TEFSİR VE SOHBET VİDEOLARI

No ResponsesEkim 2nd, 2019

DEV ARŞİV-1-

No ResponsesAğustos 11th, 2019

TEFSİR KİTAPLARI VE DERSLERİ-İNDİR-25 GB.

https://mega.nz/#F!G2hR2QrK!3c4s7s_RJpG0VNfVKwoCQg

ARAPÇA-TÜRKÇE SÖZLÜKLER-6.14.GB

https://mega.nz/#F!XjJmGQjY!IlUyBonWalC4KoFTbgyNRQ

No ResponsesAğustos 9th, 2019

PLAY STORE- DAKİ UYGULAMAM

https://goo.gl/tbJDWm

No ResponsesAğustos 5th, 2019

TesbitlerTv.

https://tesbitler.fm.tv.tr/

www.mehmetözçelik.com

No ResponsesTemmuz 30th, 2019

TÜM UYGULAMALARIM

TÜM UYGULAMALARIM

Play store uygulaması- NURLU HAKİKATLAR

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.Tenvir&hl=tr

No ResponsesTemmuz 28th, 2019

YARALI NESİL

YARALI NESİL

-İnsanlar cemaat halinde yaşamaya başladıktan sora, diğer içtimai müesseseler gibi din müessesesini de vücuda getirmişlerdir. Age.58.

Tarih-2-Tarihi noktai nazardan da mütalea edildiği zaman görülüyor ki: Muhammet birdenbire Allahın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve pek iptidai ve ıslaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur. Vahiy, ilham fikri Muhammetten evel de Araplarca meçhul değildi. Bütün iptidai kavimler gibi, Araplar da, şairlerin, akıl erdiremedikleri kuvvetlerden ilham aldıklarına inanırlardı. Bu kuvvetler Araplar için cinlerdi. Cinler, güya, kahinlere kayıptan haber vermek kudretini ilham ederlerdi. Bu nevi itikatlar Arabistanda her zaman o kadar canlı ve derin olmuştur ki Muhammet dahi cinlerin vücuduna samimi olarak inanmıştır. O, hakikaten cinlerin şairlere şiir ilham ettiğine kani idi. Araplar şairleri, bir kahin gibi telakki ederlerdi. Muhammedin Musa, İsa, dinlerine dair öğrendikleri de kendisinde bu itikadı kuvvetlendirmiştir. Bu Peygamberler de melekler vasıtasile ilham aldıklarını söylemişlerdi. O dinlerde de cin ve melek telakkisi vardı. Dinler nazarında cinler, kötü ruhlar olduğundan peygamberler onlardan mülhem olamazlardı. Muhammette diğer peygamberler gibi kendisine ilham eden kuvvetin insanları iğfal eden bir kuvvet olmayıp, onları hayır ve saadete irşat eden ilahi bir kuvvet olduğuna samimi olarak inandı. Sh.113.

-Muhammedin Peygamberliğinin başlangıcına dair birçok rivayetler vardır. Bunlar pek çok efsanelerle karışmıştır. Hakikatte Peygamberin ilk söylediği Kuran ayetlerinin ne olduğu kati surette malum değildir. Muhammet uzun bir devirdeki tefekkürlerin mahsulü olan ayetleri lüzum ve ihtiyaçlara göre takrir ediyordu. Bununla beraber kendisini tahrik eden kuvvetin tabiat fevkinde bir mevcudiyet olduğuna samimi surette kani idi. Muhammedi harekete getiren ilk amil bu samimi heyecanlar olmuştur. Muhammet bidayette irticalen dini hitabette bulunan bir vaiz oldu. Vaizlikten Nebiliğe, Nebilikten nihayet Allahın Resulü haline geçti. Aralarında yaşadığı insanların manevi menfaati için ve büyük bir hakikat namına mücadeleye atıldı. sonunda cihanşümul bir dinin müessisi oldu. Muhammedin neşrettiği din, insanların kalbinde derin bir ihtizaz uyandırdı.Age.114.

– MEKKENİN ZAPTI :Mekkenin zaptı, iki kabile arasında ehemmiyetsiz bir kavga yüzünden vukua gelmiştir.Age.129.

-Gayet basit, seviyesiz, dinin haricinden dahiline bakmaya çalışma, samimiyetsiz, saygısız, ciddiyetsiz bir anlatım içinde ele alınmış.

******************   

-«Bundan, tabiatı anlamakta zekâmı en büyük cevher ve müessir olduğu anlaşılıyor ki, tabiatın fevkinde ve haricindeki bütün mefhumların, insan dimağı için kendi tarafından uydurma şeylerden başka bir şey olmadığı meydana çıkar.» (1931 yılının Lise Tarih kitabı, Cild 1, sayfa 2, satır 35 ilâ 39.)

«Her halde hayatın, herhangi bir tabiat harici âmilin müdahalesi olmaksızın, dünya üzerinde tabii, zaruri bir kimya ve fizik seyri neticesi olduğunu kabul etmek lazımdır.» (1931 yılının Lise Tarih kitabı, Cilt 1. sahife 5, satır 10 ilâ 17.)

«Mekkeliler Arapları kendi mabetlerine çekebilmek için Arap yarımadasının muhtelif yerlerinde mabut tanılan 360 putu Kabede yerleştirmişlerdi. Kabenin kutsiyetini Yahudi ananelerine de raptetmişlerdi. Bu uydurmalara göre İbrahim, karısı Hacer ile oğlu İsmail’i buraya getirmişti. Bunların hepsi, bittabi, sonradan uydurulmuş masallardır.» (1931 yılının Lise Tarih kitabı, Cilt 2, sahife 85, satır 19 ilâ 27.)

«…….. 40 yaşına geldiği zaman, vatandaşlarını, kendisinin bulduğu ve doğru olduğuna inandığı yeni bir dine davet etmeğe başladı.» (1931 yılının Lise Tarih kitabı, Cilt 2, sahife 89, satır 15 ilâ 18.)

«…….. uzun bir devredeki tefekkürlerin mahsulü olan âyetleri, lüzum ve ihtiyaçlara göre takdir ediyordu.» (1931 yılının Lise Tarih kitabı, Cilt 2, sahife 41, satır 26 ilâ 27.Bak. Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu Dergisi, 22 Aralık 1950, Sayı: 40, sayfa 3.)

MEHMET ÖZÇELİK/20-10-2019

No ResponsesEkim 20th, 2019

KISKAÇ-MENGENE

KISKAÇ

İslam dünyası ve Türkiye bir asırdır kıskaç altındadır.

Arap birliklerinin PKK’ya yaptığımız operasyonu tenkid etmeleri, Arap dünyasını temsilen değildir.

Tıpkı bizdeki HDP, CHP, sol partiler ve de fetö ne ise, onlarda da bu ve benzerlerinin olmadığını düşünmek saflık olur.

-Dağdaki çobanın oyuyla benim oyum nasıl bir olur diyenler, bugün dağdaki eşkiya ile ortaklık yapıyorlar, aynı oybirliği ile..

Onlarda tam özgür değil.

Bizde bazı dernek ve temsilcilerle çıkan cartlak sesler, orada da çıkmaktadır.

Halk ile bunları ayırmak gerekir.

Bizde laikler yok mu?

Bizde darbe yapan darbeci generaller yok mu?

Bizde mason, sabataist, ateist, sefih bulunmuyor mu?

Arap dünyasında da eksik değil.

Yüz yıl önce darbe ile getirilip götürülenler veya miadı dolanların yerine güncelleme yapılmaktadır.

Düşünün, Sayın Erdoğan hangi Arap ülkesinde aday olsun da kazanamamış olsun?

Baştaki idareciler ile halkı ayırmak lazım.

Mısırda yüzde elli ikiyle gelen Mursi yok, sıfırlı Sisi var.

Arap dünyası bir asırdır ve hala kıskaç altındadır.[1]

-Bir asırdır operasyona maruzuz.

Her alanda operasyon yapılıyor.

Dıştan gelen operasyonlarda şimdiye kadar pasif kalmamızın sebebi, içte yapılan operasyonlar sebebiyledir.

Dıştan sonra içteki operasyonlara devam etmelidir.

Bu iş için de önce meclisten başlayıp terör destekçilerini devre dışı bırakmalıdır.

Terörü destekleyenlere ağır yaptırımlar yapılmalı, vatandaşlıktan çıkarılmalıdır.

Milli Eğitim, Aile Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile devam ettirmelidir.

Atatürk’ü koruma kanununun arkasına sığınıp her türlü menfilikleri yapanlara fırsat vermeyip, koruma kanunu kaldırılmalıdır.

Ayasofya açılıp, İttihad-ı İslam tesis edilmelidir.

***************  

Nato-yu yerin dibine sokacak tesbit ve teşhis.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Merkel’i zorlayan soru: PKK’yı NATO’ya aldınız da benim mi haberim yok?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Merkel’i zorlayan soru: PKK’yı NATO’ya aldınız da benim mi haberim yok?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da yaptığı Barış Pınarı Harekatı’na ilişkin açıklamada “Operasyonumuzun ardından ülkemizi ekonomik ve silah satışı ile ilgili yaptırımlarla tehdit edenlere rastlıyoruz. Türkiye’yi böyle yolundan döndüreceğini sananlar yanılıyor. Almanya Şansölyesi Merkel’e terör örgütünü NATO’ya aldınız da benim mi haberim yok dedim. Biz Suriye’de neden varız? Rejim teröriste karşı ayakta duramıyor. Adana mutabakatı ile Suriye’ye girdik. Bu mesele Türkiye için bir beka meselesidir. Ülkemiz 35 yıldır terör tehdidi altındadır” dedi.

Veciz Söz: YILDIZ ARAYIP GÖKTE NİCE TURFA MÜNECCİM
GAFLET İLE GÖRMEZ KUYUYU REH-GÜZERİNDE..  ZİYA PAŞA
(Birçok acemi müneccim gökte yıldız ararken gaflete dalarak yollarındaki kuyuyu görmezler.)

MEHMET ÖZÇELİK

14-10-2019


[1] https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10218477780990811&id=1083251919

No ResponsesEkim 14th, 2019

ŞEKİLLENEN HAYAT

ŞEKİLLENEN HAYAT

Anne karnında kalıp adeta bu dünyaya gelmek istemeyen insan, yeni bir hayata gözlerini açar.

Geniş bir dünyaya gelmiştir.

Elde edilen vücudunu burada bırakıp, daha geniş bir aleme geçiş yapar.

Eğer burası için yaratılmış olsaydı bu vücudu burada bırakmaz, kendisiyle beraber götürürdü.

Demek ki tıpkı anne karnından gelip farklı vücutlar elde ettiği gibi, gittiğinde de oraya layık, daha farklı ve güzel bir vücut elde edecektir, inşaallah…

Ruh geldiği ve ulaştığı kıymete göre bir vücuda sahip olacaktır.

-Cennete- inşallah- gittiğimizde ne hatırlayacağız acaba?

Cennette olumsuzluk ve lüzumsuzluk namına bir şey olmadığı için hatırlayacağımız neler olabilir?

Yoksa anne karnını hatırlamadığımız gibi dünyayı damı hatırlamayacağız?

