SURİYELİ ÖĞRENCİLERİMİZDEN ARAPÇA İSTİKLAL MARŞI

No ResponsesMart 18th, 2019

ÂSIMIN NESLİ

Bizi öldürdükçe biter sanırlar,
Halbuki çok yanılırlar,
Biz öldükçe diriliriz,
Bunun farkına varamazlar.

Muhammed’in ordusu dağıldı, yok sanırlar,
Halbuki yeni uyanıyordur farkına varamazlar,
Vücudumuzdaki yaralar iyileşmez sanırlar,
Halbuki yaralar kapanır ve acılar biter,
Bunun farkına varamazlar.

Yavruyu anneden ayırınca unutacağını sanırlar,
O yavru ölene kadar annesine kavuşmaya çabalayacaktır,
Önündeki engelleri sabrı, hırsı ve imanıyla aşacaktır,
Bunun farkına varamazlar.

Yaşlı, genç, çoluk çocuk demediler,
Önlerine kimler geldiyse şehit ettiler,
Kendi akıllarınca sevindiler, düşman güçsüz dediler,
Bizim her acı çektiğimizde dirildiğimizi fark edemediler,
Muhammed’in ordusunun dirildiğini bilemediler!

“İNTİKAM GECİKİR AMA ASLA YAŞLANMAZ!” BURAK ÇAM

No ResponsesMart 17th, 2019

TERÖR VE ORTAKLARI

TERÖR VE ORTAKLARI

Dünya terör kıskacında..

Kıyametin on alametinden biri olan ve terörü ifade eden Ye’cüc-Me’cüc kol geziyor.

-HDP’nin seçim vaadi: PKK heykellerini yeniden dikeceğiz.

Kayyumların hizmete soktuğu çocuk parklarını yakarak zarar veren terör örgütü PKK’nın siyasi kanadı HDP, teröristlerin heykel ve anıtlarının yeniden inşa edilmesini seçim vaadi olarak sundu. “[1]

Terörün ve on binlerce insanın öldürülmesinin müsebbibinin heykeli dikiliyor.

Zulüm heykelleşiyor.

Ancak Saddam da zulmünün heykelini dikmiş ve yine dikenler tarafından yıkılmıştı.

Şimdi ise zulmün karanlığı hala devam etmekte, lanetle anılmaktadır.

-Teröristle tam bir ortaklık yapılıyor.[2]

-CHP’nin Ankara ve İstanbul’da HDP kurnazlığı.

HDP ile örtülü iş birliği yaptıklarını İYİ Parti seçmeninden gizlemeye çalışan Kılıçdaroğlu ve Akşener, bu kez nabza göre şerbet stratejisini benimsedi. Ankara’da HDP karşıtı olan CHP ve İYİ Parti, İstanbul’da ise HDP’ye birlik beraberlik çağrısı yapıyor.[3]

-Vatikan, ABD, Trump, BBC, NYT… Alçak saldırıya ‘terör’ diyemediler

-Yeni Zelanda’daki 49 kişinin camide katledildiği terör saldırısının ardından Vatikan da bir taziye mesajı yayınladı. Ancak taziye mesajında “terör” ifadesini kullanmadığı görüldü. Fener Rum Patrikhanesi ise yaptığı yazılı açıklamada cami katliamını “terör” olarak ifade etti. Bunun dışında Trump, Pompeo, BBC, Le Figaro, New York Times da “terör” demediler. Hatta İngiliz Daily Mirror terörist için, “Melek Çocuk” dedi.[4]

-Çünkü batı dünde bunu yapmış, haçlı zihniyetini beslemişti.[5]

-ABD’den teröre 3 yılda 1,6 milyar dollar.

ABD, DEAŞ bahanesiyle yerleştiği Suriye’de ‘çekilme’ tiyatrosu eşliğinde terör örgütü PKK/PYD’ye desteği sürdürüyor.

2023’TE 2,2 MİLYAR DOLAR.

