dünyasını işgal ederek ahını alan Abd, bu gün hem içten ve hem de dıştan sallantıdadır.

Psikolojikmen bunalımda olan Abd, silahlı saldırılarla birbirini öldürüp, toplumsal patlamayı yaşamaktadır.

Kasırga ve sellerle kentler yok edilmektedir.[1]

-Dünyayı bekleyen tehlikeler.

Buzulların erimesiyle tüm dünya etkilenecektir.

Ancak özellikle ABD ve Avrupa büyük tehlike altındadır.

Buzulların erimesiyle dünyamızın su seviyesi yükselirken birçok kara parçası da sular altında kalacak. Sulara gömülecek toprak parçaları arasında Miami, New York, Sindey, Shanghai, Buenos Aires gibi dünyanın en önemli kentleri de yer alıyor.

ABD’nin dünyaca ünlü birçok kenti tarihe karışma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak.

Avrupa kıtası için de benzer durum söz konusu.. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, Hollanda’nın çok büyük bir bölümü sular altında kalırken, Londra ve Venedik gibi şehirler haritadan silinecek.

Asya kıtasında da 160 milyon insanın yaşadığı Bangladeş, okyanus suları tarafından yutulacak. Yine benzer şekilde Hindistan’ın en önemli kentlerinden olan ve 4,6 milyon insanın evi olan Kalküta da eriyen buzulların kurbanı olacak.

Avustralya’da insanların yaşadığı sahil şeridinin yüzde 80’i sular altında kalacak.

Çin, Kore Yarımadası ve Japonya üçgeninde Güney Çin Denizi bölgenin tam anlamıyla kabusu olacak. Shanghai’ın neredeyse tamamı sularla kaplı olacak.[2]

Aile mefhumunun kalmayıp, boşanmaların artışıyla bir çöküş yaşamaktadır.

*****************   

“Ülke dışındaki çıkarlarımız… Bu tâbirin hududu yoktur. Bu tâbirin içine ABD’nin ihtiyacı olan veya olabilecek her şey girer.” Casper Weinberger. Reagan dönemi’nde ABD Savunma Bakanı.

-”Oğul Bush döneminde Milli Güvenlik danışmanı ve Dışişleri Bakam olan Condoleezza Rice, 2004’te Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırlarının değişeceğini söylemişti. Rice raporun yayınlanmasından kısa bir süre önce Mısır, İran, Türkiye ve Suriye’ye atıfta bulunarak Türkiye’nin bölünebileceğini ima etmiştir. Hemen hemen aynı tarihlerde ABD’nin Ankara eski Büyükelçisi Morton Isaac Abromovvitz de 2014 yılının Türkiye için kritik yıl olduğunu söylemiştir.”[3]

-İsrailli diplomat Oded Yinon, “İsrail İçin 1980’ler Stratejisi” adlı makalesinde İran ve
Türkiye dâhil bütün Ortadoğu ülkelerinin etnik ve mezhep yapısının İsrail için büyük fırsatlar sunduğunu belirtmektedir. Yinon’a göre Irak üç devlete, Suriye altı devlete bölünmelidir.”[4]

-“Bana öyle geliyor ki, bir ya da iki nesil sonra insanların esareti sevmelerini sağlayan ilaçlara dayalı bir sistem geliştirilmiş olacak. Böylece bütün toplum acı vermeyen bir toplama kampım dönüştürülecek ve insanlar hürriyetlerinin ellerinden alınmasından mutlu olacaklar; çünkü propagandaya da ilaç kullanarak beyin yıkama sonucu insanlar isyan etmeye dair bütün arzularından arındırılmış hâle gelecekler.” Aldous Huxley, 1959”[5]

-“Alman iktisatçı Wemer Sombarf a göre, bugünkü ABD’yi kuranların büyük çoğunluğu, Avrupa’dan gelen dönme Yahudilerdir.
ABD’nin hızla gelişmesinde, onların getirdiği büyük paralar iktisadi gelişmenin esas lokomatifidir. Sombart bizzat Kristof Kolomb’un gizli bir Yahudi olduğu tezini ortaya atmıştır. Sombart’a göre; “Amerikalılık dediğimiz şey, deyim yerindeyse damıtılmış Yahudi ruhundan başka bir şey değildir.”[6]

-Herşeyi madde ve menfaat üzerine oturtturan batı ve özellikle Abd içten yıkılacaktır. Yıkılmasını sağlayacak sebepler ise; Uyuşturucu, fuhuş, borçlanma, zulüm, bunalım gibi temel unsurlardır.

MEHMET ÖZÇELİK

07-09-2019


[1] https://www.ntv.com.tr/dunya/dorian-abdnin-dogu-kiyilarini-vuruyor-yuzlerce-kisi-mahsur-kalmis-olabilir,y625GO7Hyk6k6kVcjYQJaQ

[2] https://www.google.com.tr/amp/s/www.cnnturk.com/amp/dunya/korkutan-gercek-butun-buzullar-eridiginde-dunyanin-yeni-haritasi-boyle-olacak

[3] EVANJELİZM. D r. R a m a z a n K U R TO Ğ LU.Sh.19. Bak. M. I. Abromowitz, Nationalinterest, 20 Eylül 2012.