Ancak hatırlanacak olan Allah için yapılan sohbet ve işlerdir, ihlas ve samimiyeti nisbetinde…

-Küçük balıktan büyük balığa, küçük fanustan büyük akvaryuma kadar bir balığın bir karış veya biraz büyük bir yerde hayatı boyunca dönüp dolaşması, gayet düşündürücüdür değil mi?

Ve de bu bundan zevk ve keyif almaktadır.

Bir çocuğun dokuz ay on gün boyunca bir zarın içerisinde hayatını sürdürmesi ve çıkmak istemeyip, çıkınca da adeta ağlaması ve daha sonrasında da bu hayatı hatırlamaması gayet ibretli değil mi?

İçerisinde yaşayıp da hiç çıkmayacağımızı düşündüğümüz dünyamızı da bu açıdan değerlendirebilirsiniz.

Zira uçsuz bucaksız koca kâinat içerisinde dünyamız, bir nokta ve küçük bir fanus ve akvaryum gibidir.

-Hayat ve hayatta verilen imkanlar tinetleri ortaya çıkarmak içindir.

Her şey değişir ancak tinet değişmez.

-Şöhret, kişinin değerlerini ve inançlarını değil, kendisini tanıtması, anlatması ve ön plana çıkarmasıdır.

-“Kötülüğün kaynağı tartışmasının ilk aşamalarında şu soruldu:
Zinadan olan çocuk, diğer herhangi bir çocuk gibi ana rahminde Allah tarafından yaratılmaktadır. Buna göre zinanın sorumlusu Allah mıdır? Eğer öyleyse zina eden niçin cezalandırılır? Hasan bunu şöyle açıklar: Allah zina edeni çocuktan ötürü cezalandırmaz. Bir itaatsizlik fiili olan zinası sebebiyle onu cezalandırır. Bu itaatsizlik çocukla aynı değildir. Menisini helali olmayan bir yere koyan zani, sahibi olmadığı
bir başkasının tarlasına tohum eken kimse gibidir. Allah ister filizlendirsin isterse filizlendirmesin her ikisi de itaatsizlik fiilidir.”

-Hasan, kendilerini masum gören ve kötülüğü (zulmü) Allah’a nisbet edenlere karşı deliller öne sürer. O, Kur’an’dan, Adem’in söylediği, “kendime zulmettim” (Kur’an 7/23) sözünü ve Musa’nın öldürme günahını “şeytanın işi” (28/15) olarak tanımlamasını içeren ayetleri iktibas eder. Ne Musa kendi günahının Allah’tan olduğunu düşündü, ne de Adem günahının Allah’ın kaza ve kaderi olduğunu zannetti. Hiç kimse zulüm sahibi olarak telakki edilmeyi istemez. Dolayısıyla bu insanlar, kendilerine nisbet edildiğinde onaylamak istemedikleri bir şeyi Allah’a nisbet etmeye nasıl kalkışırlar?

-Bir usta taşları üst üste koyuyor ve onlar durup itaat ederek bozulmuyor.

Allah yapınca neden harika ve mükemmel olmasın?

-İnsanın gözü toprakta, toprağın gözü insanda.

MEHMET ÖZÇELİK

13-10-2019

No ResponsesEkim 13th, 2019

ESARET

ESARET

”27 Mayıs 1960 darbesinin öncesindeki günlerde patlayan olayları, protestoları, mitingleri, yürüyüşleri organize edenler arasında -Orhan Birgit’in yanı sıra- Alev Coşkun da vardı!

Mister Birgit, 28 Nisan 1960’daki olaylardan söz ederken; “İtiraf ediyorum ki, organize ettim. O işin perde arkasındaydım” demiştir. (Vatan, 8 Şubat 2009)

MİLİTAN GENÇLER.

Alev Coşkun ve Orhan Birgit gibi isimlerin başını çektiği elemanlar; aralarında Mehmet Barlas, Nurettin Sözen, Ahmet Güryüz Ketenci, Bozkurt Nuhoğlu gibi militanların da yer aldığı gençleri sahaya sürmüşlerdi![1]

CHP, 27 MAYIS’IN NESİYDİ?

Perde arkasında ABD’nin yer aldığı 27 Mayıs’60 darbesinin en büyük destekçisi daha doğrusu parçası İsmet İnönü ve onun CHP’siydi…”[2]

 -”Türkiye’de ABD’nin kontrolü 11 Haziran 1944 tarihinde başladı: İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde, yani…

23 Haziran 1944’te Türkiye ile ABD arasında radyo haberleşmesi kuruldu.

ABD’nin Missouri savaş gemisi 5 Nisan 1946’da İstanbul’a geldi! 13 Nisan 1946’da ise CHP hükümeti ABD’den 500 milyon dolarlık kredi istedi.

7 Eylül 1946’da ilk devalüasyon yapıldı…

11 Mart 1947’de Türkiye Uluslararası Para Fonu Teşkilatı’na (IMF) katıldı!

Bir gün sonra, “President Truman” Türkiye ile Yunanistan’a “askeri ve ekonomik yardım” sağlamak için Kongre’den yetki talebinde bulundu. 22 Nisan’da Türkiye’ye yardım onaylandı. Bir ay sonra da, Truman tarafından imzalandı…

Ezcümle, tüm bunlar İsmet İnönü Cumhurbaşkanı iken yaşandı!

Evet, Türkiye NATO’ya 1952’de Başvekil Adnan Menderes döneminde girdi: Buna mukabil, Menderes ilerleyen yıllarda “ABD’nin kontrolünden çıktığı için” idam edildi!

ABD’nin Türkiye’deki Gladyo’su eliyle 27 Mayıs 1960’ta Adnan Menderes’i devirmesine; Cumhuriyet gazetesi, neredeyse 60 yıldır “alkış tutuyor!”[3]

-İşin ciddiyeti ortaya çıkıp, kuyruğuna basılan ABD’nin kararı;

“Açık düşman yakın tehdit.

Türkiye’nin S-400 almasını engelleyerek ülkemizi havada saldırıya açık halde tutmak için tehdit üstüne tehdit yağdıran ABD, Arizona’da F-35 projesi için eğitim alan Türk pilotlarının 31 Temmuz’a kadar ülkeyi terketmesini istedi. Hem S-400 tehditleri hem F-35’lerle ilgili tutumu ile ABD, Türkiye için açık ve en ciddi tehdit olduğunu bir kez daha ilan etmiş oldu.”

KARŞI MİSİLLEME:

Türkiye’deki ABD özellikle İNCİRLİK KAPATILMALI VE 30 HAZİRANA KADAR CONİLERE SÜRE TANINMALIDIR.

-İşin ciddiyetini anlayan haçlı zihniyeti, içimizdeki biriktirip beslediği kriptolarını devreye koydu ve deşifre etti.

Artık saklama ihtiyacı hissetmedi.

Son kozunu da oynamaya başladı.

Ya hep ya hiç.

Ya herro ya merro dedi.

Ya ölüm ya kalım.

-Erdoğan, yeni parti kuracağı iddia edilen eski arkadaşlarına tepki göstererek” Geçmişte de bu tür yollara başvurdular şimdi siyaset sahnesinden silindiler. Nereden nereye? Kişilik, çok önemli” dedi.[4]

-” Tarihçi Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu tanıklık ettiği olayda:
“Bu olay Arapça ezanın kaldırıldığı zaman olmuştur. Mustafa Kemal İzmir-deydi. Bursa’da Ulucami-de bir müezzinin ezanı Türkçe okumayıp Arapça okuduğunu öğrendi. Sofradaydık, derakap hususi trenin hazırlanmasını emretti. Tren öylesine bir
şekilde geldi ki, Karaköy’e kadar Mustafa Kemal bağırıyordu,’Yavaş gidiyor daha süratli’ Karaköy’den otomobille gayet bozuk bir yoldan Bursa’ya varıldı. Paşanın oradan kalkıp Burşa’ya geldiğini haber alınca, Ankara ‘Bu telaşa sebep ne” demiş. Bunu Mustafa Kemal duymuştu. ‘Bir müezzin Arapça ezan okuyor. Ne vali, ne müddei umumi, ne polis hadiseyle ilgileniyor. Biz inkılap yapıyoruz. Bir milletin kaderim elimize aldık, çocuk oyuncağı mı bu işler? Bu eserin kurucusu benim. Bursa’da devlet makamları inkılapları korumak için alakalanmadıklarında benim ne yapmamı istiyorsunuz? Durmamı mı?’ dedi. Ondan sonra verilen yemekte bu sözleri söyledi. Konuşmamın gazetelerde neşredilmediğini hatırlıyorum.”[5]

MEHMET ÖZÇELİK/13-10-2019


[1] Bir Devrin Hafızası, Rasim Cinisli, Doğan Kitap, Sayfa: 75.

[2] https://www.yenisafak.com/yazarlar/tamerkorkmaz/yureginiz-yetiyorsa-gelin-bunlari-tartisalim-2050527

[3] https://www.yenisafak.com/yazarlar/tamerkorkmaz/pandoranin-kutusu-diye-yazilir-gladyonun-kutusu-diye-okunur-2050455

[4] https://m.seslimakale.com.tr/haberdetay/baskan-erdogandan-yeni-parti-aciklamasi-15120

[5] Atatürkün Bursa Nutku.Sh.23.

No ResponsesEkim 13th, 2019

KİMLİK

KİMLİK

Dünya hayatı kimliklerin açığa çıkması için vardır.

Olaylar kimliklerin tezahürü için vardır.

-Araplar üzerindeki oyun hiç bitmedi. Bu gün kimlikler ortaya çıkıyor.

Dün batıya karşı tavrı açık olan Suudi Arabistan, bugün ona esir olmuş durumunda.[1]

-Bu çalkantılar içerisinde Suudi hanedanının el değiştirip, Yahudi bir ele teslim olduğu iddia ediliyor.[2]

-Doğuda bir milyondan fazla kripto Ermeni var,[3] Yani Bir Buçuk Milyon Kripto Yahudi ve Bir Buçuk Milyon Ermeni Kökenli var.[4]

-Batıda özellikle İzmir’de sabataistler var, Suriye’de Nusayri yani Şii, İslam dünyası yüz yıl öncesinde yöneticiler azınlıklardan seçilerek, çoğunluklarla kavga ortamı hazırlanmış.

Bugün ikinci aşamasına geçilmiş olup, güncellenmeye çalışılmaktadır.

Bir yüz yılı daha kontrol etmek için…

************  

Senaryo ve entrikalarla hükümetin altını oynaya çalışanlar, bu arada kendilerine de yer hazırlamaktadırlar.