ABD, 2019’da ise bütçesinde DEAŞ ile mücadele kapsamında, PKK/PYD’ye eğit-donat için 300 milyon, “DEAŞ karşıtı misyona ilişkin sınır güvenlik ihtiyaçları” için de 250 milyon dolar olmak üzere toplam 550 milyon dolar ayırdı. ABD Savunma Bakanlığı 2018’de ise örgüte “DEAŞ’la mücadele” adı altında 500 milyon dolar bütçe verdi. ABD’nin terör örgütü için 2018-2020’de ayırdığı 1 milyar 600 milyon dolar oldu. Bu rakamın 2023 yılında 2 milyar 200 milyon dolara ulaşacağı ifade ediliyor.[6]

-Yeni Zelanda da bu cinayette de yine Abd parmağı çıktı.

Dün ilk kez hakim karşısına çıkarılan teröristin hazırladığı manifestoda özellikle bir kısım dikkat çekti. Bu kısımda daha önce Amerikan Deniz Kuvvetleri’nde görev aldığını söyleyen terörist birliğin en iyi keskin nişancısı olduğunu ve El-Kaide operasyonları sırasında 300 kişiyi öldürdüğünü söylüyor. Yine bu kısımda Amerikan ordusunun cephanesine erişim izni olduğunu açıklayan terörist, ABD’deki gizli casus ağıyla da iletişimde olduğunu itiraf ediyor.

“ABD Deniz Kuvvetleri’nden üstün başarı derecesiyle mezun oldum ve El-Kaide’ye yapılan birçok operasyonda görev aldım, 300’den fazla kişiyi öldürdüm. ABD ordusunun en iyi keskin nişancısıyım. Siz benim için sadece başka bir hedefsiniz! Sizi bu dünyada daha önce hiç görülmemiş yöntemlerle öldüreceğim![7]

-Yeni Zelanda’daki katliamın tarihi kodları.

Yeni Zelanda’daki katliamı gerçekleştiren Brenton Tarrant, Müslümanlarla mücadele eden Hristiyan komutanlar ile terör eylemleri düzenleyenlerin isimlerini silahına yazarak eylemini meşrulaştırmak istedi.[8]

 -Kimin eli kimin cebinde…

-Kılıçdaroğlu, Ekşi Sözlük’ü ödüllendirmişti!

Müslüman katliamı için “Videoyu izlerken, keşke Türkiye’ye gelip bu cuma günü camileri temizlese diye iç geçirdim.” diyen Ekşi Sözlük yazarı dün tutuklandı. Bu olay sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun Gezi kalkışması sonrası Ekşi Sözlük’ü ziyaret ederek bir sertifika ve gaz maskesi ile ödüllendirdiği günler akıllara geldi.[9]

-Erdoğan konuşmasında;” KEMAL KILIÇDAROĞLU’NA SERT TEPKİ: SENİN O SENATÖRDEN NE FARKIN VAR.

Hatırlayınız, İstanbul’un sokaklarına “Zulüm 1453’te başladı” yazıları Gezi olaylarında yazıldı mı? Başlarında Bay Kemal’in olduğu bu Geziciler neyi kast ediyorlardı?

15 Temmuz darbe girişimini birileri alkışlarla karşılamış, başarısız olunca da “kontrollü darbe” diyerek işi tersine çevirmeye çalışmıştır. Kimdi bu? Bay Kemal. Madem kontrollü darbeydi de Yenikapı’ya niye geldin Bay Kemal?

Terbiyesize bak “İslam dünyasından kaynaklanan terör” diyor. Yahu senin o Avustralyalı senatörden ne farkın var? Şu hale bak ya, ne günlere kaldık? Terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu söyleyecek kadar izanını kaybetmiş, kendini kaybetmiş olan birisi, halkının yüzde 99’ü Müslüman olan bu ülkede siyaset yapıyor. Bay Kemal, sen terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu söylemeye ne yetkilisin, ne ehilsin. Sen önce kendini gözden geçir, kendini.”[10]

-50 yıldır doğudaki terör olayları yüz yıl önceki planların sonucudur.

-Berlin Antlaşması’nda Vilayet-i Sitte.