[4] Age.20.

[5] Age.51.

[6] Age.80.

No ResponsesEylül 7th, 2019

PKK MEŞRULAŞTIRILIYORMU ?

PKK MEŞRULAŞTIRILIYORMU ?

Evet tam bir terör örgütü olan Pkk meşrulaştırılmaya mı çalışılıyor?

Dün Chp-nin maddi ve manevi destek olup meclise taşıdığı, bu gün ise belediyeleri kendisine teslim ettiği pkk, destekçi veya sempatizanları belediye elemanı veya idarecisi yapılarak meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

Polisin dağda hayatını ortaya koyup mücadele ettiği, şehirlerde polisin her zorluğa rağmen durdurmaya çalıştığı pkk, belediyelere alınarak asker ve polise ve de bir çok vatandaşa içten ve arkadan kurşun sıkılmış oluyor.

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Pkk temsilciliğini yapan belediye başkanlarının alınması üzerine onları ziyaret etmekle onlara bir meşruluk mu kazandırmaya çalışıyor?

Onlardan oy aldığı için onlara gebe mi kalındı?

Diyet borcunu mu ödüyor?

Bir öğretmen rast gele derse girememezlik yapamıyor, memur vs öyle.

İBB başkanı Ekrem İmamoğlu seçildiği andan beri hep seyahatlerde!!!

-CHP zihniyeti fakirlik edebiyatı yapmak üzerine bina edilmiştir.

Edebiyatlarını sürdürebilmeleri için fakir topluma ihtiyaçları vardır.

-İstanbul-u yakıp yıkanlar, İstanbul belediyesi yönetiminde…[1]

-Pervin Buldan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilidir.

Bunlar Pkk-ya meşruluk kazandırır.

Pkk ile kucak kucağa olanlar Davutoğlu döneminde bakan oldular, şimdi TBM Başkanvekili, öncesinde milletvekili.

Bunda bir tezat var.

Asker, polis ve millet pkk ile savaşsın, onları savunanlar başta mecliste olsunlar???!!!

-Chp ve Saadet Başkanları hangi hesapla bu desteklerini gösteriyorlar?

Bu hareket pkk- ya meşruluk kazandırmak değil midir?

-Şu demokrasi ne tılsımlı bir şeymiş ki, her naneyi yiyen bunu demokrasi için yapıyor.

Terörist terör yaparken demokrasiye sığınıyor, onu savunanlar demokrasiye sığınarak onların cezalandırılmalarının demokrasiye aykırı olduğunu söylüyor.

-Bugünlerde canan Kaftancıoğlunun 9 küsur yıllık aldığı cezadan bahsediliyor.

Kim bu kadın?

Yoksa şu teroristlerle beraber yerden taş alıp ve yüzü maskeli olan kız mıydı?

Hem onun CHP-nin il başkanlığında ne işi var?

Yoksa bu taşlama işini yapanlar sonradan orada makam verilerek ödüllendiriliyorlar mı?

Bu cezadan dolayı hakimleri kötüleyip saldıranlar,  pkk-ya sahip çıkan 1128 akademisyenin cezalarının kaldırılması yönünde görüş bildiren anayasa mahkemesine neden ses çıkarmadılar?

Başka sebeple tanımadıkları halde..

Burada vatandaş olarak şunu soruyoruz;

CHP kimden ve kimlerden yana?[2]

HDP eşittir PKK.

Vatandaşın çocuğunu dağa kaçırıp bu vatanın evladıyla karşı karşıya getiren PKK’nın piyonu hdp-dir.

İşte yeni yeni zincirlerini kıran vatandaşın feryadı;

-“Çocuklarını HDP aracılığıyla terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını belirten ailelerin, HDP Diyarbakır il binası önündeki bekleyişi sürüyor. Eyleme bugün iki aile daha katılırken, sayı 13’e yükseldi.”[3]

-İşte yüzlerce itirafta dehşet bir itiraf videosu.[4]

https://m.ahaber.com.tr/video/gundem-videolari/hdpden-daga-uzanan-yol-teslim-olan-terorist-her-seyi-anlatti-video

-Herkesin gözü önünde oğlumu aldılar. Hem de belediyenin arabasıyla. Devletin arabasıyla çalışıyor. Lanet olsun.” diye haykıran baba, oğlunun kaçırılmasındaki sorumlu kişinin de HDP Lice Eş Başkanı olduğunu söyledi.

Acılı bir başka baba, oğlunun HDP’li belediyenin aracıyla dağa çıkarılarak PKK’ya teslim edildiğini söylerken bir diğeri ise “Onlar haindir. Oğlum gel. Kaç gel. Devletine teslim ol. Bizim devletimiz bambaşkadır.” sözleriyle oğluna seslendi.[5]

-Eşşek kat kat eşşek olsa ve sonra dönse insan olsa. Ve ona denilse ki;

-Bak eşşek efendi; Eğer sen Hdp-nin Pkk ile iç içe iş birliği içinde olmadığını söylersen insan olacksın. Aksi takdirde eski haline geri döneceksin.