-“Latif Erdoğan’ın anlattığı bir iddia filmlere konu olacak cinstendi.
Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın rahatsızlanarak ameliyat olduğu gün, ilk olarak cemaat hastanesine götürüldüğünü söyleyen Latif Erdoğan’ın bu sözleri soruşturma dosyasına da girecekti. Erdoğan’ın iddiasına göre, Başbakan rahatsızlandıktan sonra cemaat hastanesine kaldırıldı ve ardından devreye MİT Müsteşarı Hakan Fidan girdi. Başbakan’ın orada tedavi edilmesine engel olan Fidan, bu yüzden cemaat tarafından çizildi. Bir diğer iddia ise, cemaatin MİT Müsteşarlığı’na Ramazan Akyürek’i getirme planı olduğuydu…”[5]

-Fetullah Gülen, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı‘nın yayınladığı “Küresel Barışa Doğru” isimli kitabında isimli kitabında şöyle diyor: “Yahudileri ve Hristiyanları azarlayan ayetler, ya Hz. Muhammed döneminde yaşayan ya da kendi Peygamberleri döneminde yaşayan bazı Yahudiler ve Hristiyanlar hakkındadır.  Hz. Rasulullah zamanında ve zamanımıza kadar gelen süreçte yaşananlar ve zamanımızda bulunan Yahudiler ve Hiristiyanlar bu azarlamanın dışındadırlar”[6]

-Papa 2. John Paul 24 Aralık 1999’da tüm kiliselerin işbirliği hedefini açıklamıştı: “Birinci bin yılda Avrupa, ikinci bin yılda Amerika ve Afrika Hristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya’yı Hristiyanlaştıralım.”[7]

-Şunu çok açık ve rahatlıkla ifade edebilirim ki; şimdiye kadarki darbelerde MİT’in etkisi, bundan sonrada mitle devam edecek veya durdurulacaktır.

Gerçekten Türkiye son on yılda çok büyük badireler atlattı.

Olmak ve ölmek arasında kaldık.

Bütün birikimleri ile geldiler.

İç ve dış bekleyen hücreleri devreye koydular.

Mit krizi bunun ilk fitilini ateşledi.

17-25 Aralık 2013- le gerçek yüzünü gösterdi.

15 Temmuz 2016 ile zirveye çıktı.

Sonuç alınamayınca akrep kıskacıyla çevre kuşatmasına gidildi ve devam etmektedir.

-Tarih tekerrür mü ediyor?

Dün gelinen oyuna bugünde mi geliniyor?

-Necmettin Erbakan, REFAH-YOL hükümetini iktidardan düşürenin WINEP ve Alan Makovsky olduğunu açıklayarak, 28 Şubat döneminin asıl mimarlarının da bu yapı olduğunu açıklamıştı. Erbakan’ı iktidardan eden Henri Barkey, Alan Makovsky gibi isimlerin yanı sıra Soner Çağaptay, Yurter Özcan, Faruk Loğoğlu gibi ‘Arı Hareketi’nin önemli simaları bugün gelinen noktada İmamoğlu’nun arkasında yer alıyor.

Yurter Özcan’ın CHP Amerika Temsilcisi olarak atanmasının ardından başta WINEP Türkiye Araştırma Programı kurucusu Alan Makovsky olmak üzere CFR, AIPAC, JINSA gibi MOSSAD, CIA, Pentagon ve İsrail Savunma Bakanlığı ile ilişkili think-thanklar ile CHP çok yakın ilişkiler kurdu. CHP-HDP-İyi Parti adayı İmamoğlu ve Özcan arasında da sıklıkla görüşme gerçekleştiriliyor.

Türkiye, 15 Temmuz’daki FETÖ’cü hain darbe girişimine doğrudan katıldığı ortaya çıkan CIA ajanı Henri Barkey hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. CHP’nin ABD temsilcisinin, Barkey ve parti yönetimi arasında köprü görevi üstlendiği öğrenildi.[8]

-S400- leri almamamız için her zorbalığı deneyen ABD, acaba bunu neden yapıyor;

-Saldıracağı İran’ın önüne perde olmaması için mi?

-Gizli silah ve istihbarat desteği verdiği PKK ve YPG- ye engel olmaması ve gizliliğini koruması için mi?

-Gizlice yaptığı operasyonların farkına varılacağı korkusu mu?

-Dünyada en büyük ahmak odur ki, böyle dinsiz serserilerden terakki ve saadet-i hayatiyeyi beklesin. SAİD NURSÎ

-Dünyadaki tüm kirli işleri finanse eden Rothschildg[9] ve Rockefeller ailesidir.[10]

-Hakkı batılın kabında sunan, batıla hizmet etmiş olur.

Tarih her zamanki gibi tekerrür ediyor.

Yüz sene önce ki anlayışsız, basiretsiz, hissi davranışlar aynen bugünde devam etmektedir.

************   

Her şeyi kendi zamanı içerisinde değerlendirmeli.

Nitekim iyi niyetle kurulan, hizmet Edip kabul gören Özal’ın ANAP partisi, daha sonra Mesut Yılmaz’ın başa geçmesiyle masonların kontrolüne geçmiş ve 28 Şubat 1997 sivil ağır darbenin taşları döşenmiştir.

Hürriyet sevdasıyla kurulan İttihat ve Terakki cemiyeti tamamen masonların kontrolüne geçmiş ve merhum Abdülhamid-in haline varmıştır.

-Sakallı Celal’in dediği gibi; Tanzimat ilan ettik, olmadı. Meşrutiyet ilan ettik, olmadı. Cumhuriyet ilan ettik, olmadı. Belki biraz da ciddiyet ilan etsek, sürekli halka aptal, kötü diyen bu siyasetten beslenme asalaklardan kurtulur muyuz sizce?

MEHMET ÖZÇELİK

13-10-2019


[1] https://www.facebook.com/100001489425724/posts/2658882550838033/

[2] https://m.facebook.com/MB.AKKOYUNLU/posts/1179751662226418

[3] http://m.haber7.com/guncel/haber/1019357-atesyandan-100-bin-gizli-ermeni-var-iddiasi

[4] https://www.google.com.tr/amp/s/www.milligazete.com.tr/amp/makale/875907/mehmed-sevket-eygi/bir-bucuk-milyon-kripto-yahudi-bir-bucuk-milyon-ermeni-kokenli

[5] CAN ÖZÇELİK-KÂİNAT İMAMI-FETHULLAH GÜLEN Kitabından.Sh.49.

[6] Eren Ural, Fetö Sıfırı Tüketiyor, s. 220, Elips Yay.

[7] Adnan Odabaş, Dikkat Misyonerler Geliyor, s. 25, Üsküdar Gazetesi Yay. 2005 İstanbul

[8] https://www.yenisafak.com/gundem/erbakani-devirenler-imamoglunun-yaninda-3495198

[9] https://m.youtube.com/watch?v=RPtyfgNWyWQ

[10] https://m.youtube.com/watch?v=jh71_NEE-WU

No ResponsesEkim 13th, 2019

PINARLARI KURUTAN BATAKLIK

PINARLARI KURUTAN BATAKLIK

Bu kadar çoklukla düşmanımızdan ziyade, bu kadar teröristlerin dostu olduğunu bilmiyorduk.

Batıdan Arap dünyasına, cılız kalan Filistin’e, kan kusan Mısır ve Bae-ye kadar, başka düşman aramaya gerek olmadığını gösteriyor.

Teröristler bir çok pınarı kuruttu, yarım asrımızı heba etti.

Bunları görmeyenler, Esad’ın bir milyon insanı öldürmesine ses çıkarmayanlar, onları engellemeye çalışan Türk ordusuna salgalarını akıtmaya devam ediyor.

Kahraman ordu hem bataklığa ve hem de irine dokundu, koku ve kokuşmuş olanlar kendini gösterdi.

Mecliste PKK, onları oraya taşıyanlar, aldıkları oylardan dolayı onları meşru gören gayrı meşru düşünceler Pkk-yı şimdiye kadar besledi ve palazlandırdı.

-Trump içimizdeki beyinsizler sebebiyle bizi helak etme cesaretini gösteriyor.

Kahpe içerde.

Kahpe içeriden.

Kahret Allah’ım…

İçimizdeki beyinsizler yüzünden ehli imanı, âlemi İslam’ı kahretme Allah’ım..

-Bin yıldır tarih yazıp, seferden sefere çıkan ecdadın kahramanlığını özlemişiz.

Aslında biraz da paslanmış ve eski günlerin haşmetini ve hasretini özlemişiz.

-Barış Pınarı Harekatı ikinci bir Kut Ammare olup, Batı’nın en az yirmi yıllık planını, PKK’nın kırk yıllık mücadelesini boşa çıkarmıştır.

Bir asırlık sosyalist bir Kürt devleti kurma çabası boşa çıkmıştır.

Barış Pınarı akıttığı pınarlarla çevredeki pislikleri temizleme faaliyetine girmiştir.

Yirmiden fazla devletin arkasında durduğu PKK yalnızlaşmaya terkedilmiştir.

-HDP tezkereye evet dememiş.

Terör ve terörist temsilcisinden de bu beklenir.

 Bu operasyon dünyanın ve terör ve terörist dostlarının maskesini düşürmüştür.

Kırk yıldır sineklerle uğraşırken, bugün bataklığı kurutmaya gittik.

-Hep derim, Türkiye-nin birinci problemi hukuk problemidir.

15 Temmuz darbe teşebbüsü neden sonra 4bin civarında hukukçu alınınca darbenin başa risiz kalacağını söylemiştim.

Ve ilk yapılan işte hukukçuları almak olmuştu.

AYM, terör propagandasını ifade özgürlüğü saydı.

Anayasa Mahkemesi, bir toplantıda yaptığı açıklamalar sebebiyle terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan mahkûm edilen eski HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi.[1]

-Terörü savunmayı suçtan cikarip, savunani cezalandırmaya hak ihlali gören bir hukuk, daha garibi üst hukuk, üst aklın ve derin aklın ürünü olsa gerek!!!

Kime hizmet ettiğini düşünmesi gerekmez mi

Yoksa tuzda mı koktu.?

-Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyindeki terör koridoruna karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı, İran’da cuma hutbelerinde hedef alındı. Cuma imamlarından biri, işi daha da ileri götürerek, operasyonu ‘Moğolvari saldırı’ şeklinde niteledi.[2]

-Türk askeri Suriye’de ilerledikçe ses ABD’den geliyor. Pentagon ‘durun’ çağrısı yaptı.[3]

-Trump bile anladı, bizdeki beyinsizler hala anlamadı.

-ABD BAŞKANI TRUMP, DİREKT PKK İFADESİNİ KULLANARAK ESKİ BAŞKAN BARACK OBAMA’NIN “TÜRKİYE’NİN ÖLÜMCÜL DÜŞMANI PKK İLE ANLAŞMA YAPTIĞINI” BELİRTTİ.

Trump, “Artık bu sonu gelmez savaşı bitirmenin zamanı gelmişti. PKK, Türkiye’nin düşmanıdır… Yıllardır savaşıyorlar. Türkiye’de milyonlarca Suriyeli var ve Erdoğan onların ülkelerine geri dönmelerini istiyor. Türkiye, hiçbir insani kriz yaşanmayacağını bize taahhüt etti. Türkiye olmasaydı milyonlarca Suriyeli dünyaya dağılacaktı. Türkler de aynı bizim gibi DAEŞ’lilerin serbest kalmasını istemiyorlar.”

-Trump: Kitle imha silahları var denilerek ispatlanamayan yalanlarla bölgeye girdik

– Başbuğ: Dağlıca saldırısını sadece PKK’lılar organize etmedi, ABD desteği de var

– Trump: PKK’ya silah ve para yolladık… Obama yönetimi bu PKK’lıları oraya getirdi.[4]

-ABD çoktan bizi işgal etmişti.[5]

-ABD terörün finansmanı, İsrail koordinatörü, İran hamisi, İngiliz danışmanı, Suudi Arabistan ve Arap emirlikleri uzaklığını yapmaktadır.