-Vilayet-i Sitte 1878 tarihli Berlin Antlaşması‘nın 61. maddesinde geçer. Buna göre “Osmanlı Hükümeti, halkı Ermeni olan vilayetlerde mahalli ihtiyaçların gerektirdiği ıslahatı yapmayı ve Ermenilerin Çerkes ve Kürtlere karşı huzur ve güvenliklerini garanti etmeyi taahhüt eder ve bu konuda alınacak tedbirleri devletlere bildireceğinden, bu devletler söz konusu tedbirlerin uygulanmasını gözeteceklerdir”

Mondros Ateşkes Antlaşması’nda Vilayet-i Sitte.

Mondros Ateşkes Antlaşması‘nın 24. maddesine göre Vilayet-i Sitte de herhangi bir karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu bölgeyi denetim altına (işgal) alabileceklerdi.

Bu madde ile Doğu Anadolu Bölgesinde bir Ermeni Devleti’nin alt yapısını oluşturuyordu.

Bunlar; Erzurum, Van, Mamüretü’l Aziz (Elazığ), Diyarbekir, Sivas ve Bitlis.

-Milel-i Kâzibe şey yani şimdiye kadar ifade edilen Milel-i Sadıka diye ifade edilen ermeniler sadakatlerini kaybederek, ekmeğini yedikleri bu millete ihanet etmektedirler.

Terörü estirmekte, terörü desteklemekte, terörü yürütmektedir.

-BİR KISSA: Kaybedenler de Olacak

İmtihan olunca elbette kaybedenler de olacaktır. Kimse sınıfta kalmasın diye okul açılmazsa, herkes cahil kalacaktır. Bir okulda sadece iki kişi âlim olarak yetişse ve bin kişi ise gereken başarıyı gösteremese, yine o okulun açılması maslahattır. Hattâ bir üniversitede dünya çapında bir fenci veya Eflâtun gibi bir dâhi yetişeceği bilinse, diğer bütün talebeler belge de alsalar o üniversite açılacaktır. Çünkü, o üniversiteden yetişecek o tek kişi, binlerce kişi kıymetindedir ve bütün insanlığın medar-ı iftiharıdır. Faydası bütün beşeriyetedir.

Dünya denilen bu imtihan meydanının açılmasına ve bu sebeple çokların cehenneme düşmelerine bu misâlle bir derece bakılabilir.

MEHMET ÖZÇELİK

17-03-2019


[1] http://www.haber7.com/siyaset/haber/2842555-hdpnin-secim-vaadi-pkk-heykellerini-yeniden-dikecegiz

[2] http://www.haber7.com/guncel/haber/2842614-soylu-kilicdaroglu-cok-buyuk-bir-tezgah-hazirliyor

[3] http://www.haber7.com/siyaset/haber/2842520-chpnin-ankara-ve-istanbulda-hdp-kurnazligi

https://www.ahaber.com.tr/gundem/2019/03/17/iyi-parti-hdpnin-altinda-kaldi-isyani

[4] http://www.haber7.com/dunya/haber/2842326-vatikan-abd-trump-bbc-nyt-alcak-saldiriya-teror-diyemediler

[5] http://www.haber7.com/foto-galeri/57348-gecmisten-gunumuze-islam-dusmanligi-ile-yapilan-saldirilar

[6] https://www.habervaktim.com/haber/559053/abdden-terore-3-yilda-16-milyar-dolar.html

[7] https://www.ahaber.com.tr/galeri/gundem/yeni-zelandada-katliam-yapan-brenton-tarrantin-manifestosunda-sok-abd-detayi/3

[8] https://www.ahaber.com.tr/galeri/dunya/yeni-zelandadaki-katliamin-tarihi-kodlari

https://www.ahaber.com.tr/dunya/2019/03/17/breivik-iddiasi-yeni-zelandadaki-teror-saldirisinda

[9] http://www.haber7.com/guncel/haber/2842529-kilicdaroglu-eksi-sozluku-odullendirmisti

https://www.ahaber.com.tr/webtv/gundem/merdan-yanardag-ezani-isliklayanlara-sahip-cikti

[10] http://www.haber7.com/guncel/haber/2842406-halk-ibadete-acalim-demisti-erdogandan-cok-carpici-ayasofya-cevabi/?detay=1

No ResponsesMart 17th, 2019

BATI ÖLÜYOR HRİSTİYANLIK ÇÖKÜYOR

BATI ÖLÜYOR HRİSTİYANLIK ÇÖKÜYOR

Batı batıyor, batı bitiyor.