Yeminle ifade ederim ki; Böyle büyük bir yanlışı kabul edip insan olacağıma, eski halime dönerim, daha iyi deyip, eski haline dönecektir.

******************  

Merhum Erbakan-la Erdoğan arasındaki ince fark şudur;

Erbakan ayının kuyruğuna basıp onu uyandırıyor, kendisine saldırtıyordu.

Erdoğan ise, müttefik gibi görünerek, pozisyon almaya, ortak şartlarda onlarla masaya oturmaya onları ikna ediyordu.

Davutoğlu ise, hem ayının kuyruğuna tutunup medet umuyor ve hem de domuzla kavga yoluna gidiyor, domuza meydan okuyor.

Suriye konusunda Davutoğlu çok kükredi ve gürledi ancak rahmet yağmurları yerine azap ateşleri yağdı..

Düşürülen rus uçağına sahip çıktı, abd-nin elini güçlendirdi.

Birde Pkk ile iç içe olan Belediye başkanlarının alınmasına karşı çıktı.

Akademisyenlik ile siyaset aynı çizgide gitmiyor.

Masa başındaki akademisyenlik, çözümde sahadaki siyasetle aynı denklikte değil.

Mesele böyle hassas, iç ve dış düşmanın çok olduğu bir dönemde eski defterleri karıştırmak değil, ittifak edip el birliği ile mevcut düşmanı devre dışı bırakmaktır.

Ondan sonra mutlaka varsa bir yanlış sadece defterler değil, ansiklopedilerde ortaya dökülmelidir. Tarihin karanlıklarında kalmamalıdır.

Ta ki siyasetçide yerini bilmeli ve aynı hataya bir daha düşülmemelidir.

Eski kralları ve yöneticileri hep vezirleri rezil etmiştir.

Şimdi siyasete soyunanlar da dikkat edip danışmanları tarafından rezil edilmesinler.

MEHMET ÖZÇELİK

07-09-2019


[1] https://www.yenisafak.com/gundem/istanbulu-yakip-yikmisti-3505053

[2] https://www.facebook.com/groups/438624913249354/permalink/730627804049062/

[3] https://www.yenisafak.com/gundem/diyarbakirda-evlat-nobeti-buyuyor-iki-aile-daha-katildi-3505223

[4] https://www.facebook.com/100008346600781/posts/2468286570126206/

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1010663952610151&id=100009996661084

https://www.facebook.com/groups/gonulerleri/permalink/2543746162344470/

https://www.facebook.com/100009525470559/posts/2389674258026733/

[5] http://video.haber7.com/video-galeri/145092-hdp-onunde-evlatlarini-isteyen-babalar-isyan-etti

No ResponsesEylül 7th, 2019

15 TEMMUZ YOLUNDA DÖŞENEN TAŞLAR

15 TEMMUZ YOLUNDA DÖŞENEN TAŞLAR

1-Yahudi Solomon fıkrasında; Bir gün vatikanda kardinaller ayinden çıkıp meydana doğru yürüyorlarmış. Bir tarafta hristyanım diyen bir dilenci diğer tarafta ise yahudiyim, yardım edin diyen dilenci varmış. Kardinallerden biri yahudinin yanına ilişip;
-Bak, arkadaşın ne güzel para kazanıyor, kimse sana para vermiyor, gel sen de hristiyan ol demiş. Yahudi diğer dilenciye seslenmiş;

-Hey solomon şu adama bak bana ticaret anlatıyor.

-Kominizmin yahudiler tarafından kurulmuş ve Gülen Erzurumda kominizmle mücadele teşkilatını kurarak bu işe başlamıştır.

-Not: Bu yazacaklarım 2013 Ekim-inden bu güne yüzlerce makale, dergi, kitap, video ve şahitlerin dilinden anlatılanlardan derlenmiştir.

200 civarındaki yazdığım makalelerden derlenmiştir.

2-Fetönün gelişip bu günlere gelmesinde iki önemli kişi etkili olmuştur.

Birisi; 1965 Chp genel sekreteri ve Milletvekilliği yapan ve Mum tarikatının Türkiye temsilcisi  Kasım GÜLEK-tir.

-Fetö 1996’da Ankara Kocatepe Camii’nde CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’in vasiyeti üzerine cenaze namazını kıldırmıştır.

-1999’da Amerika’ya göçtü. Kasım Gülek-in kızının, emekli Cıa ajanı Grahem Fuller-in aracılığıyla orada kalma izni almıştır.

Kaldığı yer, Cizvit papazlarının karargahı ve yeridir.

-1969 yılında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası tarafından üstün hizmetleri karşılığı taltif madalyası ile ödüllendirilen Gülen, 1975’te ise Türkiye Büyük Mason Mahfili’ne gizli yemin töreniyle girmiş. Gülen’i masonlarla Kasım Gülek tanıştırmıştır.

Şule Yüksel Şenler-in abisi Üzeyir bunu beyan eder videosunda.

-Ve de Yenişafak gazetesi bunun belgelerini günlerce yayınladı.