-CHP’li Gürsel Tekin terör örgütü PKK’nın kanalına ‘kayyum’ röportajı verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, terör örgütü PKK’nın medya organı ANF’ye röportaj verdi. Terör soruşturmaları kapsamında görevden alınan HDP’li isimleri savunan Tekin, “Bunlar darbe dönemi uygulamalarıdır” dedi.[6]

-CHP Hdp- leşiyor mu deniyor?

Aksi mümkün mü?

HDP’den ne farkı var?

HDP’den ayrı olduğu düşünülebilir mi?

Teröristleri arkadaş gören, devleti PKK’yı öldürdüğünden katil devlet ilan eden, PYD- yi meşru gören, kendi memleketini batıya şikayet eden, her şeyiyle ortada olan bir zihniyet ne ile izah edilebilir ki?

MEHMET ÖZÇELİK

13-10-2019


[1] http://m.haber7.com/siyaset/haber/2902847-aym-teror-propagandasini-ifade-ozgurlugu-saydi

[2] http://m.haber7.com/dunya/haber/2905452-iranda-cuma-hutbelerinde-turkiye-hedef-alindi-yakisiksiz-ifadeler

[3] http://m.haber7.com/dunya/haber/2905404-pentagon-tutustu-turkiye-operasyonu-durdursun

[4] https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/aytunc-erkin/pentagonun-gizli-yazismalarindaki-7-hedef-ulke-kim-5382736/

[5] https://m.facebook.com/groups/2252920564923063?view=permalink&id=2412701755611609

[6] https://www.yenisafak.com/gundem/chpli-gursel-tekin-teror-orgutu-pkknin-kanalina-kayyum-roportaji-verdi-3508528

No ResponsesEkim 13th, 2019

KİM KİMDEN?

KİM KİMDEN?

Masonlar mı Fetö-den yoksa Fetö mü masonlardan?

“1969 yılında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası tarafından üstün hizmetleri karşılığı taltif madalyası ile ödüllendirilen Gülen, 1975’te ise Türkiye Büyük Mason Mahfili’ne gizli yemin töreniyle girmiş. Gülen’i masonlarla Kasım Gülek tanıştırmıştır.”

Bu ifade ve iddiayı Google- a yazınca, -Yaklaşık 7.490 sonuç bulundu (0,50 saniye) – [1] Bu kadar sonuç karşımıza çıktı.

-Bunlarda mı yalan?

Yıllarca Demirel’in masonluğunu gizleyip, mason olmadığını söyleyen mason gizli örgütü, Fetö içinde aynı şeyi yapmadığı ve yapmayacağı ne malum?

Yalan mı bunlar?

-Denktaş, babasının mason olduğunu, Kadir Mısıroğlu-na Ceviz Kabuğunda söyledi.[2]

-Demirel-in masonluğu çok tartışılsa da masonluğu kesin idi.[3]

-Her şeyden önce Masonlar geçmişten günümüze toplumda oluşturdukları olumsuz intiba ve gizli bir teşkilat oldukları inancını düşünsünler.

Belki de hoşlarına gidiyordur.

Bu konuda daha öncede yazılar yazdım.[4]

-Mason locasının önemli üstatlarından kabul edilen Celil Layıktez’in Bugün Gazetesi’ne verdiği bir demeç var. Orada diyor ki, ”Abdülhamit’i tahttan biz masonlar indirdik!”

Devam ediyor: “Selanik’teki Hareket ordusu’nu organize eden İttihat Terakki, Emmanuel Karasu’nun başkanı olduğu locada organize oluyordu.”[5]

Yenişafak Gazetesinde Fetö-nün Masonluğu ile ilgili olarak günlerce belgeler yayınlandı ancak tekzib edilmedi.[6]

Masonluğuna dair binlerce delil, belge ve haber var.

Bediüzzamanın Talebelerinden Şule Yüksel Şenler-in abisi Üzeyir Şenler, Trt Haber-de yayınlanan videoda; Şenler’in, vefatından kısa bir süre önce Gülen’in nasıl mason olduğunu ve üstadını deşifre ettiği ortaya çıktı.[7]

-900 küsur sayfalık 15 Temmuz Meclis tutanaklarında başkanın sorduğu sorulardan biride;”“Sıradan bir vaiz değildi, 1971 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Fuat Doğu, Yaşar Tunagür, Vehbi Koç’un evinde Fetullah Gülen’le beraber bir toplantı yapıyorlar.” şeklinde bir bilgi verdi.

-Fetönün İzmiri seçmesi tesadüfi bir durum değildir.

İzmir Sabataistlerin çoğunlukla bulunduğu yerdir.

-1965 Chp genel sekreteri ve Milletvekilliği yapan ve Mum tarikatının Türkiye temsilcisi  Kasım GÜLEK-tir.

-Fetö 1996’da Ankara Kocatepe Camii’nde CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’in vasiyeti üzerine cenaze namazını kıldırmıştır.

-1999’da Amerika’ya göçtü. Kasım Gülek-in kızının, emekli Cıa ajanı Grahem Fuller-in aracılığıyla orada kalma izni almıştır.

Kaldığı yer, Cizvit papazlarının karargahı ve yeridir.

–Fetö, 20 Ağustos’ta yayınlanan sohbetinde “Haçlının ülkenizi işgal etmesi, çok tehlikeli değildir; çünkü sizin ve onların arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar, sizin kadınlarınıza kızlarınıza ilişmezler, mâbedinize ilişmezler; ilişmemiş Haçlılar.” dedi. .

Bu söz bile onun ne mal olduğunu anlamak için fazlasıyla yeterlidir.

-Bediüzzaman Said Nursi eserlerinin bir çok yerinde masonların tehlikesine dikkat çeker [8] ve özellikle Necip Fazıl-ın çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının yirmi dokuzuncu sayısında; “Lozan’ın İçyüzü” diye yazılan uzunca makaleden [9]özetle;

“Gizli anlaşmanın entrikası
Türklere dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun’î istiklâl işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile, Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum’dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika’da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türkün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. Yani, masonluk hasebiyle Kur’ân’ın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. “[10]

-“Gülen de “Vatikan’da ölmek istiyorum” mealinde bir mektubu Papa’ya göndermemiş miydi?” [11]

-Gülen Fatih Altaylı-ya masonluğunu itiraf etti. Altaylı bunu videoda dile getirdi.

Fatih Altaylı Gülen-e;” Size Neo İslamik Mason diyebilir miyiz?” sorusunu yönelten Altaylı, aldığı cevapla şaşkınlığını dile getirmişti. ‘Masonluk kötü bir şey değil, tabi ki diyebilirsin” yanıtını veren Gülen’in geçmişte de masonluğunu itiraf ettiği ortaya çıktı.”[12]

-Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlerinde bulunan Bülent Orakoğlu, Fetönün masonluğu ile ilgili olarak;” FETÖ’nün mason imamları ve ByLock ile ilgili tekzip edilmemiş haberler var. Bu haber ve iddialara göre; komisyonda bahsedilen emekli büyükelçi Aydın Sefa Akay isimli diplomatın FETÖ’nün MASON localarından sorumlu imamlarından biri olduğu ve görev yaptığı yerlerde mason teşkilatlarına sızma amacıyla çalışmalar yürüttüğü, FETÖ’nün gizli haberleşme sistemi ByLock programının ”Kırmızı listesinde” olduğu için 15 Temmuz operasyonları sonrasında tutuklandığı belirtiliyor.
Türkiye’de masonlar üzerine önemli araştırma ve kitapları bulunan, yazar Süleyman Yeşilyurt, bir haber kanalında yaptığı açıklamalarla FETÖ’nün mason imamlarını deşifre ettiğine yönelik iddialar ortaya atmıştı. Bu iddialar göre; Aydın Sefa Akay’ın, Güney Amerika’dan, eski Tiflis Büyükelçisi Gürcan Balık’ın dış işlerinden, iş adamı Mehmet Ünver Peker’in Silivri’den sorumlu mason imamları oldukları belirtilmişti. 15 Temmuz sonrası Gürcan Balık ve Aydın Sefa Akay’ın tutuklandığı Mehmet Ünver Pekerin ise kaçak olduğu iddiası gündeme getirilmişti.
FETÖ’nün masonik bir organizasyon olduğu artık iddiadan öte nerdeyse ortaya çıkmış bir gerçeğe işaret ediyor. Şifreleme, gizlilik, semboller, dışa kapalılık, gibi kriterler FETÖ yapılanmasının masonik organizasyonu rol model aldığının bir ispatı sanki. 15 Temmuz Kalkışması’nda önemli roller üstlenmiş üst düzeyde FETÖ’cü hainler arasında kaç mason var acaba? Yakın bir tarihte Ankara Cumhuriyet Savcılarının hazırladığı 10’un üzerinde iddianamede de, 15 Temmuz Kalkışması’nın arka planı aydınlatılırken dış ayakta hangi masonik yapıların devreye girdiği de ortaya çıkarılır inşallah.”
[13]

-Fetönün en yakınındaki isim Latif Erdoğan, Fethullah Gülen’in Masonluk yemini ettiği iddiasıyla ilgili olarak ‘Teyit ettim masonluk belgelerinin hepsi gerçek’ dedi.”[14]

Artık mızrak çuvala sığmıyor…

Kirli çamaşırlar dökülüyor.

Mason aileler krallığı…[15]

MEHMET ÖZÇELİK

05-10-2019


[1]https://www.google.com.tr/search?source=hp&ei=CbTuXIrcMu3mrgTj056oCw&q=1969+y%C4%B1l%C4%B1nda+H%C3%BCr+ve+Kabul+Edilmi%C5%9F+Masonlar+Locas%C4%B1+taraf%C4%B1ndan+%C3%BCst%C3%BCn+hizmetleri+kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1+taltif+madalyas%C4%B1&oq=fetih&gs_l=mobile-gws-wiz-hp.1.0.35i39l3j0j46i131j0i131l3.4433.6832..8887…1.0..0.205.779.0j4j1……0….1…….8..46j46i39.Qsdy90iH8n0

[2] http://www.tesbitler.com/2016/01/02/masonlugun-gucu/

[3] http://www.tesbitler.com/2016/01/02/masonlugun-gucu/

[4] http://www.tesbitler.com/index.php?s=Mason

[5] http://www.tesbitler.com/2019/03/04/gizli-komite/

[6] https://www.google.com.tr/amp/s/www.yenisafak.com/amphtml/gundem/iste-fethullah-gulenin-masonluk-belgeleri-2110900

Aynı ifadenin kaynakları..