Haçlı zihniyeti bitmedi, hortladı.

Batının bitişini terör sonlandıracak.

-Batı bu Yeni Zelanda olayı ile cinayeti ile beraber şimdiye kadar yapmış olduğu örtülü terörizmi artık açıktan açığa ortaya koymuştur Zaten bazı baskınlarla daha önceki canice hareketlerle, toplu katliamlarla bu terörünü sürdüren Batı, artık açıkça açık yüzünü ortaya koymaktadır.

-Dünyanın gündeminde geçtiğimiz günlerde Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki Al Noor ve Linwood camilerine cuma namazı sırasında düzenlenen ve 49 kişinin şehit olması ile sonuçlanan hain terör saldırı var. Yeni Zelanda katliamı ile ilgili tüm dünya tek yürek olmuş durumda.

-Katliamı öven Ekşi Sözlük yazarı tutuklandı!

” Videoyu izlerken keşke Türkiye’ye gelip bu cuma günü camiileri temizlese diye iç geçirdim ” ifadelerini kullanan yazarın hesabının nefret söylemi nedeniyle kapatıldığı açıklanırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.[1]

-Terörist, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Halkımızın en kadim düşmanı olan Türklerin lideri” diye nitelendirdi.

“Avrupa topraklarında yaşamaya çalışırsanız sizi öldürürüz”

-İç-teki ve dış-taki teröristler kol kola beraber çalışıyor.

-Erdoğana saldıran terörist ile ısrarla geldiğinden beri Erdoğana saldıranların arasında ne fark var?

Basiret mi? İz’an mı? Şuur mu? Kabiliyet mi? Seviye mi?

Yoksa ihanet, cinayet, nifak, cehalet, körlük müdür?

-Ezana karşı hırlayanlar ile, bu caninin zırlaması elbette tesadüf değildir…

-Batı Şii-Sünni kavgasının ortamını hazırlayıp çatışmaya sevketme planından sonra, şimdi de Yeni Zelenda cami saldırısı gibi, kiliseye saldırtıp müslüman –hristiyan çatışmasının zeminini hazırlamaya mı çalışıyor?

******************   

Batının bitişini tetikleyecek olan diğer faktör ise şeytanın Hz. Havva-ya karşı uyguladığı ilk uygulama olan fuhuştur.[2]

-Melbourne’da görev yaptığı dönemde kilise korusundaki iki erkek çocuğa cinsel tacizden yargılanan Avustralya Kardinali George Pell 6 yıl hapse mahkum edildi. Kararı alkışlayarak karşılayan mağdurlar ve yakınları Pell’in cezaevine gönderilmesinin çok anlamlı olduğunu vurguladı.[3]

-Batının sicili kirli. Batı asırlardır başta haçlı olarak zulmüyle tarihe geçmiş ve hala da o kirli siciliyle anılmaktadır.

Onlar ise bizi sürekli hayır ve başarı ile anmışlardır.

-İtalyan kökenli Dominik papazı Ricoldo de Monte Croce’nin, doğuyu Hristiyanlaştırmak gayesi ile 13. yüzyılın ikinci yarısında çıktığı seferde İslam alemini dolaştığını ve Türk topraklarında gördükleri karşısında hayretler içinde kalıp:
“Müslümanlar vakıf kurmada çok cömerttirler. Hatta hayır işlemek için Hristiyan
esirlerin de özgürlüklerini satın alırlar. Ve sevaplarını ölmüş ana ve babalarının
ruhlarına bağışlarlar .
Müslümanlar, köpeklerin doyurulması için bile mal varlıklarından pay ayırırlar.
Türkiye’nin ve İran’ın birçok kentinde köpeklerin doyurulmasını vasiyet etmiş olanların, vasiyetlerinde köpeklere ayırdıkları payın gayesine uygun kullanılmasını
sağlayan köpek bakıcıları vardır” der.