-900 küsur sayfalık 15 Temmuz Meclis tutanaklarında başkanın sorduğu sorulardan biride;”“Sıradan bir vaiz değildi, 1971 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Fuat Doğu, Yaşar Tunagür, Vehbi Koç’un evinde Fetullah Gülen’le beraber bir toplantı yapıyorlar.” şeklinde bir bilgi verdi.

3-Fetönün İzmiri seçmesi tesadüfi bir durum değildir.

İzmir Sabataistlerin çoğunlukla bulunduğu yerdir.

4-Fetönün ikinci büyük destekçisi ise, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yaşar Tunagür olup, ona sahip çıktı.

5-Fetönün şimdiye kadar deşifre edilmeyip tenkit de edilmemesinin sebebi; Ferdi zararlar içe atıldı, gıybet ve iftiradan korkularak ses çıkarılmadı. İğneyi kendimize batıracak olursak; Kendimizde de bunun yansımasını görürüz.

Nitekim ben 1993 yılında Şanlıurfadaki 15 kişi alınacak olan Hadis öğretim görevliliği sınavında açıkça Fetönün verdiği listeden bildiğimiz kadarıyle kendilerinden 8 kişi alındı. Buna karşı şikayet edilmedi ve tedbir alınmadı.

Üniversitelerin çiftlik gibi keyfi uygulamalarından, savcılığa müracaat edildiğinde bir neticenin alınamayacağı düşüncesinden dolayı şikayet yoluna gidilmedi.

-Polislerin alınmasında da aynı su-i istimal ve keyfilikler yaşandı.

-Nitekim Adalet Bakanlığında Seyfi Oktay-ın 3 bin hakim almasına tepki gösterilince; Ne yani Ülkücülerden mi alacaktım, diye cevap vermişti.

Liyakat esas alınmadı.

-EMNİYET ESKİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI EMİN ARSLAN Bir röportajında “Himmet paraları FETÖ’ye yetmez. FETÖ, PKK’yla birlikte uyuşturucu ticareti yaptı ve kara para akladı.”diyor.

6-1971 yılında Eskişehir hapishanesinde Kadir Mısıroğlu Hüsrev Altınbaşakın kendisine Fetö ile ilgili olarak; Buan dikkat et, bu içimize konulmuş bir ajandır, dediğini nakleder.

7-Bir Öğretmen ve esnaf 2013 yılında meydana gelen karışıklıklar üzerine durum ne olacak diye soruları üzerine şu cevabı vermiştim;

-Eğer Gülen yarın sizin elinize silah verip toplumla ve cemaatlerle karşı karşıya getirirse şaşırmayın.

-Öyle şey olur mu diye sorunca;

-Görürsünüz, demiştim.

Meğer silah değil de, uçak savar verecekmiş!!!

-Bedduası üzerine ise Gülene mensub olanlara şunu demiştim;

-Farazi olarak eğer tüm kâinatın idaresi bana verilse ve Gülenin düştüğü duruma düşeceksin, denilse; Vallahi de, billahi de, tallahi de kabul etmem, demiştim.

8-A’raf. 175. “Onlara, kendisine âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu.”

Bu âyetin  nüzulü ile ilgili olarak Bel’am bin Baura olayı anlatılır.[1]

9-Devletin dine cephe alma tavrı bu gibi akımların çıkmasını ortaya çıkarmakta adeta teşvik etmektedir.

Tıp ve eczacılık fakültesi kapanırsa merdiven altı yöntemlere başvurulur. Şebeke suları kapatılırsa, her önüne gelen her yerde kuyu kazmaya, kanalizasyonların karışmasına sebeb olur.

-Fetö-yü Milli Eğitimde başarılı kılan olay onun başarısı mıdır yoksa milli eğitimdeki devletin başarısızlığı mıdır?

Devletin Milli Eğitimdeki göstermiş olduğu başarısızlığı otomatikman Fetö ve cemaatını milli eğitimdeki hakimiyetini sağlamıştır.

-Nitekim fetöde bu amaçla Başbakan Çillere İmam Hatiplerin orta kısmını kapattırma teklifinde bulunması, Türk solu adlı bir dergi çıkarması, 13 tane alevi derneği kurması ve Ankarada Cami ve alevi cemevini bir arada yapmaya çalışması, kirli oluşumun bir neticesidir.

-Şimdiye kadar gerek islam dünyasında ve gerekse dünyada benzeri görülmemiş bir şekilde iki yerde ve biri olan Salihlide Kur’an-ı Kerimi camide yere fırlatması görülmemiş bir vahşettir.

-Bir ingiliz ajanının üst düzey bir askere; Aslında Gülen bizim kontrolümüzdeydi, şu an Abd-nin kontrolündedir, der.

-Paralel yapının benzerini diğer islam ülkelerinde de görebiliriz.

-Pakistanın parallel yapısı, Muhammed Tahir Ül-Kadiri. 

TOPAL MOLLA:[2]

1920 yılında Topal Molla lakabıyla tanınan bir zat, Afganistan’da tekke kurmuş. Topal Mollanın müritleri 3 yıl içinde 200 bine ulaşmış.