https://www.google.com.tr/amp/s/www.yenisafak.com/amphtml/gundem/fethullah-gulenin-sirlarla-dolu-karanlik-dunyasi-2110893

https://www.memurlar.net/haber/507801/fethullah-gulen-le-ilgili-ortaya-cikan-yeni-belgeler.html

https://odatv.com/fethullah-gulenin-masonluk-belgeleri-3003151200_m.html

https://www.google.com.tr/amp/s/m.takvim.com.tr/guncel/2015/03/30/guleni-gizli-orgutlere-o-chpli-sokmus/amp

https://www.google.com.tr/amp/s/www.birgun.net/amp/haber/yeni-safak-bombasini-patlatti-fethullah-gulen-masonmus-meger-77043

https://m.star.com.tr/guncel/fethullah-gulenin-masonluk-belgesi-cikti-haber-1015725/

https://www.google.com.tr/amp/s/www.pinterest.es/amp/pin/501518108480557194/

https://m.yeniakit.com.tr/foto-galeri/feto-masonik-bir-organizasyon-mu-iste-kanitlar-8797/1

https://www.google.com.tr/search?sxsrf=ACYBGNTztM1KNB80rKgOWo1N4SE5Ff6oAA:1570217844285&q=fet%C3%B6+mason+mu&sa=X&ved=2ahUKEwjAi9CmrYPlAhWJwcQBHZfmC5AQ1QIwEHoECAgQAg&sxsrf=ACYBGNTztM1KNB80rKgOWo1N4SE5Ff6oAA:1570217844285&biw=360&bih=559

https://www.google.com/imgres?imgurl=https%3A%2F%2Fitkv.tmgrup.com.tr%2F2015%2F03%2F30%2F960x354%2F1427695559015.jpg&imgrefurl=https%3A%2F%2Fwww.takvim.com.tr%2Fguncel%2F2015%2F03%2F30%2Fgulenin-masonluk-belgeleri-gercek&docid=F03NDLMsnwb3aM&tbnid=OO–nIu0PIgwTM%3A&vet=10ahUKEwiI-JaWr4XlAhXNIVAKHfwyCgYQMwhOKAgwCA..i&w=960&h=354&bih=881&biw=1280&q=fet%C3%B6n%C3%BCn%20masonlu%C4%9Fu%20tekzip%20edildimi&ved=0ahUKEwiI-JaWr4XlAhXNIVAKHfwyCgYQMwhOKAgwCA&iact=mrc&uact=8

[7] https://www.yenisafak.com/video-galeri/haber/bediuzzamanin-talebesi-gulenin-masonlugunu-dogruladi-2037803

http://toggo52.blogspot.com/2016/10/kasim-gulek-ve-feto-masonluk-iliskisi_13.html

[8] http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/arama/mason

[9] http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/emirdag-lahikasi/nihai-vesika/277

[10] http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/emirdag-lahikasi/gizli-anlasmanin-entrikasi/279

[11] http://toggo52.blogspot.com/2016/10/kasim-gulek-ve-feto-masonluk-iliskisi_13.html

[12] https://www.sabah.com.tr/gundem/2015/03/30/fethullah-gulen-masonluk-kotu-bir-sey-degil

http://toggo52.blogspot.com/2016/10/kasim-gulek-ve-feto-masonluk-iliskisi_13.html

[13] https://www.yenisafak.com/yazarlar/bulentorakoglu/fetonun-mason-imamlari-ve-bylock-2033985

[14] https://www.sabah.com.tr/gundem/2015/03/30/latif-erdogan-fethullah-gulenin-masonluk-belgeleri-gercek

[15] https://www.facebook.com/100004025624000/posts/1810651632412340/

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10157526008828374&id=656108373

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10218350574410726&id=1083251919

No ResponsesEkim 6th, 2019

TÜRKİYE ŞAHLANIYOR

TÜRKİYE ŞAHLANIYOR

Gençlik dehşetle ve dehşetli geliyor.

Tabiri caizse, zehir gibi…

Ancak elbette her hayırlı işin çok muzır manileri de olmaktadır.

İlgisiz, bilinçsiz gençlikle beraber alt yapısı olan ve donanımlı bir gençlik gelmektedir.

Bu bilindiği içindir ki sürekli toplumun hafızası bulandırılmaktadır.

Önüne maniler konulup, gereksiz şeylerle meşgul edilmektedir.

Mesela; Dinime dahleden bari müsülman olsa.

Bu günlerde cemaatleri gündeme getirip ve tarikatlara saldıran ve onlar kanalıyla İslam’a vurmaya çalışanların mazisine baktığınızda gerçek niyet ortaya çıkıyor.

Devletin sahip çıkmadığı dine, bazı arızalar olsa da, tarikat ve cemaatler[1] sahip çıkmıştır.

Bu sayede toplumda çoğunluklarla beraber, azınlıklarında nefes aldığını görmekteyiz.

– Azınlık Cemaat Vakıfları Temsilcisi Moris Levi, azınlıkların ibadet özgürlüğü konusunda şunları söylüyor: “Türkiye özellikle son 20 yılda ibadet özgürlüğü üzerine titreyen bir ülke oldu. Herhangi bir Hristiyan veya Yahudi kendi çevresindeki mabetlerde ibadetini yapabilir. Hiçbir izin almasına gerek yok; ancak cemaatler küçüldüğü zaman bağış toplamakta hayli zorluk çekiyor”. Süryani Kadim Vakfı Başkanı Sait Suzin de olumlu atmosfere dikkat çekerek “Son 17 yılda hayal bile edemeyecek noktadayız” diye konuşuyor ve benzer şekilde ekonomik zorluklara işaret ediyor…

“DİN ADAMI YETİŞTİME SORUNUMUZ VAR”

Din adamı yetiştirmek ile maddi kaynaklar arasında ters orantıya işaret eden Levi, ”İlahiyat fakültelerinde din adamı yetişebiliyor ama Musevi din adamı veya Hristiyan din adamı yetiştirebilmek için ya alaylı usulüyle usta-çırak biçiminde yetiştiriliyor ya da yurt dışına teolojik eğitime gönderiliyor. Bu da sonuçta bir maddi kaynak gerektiriyor. Özellikle Anadolu’da bulunan küçük Hristiyan cemaatler ne binalarını ayakta tutabiliyor ne de din adamlarını yeteri kadar istihdam edebiliyor” diye konuşuyor.[2]

****************   

Hükümete direk müdahale edip al aşağı edemeyen zihniyet, İstanbul ve Ankara seçimleriyle çevresinden kemirmeye başlıyor.

Amaç hükümeti zaafa düşürmek, topluma kaos bulutları sarmak ve sermek.

İp-le başarılı olamayanlar, Davutoğlu ve Babacanı devreye koydular.

-Ali Babacan AKP’den ayrılmasının ardından bir çok iş başvurusu yaptığı ortaya çıktı. Ali Babacan görevde olduğu sürede iş başvurusunda bulunduğu ve bir cevap alamadığı iddia edildi. İşte Ali Babacan iş başvurusu macerası.[3]

Demek ki şimdiye kadarki baş vuruları bu gün için beklenilmiş!

-Kirli el devrede.

Seçimsiz ve kavgasız bir süreye tahammül edemeyenler yeni partilerle suyu bulandıracak, menfaatperestlere yer açılmış oldu.

Kaypak olanlar için kaygan zeminler oluşturulmaya çalışılmaktadır.

-Terör örgütü PKK‘dan kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan teröristler verdikleri ifadelerle PKK ile HDP arasındaki kirli ilişkiyi bir kez daha ortaya koydu.19 yaşındaki B.C, “HDP’nin Van bürosuna giderek kayıt yaptırdım. 2 örgüt mensubu ile gittiğimiz Van merkezde bulunan evde yeni katılan 4 örgüt mensubuyla kaldık. Örgüt kuryelerinin vasıtasıyla Hakkari’ye oradan Irak‘ın kuzeyine geçtim.” dedi..[4]

*************

Yeter ki eski ve eskimiş olanlar gelen neslin önünde durup gölge etmesinler.

Mesela; 26-09-2019 Perşembe tarihli Teke Tek programında 3 yer bilimci profesör.

İstanbul’da gerçekleşen deprem ve fay hatları ile ilgili bilimsel çalışmalarını aktardılar.

Programın sonlarına doğru Fatih Altaylı, Marmara da daha eski tarihlerde gerçekleşmiş olan depremlerle ilgili soru yöneltti.

3 bilim insanı Prof..

-Tabiki eski tarihte olan depremlerle ilgili bilgimiz var.

Eski derken Osmanlıyı kastetmiyorum, 1000 – 1500 yıl öncesini kastediyorum.

Çünkü Osmanlı depremle ilgili hiçbir kayıt tutmamışlar,

Çalışma yapmamışlar.. dedi.

2 dakika sonra Fatih Altaylı cep telefonunu eline alarak:

– Murat Bardakçı mesaj gönderdi ve diyor ki.!

Osmanlı depremlerle ilgi çalışmalar yapmış ve tüm depremlerin kayıtlarını tutmuşlardır.

Bilhassa Abdülhamid han bu konuyla ilgili özel çalışma ve arşiv tutmuştur.

Resmi kayıtları bende mevcut, İsterseniz gösterebileceğini söylüyor.. dedi.

Stüdyoda ki 3 bilim insanı prof.. Far görmüş tavşan gibi dondu kaldılar.

Daha sonra da Murat Bardakçıya övgüler dizdiler.[5]

Geçmişten kopuk ve geçmişini tanımayanlar, bu nesli nasıl geleceğe taşıyabilirler?

Ahlaksız teklif.

ABD’den Türkiye’ye Tüm Akıllı Telefonların Fiyatını Düşürecek S-400 Teklifi.[6]

Abd şimdiye kadar kontrol ve tehditle yaptığını bugün cazip tekliflerle yapmaya başlıyor.

Sırf bizi bağlayan bağlardan kurtulmamamız için…

-Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Emekli Tuğ. Adnan Tanrıverdi, “Türkiye 2015’ten bu yana Abd’ye 5 Mağlubiyet yaşattı” dedi. Yeni Şafak’a konuşan Tanrıverdi bunları tek tek sıraladı:

1- ABD, 7 Haziran seçimlerinde istikrarı hedef alan propagandayı destekledi. Halkın ferasetiyle 5 ay sonra siyasi istikrar sağlandı.

2- Arkasından çukur eylemleri başladı. ABD desteği PKK’nın öz yönetim safsatası ile Türkiye’nin başına yeni dert açtı. Türkiye bu sıkıntıyı da 6 ayda çözdü.

3- Türkiye TSK’daki FETÖ’cüleri tasfiye ederken, 15 Temmuz darbe girişimi oldu. 20 saat içinde bu da bastırıldı. ABD’ye 3. Mağlubiyeti yaşatıldı.

4- ABD, Cerablus’u terör örgütü PKK-PYD’ye teslim edecekti. Türkiye bunu fark edip askerini soktu ve bunun önüne geçmiş oldu.

5- ABD, Irak’ta Türkiye’nin üslerini kaldırmak için harekete geçti ama Türkiye bunu da başarıyla önledi. Bu da 5. Mağlubiyet.

MEHMET ÖZÇELİK

02-10-2019


[1] https://www.siyasetcafe.com/iste-turkiyenin-tarikat-ve-cemaat-haritasi-54846h.htm

[2] https://m.haberturk.com/azinlik-vakiflari-2515178    

[3] https://www.finans365.com/is-basvurusu-kabul-edilmeyen-ali-babacan-yeni-parti-kurmaya-karar-vermis/14309/

[4] https://www.ahaber.com.tr/yasam/2019/09/28/teslim-olan-pkkli-terorist-hdp-ve-pkknin-kirli-iliskisini-gozler-onune-serdi

[5] https://www.facebook.com/100004025624000/posts/1807728532704650/

[6] https://www.webtekno.com/abd-turkiye-s-400-teklifi-akilli-telefon-fiyat-indirim-h76543.html

No ResponsesEkim 2nd, 2019

SİLİNMEYEN LEKE

SİLİNMEYEN LEKE

Darbeci Talat Aydemir-in hatıralarında da anlattığı üzere görünen o ki; savaşa gitmeyen, dış güçlerle savaş halinde olmayan ordu ve asker, kendisine bir meşgale bulmak amacıyla oturup kafasına ve fikrine yakın olan insanlarla bir araya gelerek bir inşaat şirketi şey yani bir darbe planı hazırlamışlar.