-Müslümanların 178/794 yılında Bağdat şehrinde dünyanın ikinci büyük kağıt imalathanesini kurduklarını ve daha sonra da kağıt imalatının 900 senesinde Kahire’ye, 1100’de Merakeş’e ve 1144te de Endülüs’e ulaştığını…
Buradan da Avrupa Hristiyan alemine geçerek ilk olarak 1268 yılında İtalya’da kağıt imalathanelerin kurulup üretime geçtiğini bilinmektedir.

-Evet batı bugün fuhşun kıskacındadır. Onları savaşlar değil, fuhuş bitirecektir.

Her seviyedeki insanda bu görülmektedir.

Batı bunalımdadır.

-Batıyı bitirecek olan diğer en önemli faktör ise maneviyattan mahrum olup, kilisenin doyuramadığı insanların o boşluğu intiharla kapatmaya çalışmalarıdır.

Özellikle 20-25 yaşlarına kadar gelmiş gençlerin her türlü kirli zevki deneyip, geriye denenecek bir şey kalmayınca intiharı tercih etmektedir.

-Avrupa da intihar ve sebepleri.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Cenevre’de yapılan “intihar” konulu panelde dünyada her 40 saniyede bir kişinin intihar ettiğini duyurdu. İntihar nedenlerinin başında ayrımcılık, dışlanma, fakirlik ve bunalım geliyor.

Avrupa ülkeleri arasında ise intihar olayları en çok Fransa’da yaşanıyor. Fransa’da her gün ortalama 28 kişi, yılda 10 bin 500 kişi intihar ediyor. Fransa’da trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı, intihar edenlerin sayısının 1/3’ü oranında. Fransa’da intihara teşebbüs edenlerin sayısı ise yılda 220 bin civarında. Dünya intihar vakalarında yaşları 15-29 olan genç nesil ikinci sırada yer alırken, yaşlılarda intihar vakaları ilk sırada yer alıyor. İntiharların önlenmesi için ülkelerin medya aracılığıyla halkın bilgilendirilmesi öneriliyor.

Sebep olarak;İntihar nedenlerinin başında ayrımcılık, dışlanma, fakirlik ve bunalım geliyor.

-Bugün batı öldürdüğü mazlumlardan daha fazlasını; intihar-fuhuş-sel gibi afetlerle daha fazlasını kaybetmektedir.

-Batı aklına başına alıp, kilise iki bin yıllık yanlışından dönüp ya tasaffi etmeli veya buna göz yumarak tefessüh edip yok olmayı göre göre kabul etmelidir.

Batı ölüyor.

Kilise sönüyor ve çöküyor.

MEHMET ÖZÇELİK

17-03-2019


[1] https://shiftdelete.net/eksi-sozluk-yazari-tutuklandi

[2] Ta-ha.121.

[3] https://www.yenisafak.com/dunya/kardinale-tacizden-6-yil-hapis-3451128    

No ResponsesMart 17th, 2019

MÜCADELE SURESİ-MEHMET ÖZÇELİK

No ResponsesMart 16th, 2019

ÇÖKEN DEĞERLER

ÇÖKEN DEĞERLER

Kayseride bir hafta sonu Aktara gittim. Bitkisel ilaç satan bir yer.

İçeriye girdiğimde toptancı olduğunu sonradan öğrendiğim adamın birisi, hararetle dükkan sahibine şunları söylüyordu.;

-Geçen hafta birisine Kıskayı (Soğanın iç bölümü-Arpacık soğanı-ekmek için)  8 milyona verdim almadı. Bak şu anda bir hafta içerisinde 12 milyon oldu.

Bu artacak,zamlanacak. Gel sana bunu ben 12 milyondan vereyim, sen de 20 milyona satarsın. İyi de kâr edersin, diye ısrarla adama 12 milyondan almasını söylüyordu.

O sırada onların bu ateşli davranışlarına vakıf olunca; -daha da zamlanacak- sözüne karşı kendisine dönerek;

Şimdiye kadar ne değişti, piyasayı sen mi belirliyorsun, dolar mı arttı, ne kadar arttı, ne oldu birden bire bu %50 zam, %100 zamlı yapmanın sebebi nedir? diye peşpeşe hesap sorar gibi sorunca adam bana dönerek;

-Sen nerelisin, dedi.

Belliki niyeti lafı değiştirmekti.