Müritlerin sayısı 1925’te 300 bini aşan Topal Molla, krala karşı ayaklanma başlatmış.

Bir yıl boyunca Afganistan‘da kan gövdeyi götürmüş. O yıllarda Afgan kralı olan Emanullah Han, ülkesini terk etmek zorunda kalmış.

Emanullah Han, ülkesinden ayrılırken Afgan sınırına geldiğinde yanına bir adam sokulmuş ve çok güzel konuştuğu Urduca’sıyla sormuş:

“Beni tanıdın mı? Ben meşhur Topal Mollayım. Afganistan’daki görevimi bitti, İngiltere’ye dönüyorum.”

“Seni tanıdım !” demiş kral.

“Ben senin İngiliz casusu olduğunu biliyordum. Fakat halkıma o kadar çok tesir etmiştin ki, senin casus olduğuna onları bir türlü ikna edemedim ve inandıramadım.“

Sarıklı ve sakallı Topal Molla sakalını kesmiş, sarığını atmış, başına silindir şapkasını oturtmuş ve İngiltere yoluna koyulmuş.

KESNİZANİ TARİKATI:[3]

15 Temmuzun benzeri 2003 yılında Irak-ta KESNİZANİ (Kimse bilmiyor)TARİKATI tarafından Irak-a altın tepsi içinde sunulmuştu, o da bir kurşun bile sıkmadan ve de sıkılmadan. Saddam-ın haremine kadar girilmiş, tüm devlet teşkilatı orduda dahil ele geçirilmiş, sürekli CIA ve Mossad-la bağlantı içerisinde işler sürdürülmüştü.

Her yere sızılmıştı.

Sadece devlette her türlü değişiklik yapılmıyor, dinde de paralel bir din oluşturuluyordu.

Şeyh Muhammed Abdülkerim Kesnizani, zikirden ziyade, siyasete meraklıydı. Müritlerine de Kur’an eğitimi yerine Yahudi kabalasını öğretiyordu.

-Her ne kadar bu yapının Hasan Sabbah ve Haşhaşi benzetmesi yapılsa da, bu yapı daha dehşetli ve islam dünyasını değiştirme amaçlıdır.

Hasan Sabbahın faili malumları, burada faili meçhuller olarak sürdürülmüş tam bir münafık yapıdır.

-Bu yapının altı ibadet, ortası ticaret,  üstü ihanet üzerinedir.

Katıksız münafık bir yapı olup, 25 yıl Azerbeycanda idareci olarak kalan biri, hiç Cuma namazına gitmediğini söylemektedir.

Nitekim Sayın Erdoğanı İran yanlı ve yakınlığı ile tenkid eden Gülen, aslında en büyük iran hayranı ve takiyye yapan ve iranla muhaliflerini devre dışı bırakmaya çalışan kimsedir.

-Ve aynı zamanda bir istihbarat örgütüdür.

-İmam-ı Şafi’ye sormuşlar; Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız? Demiş ki: “Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür.”

İçte ve dışta buna destek olanların kimler olduğuna bakarsanız, bunun ne olduğunu anlarsınız.

-2001 yılında Ekrem Dumanlı Zaman gazetesinin başına Genel Müdürlüğe geldiğinde ilk düşündüğüm, Acaba bu da -Bizim çocuklardan mı?- olmuştur.

Bu ifade 1980 ihtilalini yapan Abd tarafından; Bizim çocuklar başardı, olarak duyurmuşlardı.

-Neden geçmişte şimdiki gibi tepki gösterilmedi denilirse cevaben;

Her şey ortaya çıkmışken bugün bile destek olup savunanlar olursa, varın dünkü durumu siz düşünün.

-Ömer Halisdemir-in öldürmüş olduğu Özel Kuvvetler Komutanı Semih Terzi aslen Adıyaman/Kahta ilçesindendir. Soy adı Terziyandır.

Adıyaman Salnamelerinde Kahta da gayrı müslim-Süryani çok bulunmaktadır.

Bu gün Fetö adeta bir esaret hayatı altında ve Cıa-nın kontrolündedir. Oysa Esaret altındaki bir adamın fetvası kabul edilmez. Cıanın, Pentegonun ve Mossadın oyuncağı ve ortağı olan bir adam ve beyanı hükümsüzdür.

-Fetö oyunu, Türkiye merkezli, İslam dünyası kontrollüdür.

-15 Temmuzda da binbaşı O.K. nin olayı önceden mite haber vermesiyle gece 3- te yapılacak darbe erkene alınıp telaşa düşülmüş, Ömer Halisdemir-in özel harakat komutanı Semih Terziyi öldürmesiyle de darbe akamete uğramıştır.

Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli binbaşı ifadesinde, ailesiyle tatilde olduğunu, cuntacıların araması üzerine 15 Temmuz günü birliğe döndüğünü anlattı. Cuntacı Deniz Aldemir’in arabadayken telefonunu kapattırarak, “Ben senin hizmetten olduğunu biliyorum ama uzatmayacağım, bu gece faaliyetimiz olacak. Çok kan akacak” dediğini aktaran binbaşı bunun üzerine Milli İstihbarat Teşkilatı’na gittiğini anlattı.”