Dış düşmana vuracakları darbeyi iç düşmana vurmuşlar.

Düne kadar ordunun vaziyeti maalesef buydu.

Şimdi ayıklanması ve gerçek görevine dönmesiyle kendisini bağlayan bağ ve zincirlerden kurtulmuş oldu.

Gerçek uğraşması gereken düşmanının dışta olduğunun ve kendisini çevrelediğinin farkına vardı.

Belli ki evvela komite, kuralları ve üyeleri tesbit edilmiş ve arkasından da toplumda kaos ortamı oluşturarak darbeye zemin hazırlanmış ve adeta darbeciye cii denilip davet edilmişti.

Demirel-in dediği gibi; Ne olmuştu da bir gün önce kan gövdeyi götürürken, bir gün sonra her yer süt liman olmuştu.

Evrenin deyimiyle; Bir sağdan astık, bir soldan…

Amerikalıların ifadesiyle; Bizim çocuklar başardı, diyeceklerdi.

1960 -dan beri bu millet 60 yıl boyunca darbelerle yaşamaya mahkum edildi.

Evini hatta kendisini idare edemeyenler yıllarca bu milleti idareye çalıştı.

Şu anda kirli ve lekeli o insanlar kabirde azab içinde hesap vermektedirler.

Milletin kalbindeki mahkumiyetle beraber…

O hatırattan anekdotlar;

-Aydemir Hatıratında: “En mühim şey Kara Kuvvetleri Kumandanlığı Personel Başkanlığı Şubesi Müdürlüğü ’ne bir arkadaşımızı tayin ettirip bütün komite arkadaşlarımızın ekseriyetini Ankara ’daki vazifelerine tayin ettirmek suretiyle faaliyetlere hız vermekti. Bu sırada beni Elazığ ’dan Siirt ’e 12. Tümen ’e tayin ettiler. Alparslan Türkeş ’in kıta hizmeti bitti. Onu da yine 13. Tümen Üçüncü Şube Müdürlüğün ’e tayin ettiler. O Elazığ ’da kaldı. Ve 1958 Ekimi’nde Yüksek Kumanda Akademisi ’ne İstanbul ’a gitti. Bu suretle Aslan ’a mühim görevler düşüyordu. Çünkü İstanbul ’da komite arkadaşlarından epeyce vardı. Temas sağladığını bana yazdığı mektuplarla bildiriyor, fakat arzu ettiği şekilde faaliyet gösteremediği için şikâyetçi idi. Ben Aslan Türkeş ile çok iyi anlaştığım için onunla tamamiyle bu davanın neticelendirilmesinde kararlıydık. Eninde sonunda muvaffak olacağımıza inanıyorduk. Onun için her şeye katlanılacaktı. Hata komitede bizi takip etmeyenler olursa dahi biz devam edecektik. Türkeş ayrılmadan önce üç kişi kalsak bile ben varım, demişti.

…Anlamıştım ki, artık bütün hazırlıklar Ankara ’da gelişmekte ve yine emniyet prensibine riayet edilmesi icap etmekteydi. Belki mektuplarımdan bir şeyler anlaşılabilir diye çekinmişti. Hele son aylarda her şey kontrole tabi idi. Vaziyeti anladığım için ben de ihtiyatlı hareket ettim. Yalnız Sezai ’den 11 Mayıs 1960 tarihinde aldığım mektupta “Memleketin siyasî potansiyeli karışıktır. Mesut günler yakındır. Biraz daha sabırlı ol” diyordu ki işareti veriyordu.

…28 Nisan 1960 ’tan beri her gün memleket hadiselerini büyük bir alaka ile takip ediyordum. Aşağı yukarı Hükûmet Darbesinin yapılacağını tahmin etmiştim. Fakat kimseye bir şey söyleyemiyordum. Durumum Tugay’da çok nazikti. Çünkü ufacık bir hatam beni felakete götürebilirdi.

…Kan Üstüne Yemin Etmişlerdi.

Yüzbaşı biraz duraksadı. Gülerek Komitenin eskiliğinin ne olduğunu sordu. Ben de samimi olarak karşılayarak kısaca tarihçesinden bahsettim. Türkeş, hiç ses çıkarmadan dinliyordu. Fakat, Özdağ bu anlattıklarıma hiç memnun olmadı, yüzü değişti. “Bu komitenin kuruluş tarihi 1956” dediğim zaman o bana “Bizler daha evvel komite kurmuştuk” dedi. Ben de olabilir dedim, yalnız merak edip sordum “Hangi tarihte yüzbaşım?” dedim, “1952 senesinde” dedi ve anlatmaya başladı. Ben kendisine sordum “O zaman rütben ne idi?” dedim. “Harp Okulu ’nda idim” dedi. Hatta Harp Okulu Silahhanesinde kanlarını akıtarak bugün Millet Meclisi ’nde ettikleri yemini mendillerinin üzerine kanları ile yazdıklarını iftihar ederek anlattı.

Hava Kuvvetleri ihtilâle hem taraftardı, hem de çekiniyordu. Partici olan havacılar, mutlak bir CHP iktidarını arzuluyorlardı. İktidarın CHP ’lilere devredilmesini istiyorlardı. Ancak havacıların bir endişesi vardı. Herhangi bir ihtilâl halinde 14’lerin Türkiye ’ye dönmesi ve kendilerini enterne eden havacılara müdahaleye girişmesi onları korkutuyordu. Bu endişe, Hava Kuvvetleri Cuntası ’nı, ordudan gelecek hareketi bekletmeye sevk ediyordu. Bu sebeple, benim ve arkadaşlarımın bir an önce harekete geçme arzumuz, kendilerini ürkütüyordu. Hava cuntasının başında bulunan Halim Menteş durumu organize etmekle görevliydi. Biz ise devamlı temaslar yapıyor, ordunun parçalanmasını önlemek için tedbirler düşünüyorduk. Havacıların Cuntası ’na dahil Halim Menteş ve yedi MBK üyesi, İnönü ’yü slogan olarak kullanmakta ve bana ve arkadaşlarıma karşı tedbirler tasarlamakta idiler. Nihayet bir çare de buldular: Aydemir ve arkadaşları öne sürülerek müşkül durumda bırakılacaklar, böylece diskalifiye edileceklerdir. Bu fikir derhal tarafımızdan öğrenildi…

…Bir hususu açıkça beyan etmek isteriz ki İNÖNÜ ’nün İSMİ ZEKÂSINDAN BÜYÜKTÜR.

…Akşam gazetesi muhabiri geldi, Taymis Gazetesi muhabiri (İngiliz Devit Holme) geldi, tevkif edileceğimi bildirdi. Böyle bir şeyden haberim yok dedim. Öğleden sonra gazetelerden telefonlar yağmaya başladı. Aynen şöyle söylüyorlardı: “Albayım öğleden sonra tevkif edileceksiniz, cezaevinde Nuri Beşer ’in yanında yeriniz bile ayrıldı.” İnanmak istemiyordum, çünkü mahkeme huzuruna çıkmadan böyle peşin hükümlü bir şeyin olacağına inanmıyordum. Türkiye ’de Hukuk Devleti var zannediyordum. 27 Mayıs 960 ihtilâlini bunun için yapmıştık, ama ne gezer. Saat 15.00’te savcılığa müracaat etmem için davetiye geldi. Saat 16.00 ’da mahkemeye gittim. Savcı Turhan Bilgin ’in yanına çıktım ifademi aldı biraz beklememi söyledi ve beni tevkif edilmek gerekçesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesine sevk etti. Hâkim beş dakika içinde karar verip tevkif etti. Zaten evvelden her şey hazırlanmıştı.

…1957 seçimleri yapıldı. İ. İnönü ’nün kıymetlendirmesinin tam aksi tecelli etti. O tarihte meşhur Gaziantep hadisesi meydana geldi. Meclisin ilk açıldığı gün bir askeri müdahale yapılması için CHP ’lilerden bizlere müracaatlar oldu. Fakat bir zümre ve hele CHP namına ihtilâl yapamayacağımızı kendilerine bildirdik. Ve tekliflerini reddettik. Ordu içi gizli faaliyetlerimizi devam ettirdik, genişlettik. Orduda bizim komitelerden başka komiteler de faaliyetlere geçmişlerdi. Bu 9 subay içinde bizim komitenin başkanı Faruk Güventürk de vardı. Faaliyetlerimizi gizledik. Fakat her devirde olduğu gibi o zaman da meçhul bir muhbir bizi zamanın milli müdafaa vekili Şem’i Ergin ’e bir mektup yazarak isimlerimizle ihbar etti. Şem’i Ergin Bey ’in emir subayı Adnan Çelikoğlu idi. Komitemizdendi. Onların sayesinde mektup imha edilerek 9 subay hadisesinde meydana çıkmadık ve ölümden de kurtulduk.

…27 Mayıs 960 ihtilâli, CHP namına yapılmış bir harekettir.

…27 Mayıs 960 ihtilâlini doğuran gerçeğe kısaca temas etmek mecburiyetindeyim. Büyük önder ATATÜRK ’ün ilkeleri geriye itilmiş, gerici kuvvetler harekete geçirilmiş, milli iç istihsal gücü yıpratılmış, memleket çeşitli istismar ve suistimallere sahne kılınmış, ticari, iktisadi, idari, siyasî her türlü fraksiyon devlet mekanizmasına hâkim olmuştur.

…Talât Aydemir ’in elyazısı ile idamların içyüzünü anlatan yazısı.

1- Adnan Menderes’in asılması için o zaman orduda bulunan “cunta” ısrar etmemiştir. Milli Birlik Komite üyeleri kararın verilmesinden 48 saat önce vicdanları ile baş başa kalması için serbest bırakılmış, hiçbir suretle onlarla askerler, subaylar temas ettirilmemiştir. Bu kararı bizzat “cunta” dedikleri grup almıştır. Cuntanın başı da o zaman C. Sunay ve kuvvet kumandanlarıdır.

2- Milli Birlik Komitesi ’nde idam hükümlerinin tasdiki için ısrar edenler CHP kanadına hizmet eden Ekrem Acuner gurubudur. Komitede. C. Gürsel idamların yapılmaması için çok çaba göstermiştir. Kararda idam hükmüne karşı oy kullananlar şunlardır: C. Gürsel, F. Özdilek, Sıtkı Ulay, Osman Köksal, Ahmet Yıldız, Suphi Gürsoytrak, Selahattin Özgür, Sami Küçük. Bu durum 15 Eylül 961 Saat 18.00 ’de Milli Birlik Komitesi ’nin yapmış olduğu toplantı zabıtlarından tetkik edilebilir.

3- Üç idamdan ikisi H. Polatkan, F. Rüştü Zorlu derhal sabaha karşı İmralı Adası ’nda, Dz. Kur. Alb. Bülent Tarkan tarafından infaz savcısı Egesel huzurunda icra ettirilmiştir.