Memleketimi söyleyince, mesela sizin memlekette bu kıska bitince komşu memleketten getiriliyor ve oda zamlı oluyor, dedi.

-Tamam da buna ne zam biniyor? Ne oldu? Ne değişti? Dedim.

Adam cevap veremeyince, mahçup olduğunu anladı ve hemen oradan sırra kadem bastı.

-Çok yazık ve hem de çok yazık ki; bu milletin berduşu bile söz konusu vatan olunca seve seve canını vermeye koşuyorken;

Fakat mala ve dünyevi üç beş kuruş menfaata gelince değersizleşmeye başlıyor ve değerini kaybedip çökertiyor.

PATATES SOĞAN PATLICAN…

Vurulan bizmiyiz, patlıcan mı?

Mesele beka yoksa soğan mı?

Dün Din-le ve Vatanla vuranlar,

-Medet Patates- diyen insan mı..?

Dışta cinayet, içte ihanet.

Müslümanı öldürürken namert.

Bugün uyuyup uyanmayanlar,

Ahirette umar mı şefaet…

Zulüm adalet külahı giymiş.

Adalet zulümü seyre gitmiş.

Mazlumlar kan akıtıp ağlarken,

İnsanlık bitip, nereye gitmiş?

Patlıcan tahta çıktı, insan indi.

Zalim kol gezerken, müslüman sindi.

Zalim zulmi ile tedhiş ederken,

Müslüman patatesi dert edindi..

***************   

Ne kadar hazin degil mi?

Hristiyan biri Endonezya’da 2 camide cuma namazında müslümanlardan 49 kişiyi öldürüp, bir o kadarda 48 kişiyi kişiyi yaralıyor, Kılıçdaroğlu ne diyor ve kimi suçluyor.

“CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik saldırı hakkında konuşurken “İslam dünyasından kaynaklanan terör” ifadesini kullandı.”[1]

Bizim problemimiz dıştan değil, iç problemidir.

Dağınıklığımız düşmana güç veriyor.

-“ Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”

«Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlâksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler).» [2]

-“Allah’ın mescidlerinde O’nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olması için çalışandan daha zalim kim olabilir? Aslında bunların oralara ancak korka korka girmeleri gerekir. Böyleleri için dünyada rezillik var, âhirette de onlar için büyük azap vardır.”[3]

MEHMET ÖZÇELİK

15-03-2019


[1] http://m.haber7.com/siyaset/haber/2842145-kilicdaroglu-islam-dunyasindan-kaynaklanan-teror

[2] Nuh.26-27.

[3] Bakara.114.

No ResponsesMart 15th, 2019

HİÇ…

HİÇ

-Nihilizm, hiçlik, hiççilik, her şeyin boş olduğu düşüncesi.

-Materyalizmin zıddı.

-İsrafı teşvik eden medeniyet, israfla iflas edince hiçliği öne sürmeye başladı.

-İbrâhim Edhem, Şakîk’e soruyor: “Siz şükrü nasıl anlarsınız?” Şakîk de: “Allah verince şükrederiz, vermeyince sabrederiz: diyor. İbrâhim Edhem: “Bu senin dediğini Horasan’ın köpekleri de yapıyor. Onlar da verilince şükrediyor, verilmeyince sabrediyorlar” diyor. “Peki o zaman size göre şükür nasıldır?” diye sorulunca şu karşılığı veriyor: “Biz verilince infâk ederiz, verilmeyince şükrederiz.”

-Bizde yüz sene önceki Tevfik Fikret iç dünyasını dışa kusar;

Her şeref yapma, her saadet piç.
Her şeyin ibtidası ahiri hiç.
Din şehid ister, asüman kurban,
Her zaman her tarafta kan, kan, kan!
…………………..
Kahramanlık, esası kan vahşet,
Beldeler çiğne, ordular mahvet.
Kes, kopar, kır, sürükle, ez, yak, yık,
Ne “aman” bil, ne “ah” işit, ne “yazık”
…………………..
İşte hürriyet-i hakikiyye:
Ne muharip, ne harb-u istila,
Ne tasallut, ne saltanat, ne şeka
Ne şikayet, ne zulm-ü istibdad
Ben benim, sen de sen, ne Rab, ne ibad. (Tevfik Fikret’in ‘Eski Tarih’ adlı manzumesinden.)