-Türkiyede 15 Temmuz gecesi; 250 şehit, 2703 gazi, binlerce her yaştan kahraman bu hayasızca akına karşı göğsünü siper etmişti.

-O gece; 8561 asker katıldı, 35 Uçak, 37 helikopter, 74 tank, 4000 hafif silah kullanıldı.

Akıncılar Hava Üssü’nde 15 Temmuz darbe girişimini yöneten eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık’ın; “Cumhurbaşkanını öldüremedik, planlarımız boşa gitti, Cumhurbaşkanının Almanya’ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım, yoksa her şey boşa gidecek” şeklinde yalan sözlerinin uluslararası medyada aynen uygulandığı ortaya çıktı..

-Ahmet Akgündüz meclise verdiği tutanak beyanatında:”İki hafta önce Obama’nın himayesinde düzenlenen bir diyalog konferansına biz de katıldık. Orada bir profesör -Beyaz Saray’ın danışmanı maalesef- söylediği cümle şudur: “Biz bu darbeyle, başarısız olmakla partnerlerimizi kaybettik.” diyor.

Wilders da –ki Hollanda’daki İslam düşmanı partinin Genel Başkanıdır- çok açık bir şekilde “Dünyada en çok üzüldüğüm şey, bu darbenin başarılı olamamasıdır.” diyor.

PKK bir kaç gün öncesinden saldırısını durdurmuş, başarılı olunması halinde doğudan 8 bin kadar deaşlı ve pkklı giriş yapacaktı.

İngiltere’nin Kıbrıs’ta bekleyen 50 bin askeri kendi vatandaşlarını koruma bahanesiyle beklemekteydi.

Erdoğan’ın yakalanması halinde altın rengine boyanmış 20 ton altın külçe hazırlanmış, senaryo gereği 20 ton altınla kaçarken yakalandı, denilecekti.

Fetö ise Yavuz Sultan Selimin Topkapı sarayında bulunan kürkünü kaçırtırken yakalanmış, onun yerine diktirdiği yeşil kaftanla, Ankara’da kendisi için hazırlanan köşke hasmetle giriş yapmak için dört gözle sonu bekliyordu.

Ermeni, Yunan, İngiltere, ABD hep birlikte nefeslerini tutmuş, neticeyi bekliyorlardı.

-Ergenekonla karşılaştırmasına gelince; Derin devlet-gladyo-Gizli dinsiz komite, nato ilişkisi. Her türlü kirli ilişkinin toplandığı derindeki alan.

Devletin derinine inen Fetö, sahip olduğu güçle, devletin derinindeki ergenekonla savaşı neticesinde; bazen gerçek ve bazen de gerçek dışı beyanlarla onu devre dışı bıraktı ve yerine kendini ikame etti.

Ve aynı zamanda, devletin derininde solu temsil eden ergenekonun demode olması ve proje gereği yerine ergenekonun sağ kolunu oluşturan Fetö konulmuş oldu, strateji gereği olarak.

1960- dan 2016 yılına kadar aynı elden sürdürülen darbeler bu sefer B planı devreye konularak, elli yıldır beslenip büyütülen Fetö devreye konulmuş oldu.

-1993 yılında Uğur mumcu, Turgut Özala silahlı saldırı ve sonrasında zehirlenerek öldürülmesi, Eşref Bitlis gibi faili meçhuller, pkk.nın canlanması,Aytunç Altındal-ın Fetönün 12 kardinalden birisi olduğunu söylemesi üzerine öldürülmesi bu planın devreye konulmasıdır.

-Asıl patlak dersanelerin kapatılmasıyla başladı. Çünkü buralar insan devşirme yerleriydi.

-Gazeteci Nedim Şener-in ifadesine görede; Aslında Fetö devlete değil, Erdoğan fetöye sızdı.

-Bu yapının temel özellikleri;

-Makyavelist yani hedefe gitmek için her yol meşrudur,der.

-Menfaatçı- Yararcı- Çıkarcı bir yapıdır.

-Şahsiyeti ön plana çıkarmaktadır.

-Başlangıcında samimiyetin değil, hesabın ve planın olması.

-Asrı saadetten bu yana bir gerçektir ki; İslam ferdi veya cemaat olarak her ne zaman siyaset ve maddeye yani dünyevileşmeye yönelmişse, sürekli olmayıp, şaibelere ve yıkılmalara kadar bir çok fitnenin kapısını açmıştır.

Tam ihlaslı bir hizmetin olacağı düşünülemez.

Bu ise bir hırka bir lokma yani fakir yaşamak anlamına olmayıp, dünya ve ahiretin aynı koltuk altında, aynı derecede götürülemeyeceği, mutlaka bir tarafın ağır basacağı bir hakikattır.

Bu zamanda islamiyetin yükselişi maddi yükselişle orantılı olmakla beraber, bunun kontrolünün dengeli ve kontrollü olması gerekmektedir.

-İstanbul hafıza müzesinde;

Darbeler Çağı köşesinde, 1950-2016 tarihlerinde dünya genelinde 531 darbe gerçekleştirildiği, bunların 210’unun amacına ulaştığı, Türkiye’de ise 1960-2016 tarihlerinde 9 darbe ve darbe girişimi gerçekleştirildiği bilgisi verdi.