4- Adnan Menderes hasta olduğu için iyileşinceye kadar idamı geri bırakılmıştır. Bu arada İ. İnönü, C. Sunay ’a müraacat ederek randevu istemiş, o zamanın Hariciye Vekili Selim Sarper ’in Hariciye Vekâletinde C. Sunay ile İ. İnönü 17 Eylül 961 Saat 10.00’da buluşmuşlardır. İ. İnönü “Adnan Menderes ’in asılmasına engel ol paşa” diye Cevdet Sunay ’a teklifte bulunmuştur. (Selim Sarper ’in huzurunda) C. Sunay da “İğne deliği kadar hukukun geçeceği bir yer gösterin, teşebbüs edelim” demiştir. İ. İnönü ile birlikte saat 11.00’de Çankaya ’da C. Gürsel ’e gitmişlerdir. Aynı mevzu orada üçü arasında görüşülmüş. C. Gürsel, Adnan Menderes’i kurtarmak için Yassıadaya yeni bir doktorlar heyeti gönderip akli muvazenesi bozuktur diye rapor verilsin, infaz durdurulsun demiştir. Bu karar uygun bulunmuş. Buraya kadar geçen hadiseyi bizzat C. Sunay anlatmıştır. (7 kişinin huzurunda. O isimler de mahfuzdur.) Bunun üzerine C. Gürsel Yassıada Komutanı Top. Yb. Tarık Güryay ’a telefon etmiştir. (Telefonu Hv. Bin. Remzi de dinlemiştir.) “İnfaz durdurulsun, yeni bir doktorlar heyeti gönderilecek.”

Bunun üzerine derhal Tarık Güryay durumu Egesel ’e bildirmiş. (S:15:00 dir) Egesel hemen telaşlanmış, “Aman kurtaracaklar, götürüp asalım” demiş. O zamanın Örfi İdare K. C. Tural ve garnizon K. General Faruk Güventürk ’e vaziyet bildirilmiş. Onlar da acele edin demişler. Derhal iki tane hücum bot hazırlanmış. Hatta hücum botlardan birine bir darağacı da kurulmuş, ne olur ne olmaz İmralı ’ya gidinceye kadar yolda telsiz ile bir emir gelirse (idamın durdurulması için) Egesel o zaman hemen yolda hücumbotta idamı infaz ederiz diye tertibat aldırmış. C. Gürsel saat başı durumu Örfi İdare K. C. Tural ’dan sormakta imiş. En nihayet C. Tural, daha Adnan Menderes asılmadan asıldı diye telsizle C. Gürsel ’e bildirilmiştir. Ve kanuna aykırı olarak da acele ile sabaha karşı idam hükümlerinin infazı gerekirken Pazar günü saat 18.00’de Adnan Menderes ’i asmışlardır.

Bu bilgiler C. Sunay, Tarık Güryay, Hv. Bnb. Remzi, Dnz. Kur. Alb. Bülent Tarkan, Egesel, İrtibat bürosu Bşk. Tuğg Namık Kemal Ersun ’dan bizzat dinlenmiştir.Buna göre Adnan Menderes ’in asılmasında çaba gösterenlerin kimler olduğu açıkça meydandadır. Milleti kandırmaktan fayda uman CHP ’liler artık herkese iftira etmekten biraz olsun utansınlar. Tarih bir gün gelecek her şeyi açıklığı ile meydana koyacaktır. Bundan başka söylenenlerin hepsi yalandır. ”

MEHMET ÖZÇELİK

18-09-2019

No ResponsesEylül 18th, 2019

EŞKİYA

EŞKİYA

-ABD Başkanı Trump, G-7 Zirvesi kapsamında görüşeceği Mısır’ın darbeci lideri Sisi’yi beklediği sırada, “Nerede benim favori diktatörüm” dediği ortaya çıktı. Wall Street Journal’ın iddiasına göre, Trump’ın bu sözlerini toplantı odasındaki Mısırlı yetkililer duydu ancak tepki veren çıkmadı.[1]

-ABD, terör örgütü PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgeye yaklaşık 200 araçlık konvoy gönderdi.[2]

-Dahlan 15 Temmuz için FETÖ’ye para gönderdiğini kabul etti!

Muhammed Dahlan’ın FETÖ bağlantısıyla 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü resmen ortaya çıktı. Dahlan, “darbe için FETÖ’ye finans sağladı” haberi için açtığı davadan çekildi, bir anlamda FETÖ’ye para transfer ettiğini kabul etmiş oldu.[3]

-PKK eşittir HDP. Dağa kaçırdığı çocukları askerin karşısına çıkarıp öldürürken, diğer yandan da katılmayıp kaçmaya çalışanı katledip, bunu destekçisi olan CHP ve ahmak dostlar ve sanatkar bozuntuları tarafından devlet katil ilan edilmeye, devlet ve toplumla karşı karşıya getirilmeye çalışılmaktadır.

Asker ve polisle savaşanlar ödüllendiriliyor, makam veriliyor.

Taş atanlar milletvekili yapılıyor.

Yılan elbette yılanlığını yapacak ve devlette başını ezecektir.

Ya dost görünümlü ahmak dostlar?

Onlar içimizdeki virüsler ve Truva atlarıdır.

Onların ipi sahiplerinin elindedir.

Sürdükleri yere giderler.

Devlet dağdan önce şehirden başlamalı tasfiyeye.

Dağın kaynağı şehirdedir.

İpin ucu buradadır.

Puştun elinde…

Bu uzantı 20 Avrupa ve batı devletlerine kadar uzanmaktadır.

Batı bu zulmünün karşılığında kendi gemisi de şu almaktadır.

Gemi su alınca ilk terk eden fareler olurmuş.

İngiltere her türlü zararı göze alarak gemiyi hızla terk etmektedir.

Dünyayı eşkıyalar mı idare ediyor?

İnsan kanı ve canı çok ucuzlamış…

İnsanlar çok rahat öldürülüyor.

Size binlerce karınca, sinek, böcek öldürme teklif edilse, şimdiden yüzünüzü ekşittiniz değil mi?

Suriye-de, Irakta, Afganistan-da, İslam ülkelerinde milyonlarca insan birden çok rahatlıkla öldürülmektedir.

Dünyada eşkıyalar cirit atıyor.

MEHMET ÖZÇELİK

17-09-2019


[1] https://www.yenisafak.com/dunya/trump-sisi-icin-nerede-benim-favori-diktatorum-dedi-3506135

[2] http://m.haber7.com/guncel/haber/2896363-abdden-pkkya-200-aralik-konvoy/?detay=1

[3] http://m.haber7.com/dunya/haber/2896350-dahlan-15-temmuz-icin-fetoye-para-gonderdigini-kabul-etti

No ResponsesEylül 17th, 2019

AĞAÇ KURDU

AĞAÇ KURDU

Dede Korkut:“ Kahpe içerden olunca Kapı kilit tutmaz oğul!

Halk içinde bozgunluk yapan Haindir oğul!”

Kaleler düşmanla değil, Truva atıyla işgal edilir.

-Ğassalın işini sürdürmesi için birilerinin ölmesi gerekiyor.

Kabir soyguncularının iş yapması için zengin ölüler lazım.

Kabir soyguncularında artış var.

Bir ara bir iş adamı Türkiye nüfusunun 80 milyon değil, 35 milyon olması gerektiğini söylemesi, dünya nüfusunu çok gören silah şirketleri ve kodamanlar ekmeklerini paylaşma yerine, ekmek çalmaktadırlar.

Düşman içerde.

Münafık yapı faaliyette.

Ağacı deviren baltanın sapı yine ağaçtan.

Ağacın içini boşaltıp çökerten ağacın içindeki yine ağaç kurdudur.

-“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.”(Tevbe.18.) ayetiyle;

Allah’ın mescidlerini yapanın Allah’a iman edenler olduğunu söyleyen Rabbimiz, münafıkların yaptığı Mescid-i Dırar-ı – Zararlı Mescidi- (Tevbe.107-110) yıktırmaktadır.

-Akp-nin İstanbul’daki kaybında önemli çapta içteki ihmal ve kasıt olduğu ifade edilir.

Ahmet Davutoğlu, Abdullah Gül ve Ali Babacanın kazanması için, Erdoğan’ın kaybetmesi veya ona kaybettirilmesi lazım.

Geminin su aldığını veya aldırılmaya girişim çabalarının olduğunu gören fareler gemiyi terk ederlermiş.

Piyasada fareler çoğaldı.

Şu anda bu yapılmaktadır.

-Hz. Ömer ve Hz. Ali cami yolunda ve namazda şehid edilirken, Hz. Osman Kur’an okurken şehid edilmiştir.

Düşmanı dışarı değil, içerde aramak gerek.

Dost görünümlü düşmandır insanı kahreden.

Sende mi Brütüs…

En ağır hastalık olan kanser dışarıda değil, içeridedir.

İç kanama, beyin kanaması, insanı yine insanın kanı boğmaktadır.

Mikrop içeridedir.

Bilgisayarı içerdeki virüs çökertmektedir.

Hz. Hasan’ı eşi öldürmüştür.

Hz. Hüseyin’i sanki yabancı mı öldürdü?

Osmanlı dıştan değil, içten yıkıldı.

Kardeş katli ve savaşları Osmanlıyı yıprattı.

Cemel ve Sıffin savaşları iç savaştır. En hazini.

Habil-i kardeşi Kabil öldürdü.

Dünyada kavga edip savaşanlar hep Adem’in çocuklarıdır.

-Herkesin kıymeti mensub olduğu, tercih edip teveccüh ettiği şey ve kimselerin kıymetindedir.

MEHMET ÖZÇELİK

17-09-2019

No ResponsesEylül 17th, 2019

FİTİL

FİTİL

Fetö-nün ikinci gezisi veya başarırsa ikinci 15 Temmuz devlete saldırıdan sonra cemaatlere saldırı olacaktır.

Bir yandan devletle cemaatleri karşı karşıya getirmeye çalışırken, diğer yandan da cemaatleri birbirleriyle çarpıştırma yoluna gidecektir.

Zaten 15 Temmuzdaki hedef de o kaos ortamını oluşturmak ve fitilini ateşlemekti.

Bu konuda sürekli gündemde tutup, bir yandan toplumu dolduruşa getirip, nefret duygularını yalan ve iftiralarla da süslemek yoluyla çatışmanın fitilini ateşleyerek, fitneyi uyandıracaktır.

Türkiye-deki fitili ateşleyenler geçmişten günümüze, İttihat ve Terakkiden Cumhuriyete ve bu günümüze Masonlar olmuştur.

Münafık ve gizli bir yapı.

-“Emniyet Umum Müdürlüğü, 14 Eylül 1960 tarihinde komiteye cevap verdi. “Gizli” damgalı Müsteşar Hilmi İncesulu imzalı raporda masonlar ve FETÖ gibi masonik örgütlerin bugün olduğu gibi geçmişte te devleti ele geçirmeye çalıştığını ortaya koydu.

İNÖNÜ’NÜN MASON OLDUĞU GİZLENDİ!

Milli Birlik Komitesi’ne gönderilen 2 raporda da İsmet İnönü’nün korunması dikkat çekti. Gerçek Hayat’ın yayınladığı belgelere göre dönemin ünlü masonlarının ismi tek tek sıralanırken 1937 yılında “İstiklal-Areopage” adlı locaya kayıt yaptıran İnönü’nün adına yer verilmedi.