-15 Temmuz darbe olurken Koz filmini seyretmekteydik. Tam sonuna geldiğimizde camiden çıkan Erdoğana dürbünlü tüfekle tam ateş edildiği sırada filim bitmiş ve o sırada odadan yanımıza gelen baldız darbe olduğunu haber vermişti.

Koz filmi ve Darbe filimleri aslında bir darbenin olacağını haber verdiği gibi, ben de yazdığım iki yazıyla da üç ay kadar önce darbenin ayak seslerini anlatmıştım.

-Millet tozlansa ve kirlense de mayasındaki temizlik ve asalet böyle zor zamanlarda kendisini göstermektedir.

Bu millet zor ve zorlu dönemin insanıdırlar.

Tarih yazmaktan ziyade, tarih yazmaya yöneliktir.

Rahatlıkta rahatça her şeyi yaparlarken, zorlu durumlarda her türlü zorluğa göğüs germektedirler.

Çanakkalede 256 bin şehide karşı burada 251 şehid verilmiştir.

-Nitekim darbe gecesi köprüye yakın bir yerde meyhanede bulunan on kişi paralarını vermeden darbeye karşı engel olmak için gittikleri halde, üç gün içinde tekrar gelip paralarını ödemişlerdir.

Ve Köprüye yakın bir yerdeki karakolda hırsızın elinin çözülmesini ve darbecilere karşı konulmasını ve söz verip geri döneceğini isteyince kendisine karakoldaki polisler; kendisinin hırsız olduğunu söyleyince cevaben o hırsız;

Hırsızsam hain değilim ya, demiştir.

Bırakılmış ancak geri dönmemiştir.

Çünkü dönememiş ve şehid olmuştur.

Böyle darbeye karşı herkes meydanda devletine sahip çıkmıştır.

Maalesef kasıtlı olarak 15 Temmuza ortak olanlar bunu sulandırmaya çalışmaktadırlar.

-Fetö, 20 Ağustos’ta yayınlanan sohbetinde “Haçlının ülkenizi işgal etmesi, çok tehlikeli değildir; çünkü sizin ve onların arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar, sizin kadınlarınıza kızlarınıza ilişmezler, mâbedinize ilişmezler; ilişmemiş Haçlılar.” dedi. .

Bu söz bile onun ne mal olduğunu anlamak için fazlasıyla yeterlidir.

-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ mensubu subayların darbe teşebbüsünü
koordine etmek için 15 Temmuz’da WhatsApp’ta oluşturdukları grup üzerinden
yaptıkları yazışmalara ilişkin çıkardığı 10 SAYFALIK döküm tam bir vahşet konuşmasıdır.

İşte bir kaç konuşma; Albay Eyyüp Gürler: Ordu komutanı hemen alınmalı.

-Yarbay Muzaffer Düzenli:İstanbul moda deniz kulübüne müdahale lazım. Generaller var derdest edilecek. Burada Hava Kuvvetleri K. Abidin Ünal var. Buraya müdahale lazım.

-Albay Osman Akkaya:İl Emniyete ateş etmeyi planlıyorum. Başka çare yok.

-Albay Uzay Şahin:Geçirmeyin Ateş Serbest

-Binbaşı Mehmet Karabekir:Beni durdurdular. Ateş ettim. Yaralılar var. Taviz tereddüt yoktur.

-Binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu:Sadık Abim önce havaya ateş edelim.
Binbaşı Mehmet Karabekir:Sakın tereddüt etmeyin çakın.
Albay Sadık Cebeci:Tmm

-Albay Müslüm Kaya:AKOM’a yaklaştırıyorlar. Arkadaşlar ateş ediyor.
Albay Uzay Şahin:Ateşle karşılık verin, yaklaştırmayın.
Binbaşı Mehmet Karabekir:Sahada biri olarak ateş kalabalığa ateş ediyorum bekliyorum. Tekrar tekrar kontrollü kullanın dağılıyorlar 10-15 kişi pert. İnsiyatif kaybetme yok.

-Binbaşı Muammer Aygar:Kuleli’de yoğun çatışma var. Gruba ateş ediyoruz
Albay Müslüm Kaya:Taksim’de durum kritik.
Yarbay Mustafa Düzenli:Ateşle karşılık verilen kalabalıklar dağılıyor. Allah yardımcımız olsun.

-Binbaşı Muammer Aygar:Çengelköy’de direnen 4 kişiyi vurduk. Sorun yok.

-Yarbay Muzaffer Düzenli:Toplanan kitlelere askeri kuvvetlere karşı duran polislere silahla, tanklarla sert bir şekilde müdahale edilecek.

-Binbaşı Murat Yanık:Ankara’dan gelen talimat ATEŞ EDİLECEK.

-Binbaşı Muammer Aygar:Camilerin yayınlarının kesilmesi gerek.