Ayrıca raporun hazırlanma aşamasında ilgili kuruma resmi bir yazı gönderen Milli Birlik Komitesi Üyesi Albay Mehmet Şükrü Özkaya, “Masonlarla ilgili hazırlanan raporda Sn. İnönü’nün isminin kesinlikle yer almaması gereği bilgilerinize arz olunur…” diyerek talimat verdi.”[1]

*************   

NEREDE KİŞİLİK

Önce Rusya’yı, komünizmi, sosyalizmi, ateizmi, sefaheti, fakirlik edebiyatını, materyalist, devrimleri, darbeleri, ABD’yi, Atatürkçülüğü, kürtçülüğü, deaşi, PKK-yı ve şimdilerde terör örgütlerinin arkasında olan sol, sol zihniyet bir türlü kişiliğini bulamadı..

Olmayan bir şey bu kadar bulanıklıklar içerisinde nasıl bulunsun ki?

-Solun kirli ve sefih zihniyet ve yaşantısı onların bir dava içerisinde olmadıklarını gösteriyor.

1970- lerde fakir edebiyatı yapan bu sol zihniyet, 1980- den itibaren Türkiyenin en zenginleri sırasına girdiler.

İsterseniz şöyle bir göz gezdirebilirsiniz…

1970.lerde ABD’ye, Go Home, haydi evine, evine git diyenler, bugün, Come Here yani Buraya, evine gel demektedirler.

Bu da gösteriyor ki sol zihniyet şeytanla bile çok rahat ortaklık kurar.

Ortaklık ne demek?

Ona yalakalık, şakşakçılık ve hizmetçilik yapar.

Türkiye kimliksiz ve kişiliksiz bir zihniyetin kıskacına alınmaya çalışılmaktadır, münafık yapılarla beraber…

Bizi bu coğrafyadan silmek isteyenler önce hafızamızı sildi, sonrada değerlerimizi…

Bugünkü PKK’nın temelinde sol var.

Onu besleyip sürdüren de sol.

Temsilcilerinde bu durum çok açıkça ortadadır.

Türkiye de fitnenin fitilini ateşleyip yakan, sol zihniyettir.

Bu tinet hiçbir zaman için değişmez.

-“HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, “Kürt sorunu devam ettiği sürece; gerillaya da katılımlar olacak, çatışmalar da olacak, savaşlar da olacak.” ifadeleriyle tehditler savurdu.

-İçişleri bakanı Süleyman soylu açıklamasında;

“Bunlar 2015 yılında 15 yaşından küçük 521 tane çocuğu terörist olarak dağa götürdü. Çocuklarımızı teröristlerin eline bırakmayız.”

-‘PKK’yı kınama’ önergesi CHP oylarıyla reddedildi!

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AK Partili üyenin Karabağlar yangınıyla ilgili terör örgütü PKK’nın kınanmasına ilişkin verdiği önerge CHP’nin oylarıyla reddedildi.”[2]

-Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde

(Açıklaması: Kişinin aynası yaptığı işlerdir, laflarına bakılmaz; çünkü kişinin aklının seviyesi ancak yaptığı işlerle ortaya çıkar.)Ziya Paşa.

MEHMET ÖZÇELİK

13-09-2019


[1] http://m.haber7.com/guncel/haber/2895382-sinsi-sinsi-siziyorlar-belgeler-yayimlandi

[2] http://www.haber7.com/guncel/haber/2895063-pkkyi-kinama-onergesi-chp-oylariyla-reddedildi

No ResponsesEylül 13th, 2019

DOĞU İNSANI MI YOKSA….

DOĞU İNSANI MI YOKSA….

Evet doğu insanı mı cahil yoksa batı insanı mı?

Doğu insanı yüz yıldır zorbalıklarla, jandarma dipçikleriyle cahil bırakıldı.

Menderes döneminde nefes alacaktı darbe ve 163. Madde ile susturuldu.

Özal döneminde bir açılım ve atılıma girecekti başına PKK belası musallat edildi.

Erdoğan döneminde ayağa kalkmaya çalıştı iç ve dış saldırılar, 15 temmuz darbe teşebbüsü ile önü tıkanmaya ve devre dışı bırakılmaya çalışıldı.

Her türlü ayak oyunları, 50 yıldır beslenenler, tüm münafık yapılar devreye konuldu.

Doğu insanı PKK korkusu ile kuşatıldı. Oğlunu kurban verdi. Sustu, konuşmadı.

Çocukları okumasın, halkı cahil kalsın diye okulları yakıldı, öğretmenleri öldürüldü, polis ve askere saldırıldı.

Doğu yeni yeni uyanmaya, PKK’nın adam daha doğrusu çocuk devşiricisi olan BDP’ye baş kaldırıyor.

Bütün bu cehalete, cahil bırakılmaya rağmen, doğu insanı hayatını verecek kadar fedakâr, misafirperver, cesur, vefalı, teslimiyet sahibi, devletine bağlıdır.

Kaba bile olsa yontulabilir.

Ya batı?

Batı dünyasının şımarık çocuğu..

Su eklesen cıvıklaşıyor, un eklesen katılaşıyor.

Soğuk ve resmi insan.

Karanlıktaki aydın. Dağdaki çobandan üstün olduğunu söyleyip sürü politikası izleyen..

Tıpkı cehalet asrının insanı gibi;

“Ya Muhammed. Sen bizi atalarımızın tapa geldiği şeyden mi alıkoyuyorsun?

Kur’an onlara cevabında; ya atalarınız yanlış yolda ise, aynı yanlışı sürdürecek misiniz?

Batı insanı, biz atadan beri o partiye veririz.. aynıdır değişmez. Katı ve kalıplaşmış bozuk zihniyet.

Celladına aşık olacak kadar.

İpini çekenin elini öpecek kadar.

Aynı delikten onlarca defa sokulup, zehirleninceye kadar.

Batı kullanıyor, doğu kullanılıyor.

Batı melez.

İnsanlar doğudan gittiği gibi, insanlık yine doğuda.

Tamire ihtiyacı var.

Batı ayaklanması değil, ayıklanması gerek.

Doğu bilmezliğinden aldanırken, batı bilmişliğinin kurbanı olmaktadır.

Doğu cahilliğinden ve baskıdan PKK’yı desteklerken, batı PKK’nın avukatlığını yapmaktadır.

Cahili anlarım da, ya PKK’yı destekleyen akademisyenlere ne demeli?!

Kim daha cahil?

Devletin üst kademelerinde görev yapmışların pkk-nın arkasında durmasına ne demeli?

Batı aklını başına almalı, doğu dağıttığı gücünü toplamalıdır.

Batı doğuyla vardır.

Doğu batıya yardır.

Doğu insanı stratejik konumundan dolayı her cihetten darbe yedi.

Şamar oğlanı gibi.

Elinden tutup kaldırılması, silkelenip uyandırılması lazımdır.

Bir kadının PKK’ya karşı evladına sahip çıkmak için ayağa kalkması bile, devlet gibi güç kazandırdı.

Damla sel olup akmaya başladı.

Doğu bunu çoktan yapmalıydı, meşale gibi de elden ele taşımalı, sürdürmelidir.

İşte doğu aslında budur.

Selahaddin-i Eyyubi-nin torunlarına da bu yakışır.

Doğuyu geri bırakan üç şeydir.

Cehalet, Fakirlik ve İhtilaftır.

Çaresi de üç şeydir;

Marifet, Sanat ve İttifaktır.

 MEHMET ÖZÇELİK

09-09-2019

No ResponsesEylül 9th, 2019

İLK İNSAN

İLK İNSAN

İlk insan Hz. Adem-le beraber vahiy yolu da açılmış, peygamber ve yükümlülükler devreye girmiştir.

Kendisinin maymundan geldiğini iddia eden hayvan bozuntusu kişiye sorarım,

Maymunlardan peygamber gelmiş midir?

Onlara vahiy inmiş midir?

Vahiy gelmesi için binlerce yıl insan olması mı beklenmiştir?

İnsan olarak yaratılmaya güç yetirilememiş midir?

Vahye mazhar olacak yüksek bir ruha sahip midir?

Neden bu değişim ve dönüşüm devam etmemektedir?

Şimdiki maymunların suçu nedir?

Bir haksızlık değil midir?

Soyunuzun maymun olmasını ruhen, aklen, kalben ve vicdanen nasıl hissedersiniz?

Size maymun oğlu maymun denilse rahatsız olur musunuz?

-“Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulblerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir.”[1]

Allah bu sözü maymunlardan mı aldı?

Allah bu sözleşmeyi maymunlarla mı yaptı?

-Ayette Hz. Âdem-in muhtelif nevi ve safhalara sahip oluşu hakkında:
Mesela, .Adem (a.s)’in yaratılışı ile ilgili olarak bir defa ;”Topraktan” (Al-i İmran,3/5’9) şeklinde, bir defa “bir balçıktan” (Hicr, 15/26, 28, 33) şeklinde, bir defa;”Yapışkan bir çamurdan” (Saftat, 37/11) şeklinde, başka bir defa da;”Kiremit gibi pişmiş çamurdan” (Rahman 55/14:) şeklinde farklı ifadeler ‘gelmiştir.  Bunlar, muhtelif lafizlardır, her birinin durumlarına göre farklı manaları vardır.
-Salsal” kelimesi,  hame  kelimesinden,  hame” kelimesi de türab kelimesinden
farklı manadadır. Ancak bunların madde olarak aslı topraktır. Bu değişik hallerden
herbiri tedrici olarak topraktan meydana gelmiştir. Böylece farklı merhalelerden
bahseden bu kelimeler arasında bir çelişki olmadığı anlaşılmış olur.”
[2]
-Kainatta en şaşılacak bir şey varsa o da Ateizm ve inançsızlıktır.

İnançsızların haline şaşmak lazım. Cenabı Hakk’ın yokluğu konusunda düşünüp tartışacaklarına, onun eserlerine bakıp azametini, haşmetli kâinattaki mükemmel işleyişi görseler hayret ve hayranlık içerisinde kalırlar.

Allah zatı itibarıyla mükemmel olduğu gibi, sıfatları mesela yaratma özelliğiyle de mükemmeldir.

Bu insanın mükemmel yaratılışını Allah’tan başka kime verebilirsiniz?

İnsanın yaratılışı konusunda hataya düşenler ya inkârlarından ya da iman ve idraklerinin zayıflığındandır.

MEHMET ÖZÇELİK

07-09-2019


[1] A’raf.172. Diğer bazı âyetlerde de Allah’ın insanlardan mîsâk aldığına dair doğrudan veya dolaylı ifâdeler bulunmaktadır. İlgili âyetlerden bâzıları için bk. Rûm 30/30, el-En‘âm 6/161, Yûsuf 12/40. İlgili hadisler için bk. el-Muvatta’, “Kader”, 2, Müsned, I, 272, İbn Ebu Şeybe, Musannef, Evâil, 1.

[2] Zerkeşi, a.g.e, II, 5·!; Suyilti, a.g.e, ID, 84; Cerrahoğlu, Tefsir UsUlü, s. 180. Bak. ÂYETLERİ YORUMLAMADA DÜŞÜLEN HATALAR ÜZERİNE BİR İNCELEME-Muhammed AYDIN.

No ResponsesEylül 7th, 2019