-Binbaşı Muammer Aygar:1. Köprünün Anadolu yakasında polislerde hareketlilik var 1 toma vuruldu.
Yüzbaşı Mehmet Türk:66’ya polis girdi çatışıyoruz. Ölü polis var.
Binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu Komutanım biz de hayatta kalmaya çalışıyoruz.
Herkes hayatta nasıl kalabiliyorsa öyle yapsın. Mehmet Türk tedbir al can kaybetmeyin. Ankara’dan teyit ettim.

-Binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu: Komutanım hayatta kalın tercih sizin biz karar vermedik henüz. Ama lokasyonumuzdan ayrıldık. Grubu kapatıyorum mesajları silin isterseniz.

-Fetönün Gatadaki gata-kullisi tüm kirliliğiyle ortaya çıktı.

FETÖ’cü doktorlar özelde cirit atıyor. ​Yüzlerce askeri sahte raporla attılar, ödül gibi ceza ile kurtuldular.[4]

-Gülen Apo gibi Mit-den mi?

Apo-non karısı Kesire Öcalan’ın aynı zamanda kayınbabası da mit ajanıdır.

Ancak ABD.nin kontrolünde olup, bir müddet mit elemanlarının ve ABD ile alt üst oturduğu büronun kirasını dahi ABD-nin verdiği Mit de otomatikman ABD’nin kontrolünde olmuş oluyor.[5]

-Sözümü bir Yozgat türküsü sözüyle bitireyim:

Boğazında Hakik Var
Ne Çok Kalbi Yıkık Var
Şimdiye Kavuşurduk
Arada Münafık Var.

MEHMET ÖZÇELİK

06-09-2019


[1] http://www.tesbitler.com/2016/09/16/azginlardan-olan-kimse/

[2] http://www.tesbitler.com/2016/08/17/menfaat-uzerine-donen-yapi/

[3] http://www.tesbitler.com/2016/11/28/kesnizani-tarikati/

[4] https://www.yenisafak.com/gundem/gatada-yuzlerce-askeri-attilar-simdi-ozel-hastane-actilar-3504153

[5] https://www.google.com.tr/amp/s/odatv.com/amp/mit-fethullah-gulen-sizden-mi-sorusuna-ne-yanit-verdi-12121815.html

No ResponsesEylül 6th, 2019

İSLAMDA MUSİKİ-2-

No ResponsesEylül 4th, 2019

İSLAMDA MUSİKİ-1-

No ResponsesEylül 4th, 2019

HERŞEY GÜZEL Mİ OLACAK?

HERŞEY GÜZEL Mİ OLACAK?

Her Şey Çok Güzel mi Olacak?

Denenmiş denenmez.

Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez.

Yüz yıldır bir zihniyet tanınmamışsa, o tanımayan zihniyette bir problem ve bozukluk var demektir.

Türkiye de yüz yıldır aldatmakla iş gören münafık bir komite mevcuttur.

İlk elli yılını baskı ve zorbalıklarla götürürken, son elli yılını nifak perdesi altında sürdürmüştür.

Bugün ise her ne kadar iletişim araçları yaygın olup, yalancının mumu yatsıya kalmasa da, geçmişten kopuk, yeni yetme nesil yalan vaatlere çok rahat kapılıp yanlış karar vermektedir.

Maddenin ön plana çıkması, rahatına düşkünlük, yanmamış ağzı ve hamlığı ile pahalıya mal olacak, hayati meselelerde hissi ve hevesi davranmaktadır.

Yıllardır İzmir bu bedeli açıkça ödemekte iken, kör olup görmeyip, kıyas yapamamaktadır.

-Resûlüllah aleyhissalatü vesselam, Bedir harbinde Ebû İzze namındaki şâiri esir almış ve kendisine iyilik yaparak serbest bırakmış. Müslümanlar aleyhine kimseyi kışkırtmayacağına ve kendisini hicvetmeyeceğine dair ondan söz almıştı. Fakat Ebû Izze kavminin yanına varınca sözünde durmamış, kışkırtma ve hicivlerine tekrar başlamıştır. Daha sonra Uhud  harbinde yine Müslümanların eline esir düşerek tekrar serbest bırakılmasını istemiş, Resûlüllah (a.s.m.) da: “Mü’min, bir delikten iki defa ısırılmaz.” buyurmuştur. 

-Hatalar musibetlerin celbine vesiledir.

“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.”[1]

Daha ilk ayından itibaren İstanbul’dan gelen feryat ve şikayetler bunun ilk tezahürleridir.

-İmam-ı Şafi’ye sordular: “Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız?”

Dedi ki: “Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür.”

Dün seçtiklerinize dün kimler destek oluyor, bugün ise onları kimlerin alkışladığına bakın.

Evet, gerçekten de zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve edilmemelidir.

Ancak bu arada masumlar yanmakta, yaşın yanında kuruda tutuşmaktadır.

Ancak kadere fetva verilmiştir.

Zira beşer zulmeder, kader adalet eder.

Allah asla kuluna zulmetmez, kul kendi nefsine zulmetmedikçe…

Neme lazım, başkası düşünsün, istibdadın yadigârıdır.”

MEHMET ÖZÇELİK

01-09-2019


[1] Şura.30.

No ResponsesEylül 1st, 2019