-M. Akif onu tanımlıyor;

Serseri: Hiçbirinin mesleği yok, meşrebi yok;
Filozof hepsi; fakat pek çoğunun mektebi yok.
Şimdi Allah’a söver… Sonra biraz bol para ver;
Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder!

-Haramın azabı var, helalın hesabı var.

-İNSAN dünyayı öylesine sever ki, MEZAR kazan bile birgün ÖLECEĞİNE inanmaz..İmam Gazali.

-Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:
-Kimsin?
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.” Dudak büküp önemsemediklerini görünce, bu defa Hoca sormuş:
– Sen kimsin?
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş gene Nasrettin Hoca.
– Herhalde vali olurum.
– Daha sonra?
– Vezir
– Daha daha sonra ne olacaksın?
– Bir ihtimal sadrazam olabilirim.
– Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: “Hiç.”
– Daha niye kabarıyorsun be adam! Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: “Hiçlik makamında!”

-İnsan suresi-1-:”İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?”

-Bir Hiç uğruna bu kadar kavga gerekir mi?

Ne gerek var?

-Hz. Ebu Bekir (R.a),Birgün Bir Ceviz İçin Kavga Eden Çocukların Arasına Girer..
Durun İkinizede Ben Pay Edeyim Der ;
Cevizi Kırar Ve İçi “BOŞ” Çıkar, Çocuklara Döner ;
Biliyormusunuz Der, Uğruna Dövüştüğünüz “DÜNYA” Bu İşte…!!!

-Devrin valisi emrindeki yöneticiler ile atının üstünde şatafat içinde girer şehre…

-Yol kenarlarında insanlar iki büklüm el pençe divan selamlar valiyi…
Bütün bu şatafatlı itaat gösterileri arasında valinin gözleri, bir sokağın köşesinde yere çökmüş olan ve etrafındaki hiçbirşey ile ilgilenmeyen bir adama takılır…

Perişan kılıklı, saçı sakalına karışmış bu adamın olduğu yere sürer atını vali…

Atının üstünden inmeden,vakur ve sert bir ses tonu ile bağırır adama,

 – “Behey adam, herkes benim şehre gelisimi el pençe karşılarken sen kimsin ki yerinden bile kıpırdamıyorsun? “

Perişan kılıklı adam istifini hiç bozmadan,sakallarının ve uzun saçlarının arasından belli belirsiz gözüken gözlerini valiye çevirerek :

– “Ben hiçim” der…

Vali daha da hiddetlenir,

– “Ne demek hiç, senin bir adın, şanın ünvanın yok mu bre adam” der…

– “Senin var mı? ” der bu kez adam…

Vali iyice şaşırır ama cevaplar, ”Gafil adam, nasıl tanımazsın, ben valiyim” der.

Adam aynı ses tonu ile sorar yine…

– “Peki daha sonra ne olacaksın?”

– “Sadrazam olacağım.” der vali…

– “Peki daha sonra?”

– “Padişah olacağım…”

– “Peki ya daha sonra?”

Kısa bir an duraksar vali ve;

– “Hiç” der…

Sadece gülümser perişan kılıklı adam…

-Ben senin ulaşacağın o son noktadayım, der.

-“Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir.” Hz. Mevlana.

MEHMET ÖZÇELİK

15-03-2019

No ResponsesMart 15th, 2019

ZOR AMA GENEDE…

ZOR AMA GENEDE…

Chp –nin şimdiye kadar yaptığı uygulamaları ve geçmiş sicili dolayısıyla iktidar olması zor değil, imkânsızdır.

Ancak başarılı olması için kendisine bazı tavsiyelerimdir;

-Bu milletten çaldıklarını tekrar bu millete iade etsinler.

-Geçmişte yaptıklarından özür dilesinler.

-Kaldırdığı halifeliği geri getirsinler.

-Yaptıkları İnkilapları milletle beraber sorgulasın.

-Atatürkü koz olarak kullanmasın.

-Sahte imza ile kapattığı Ayasofyayı geri açsın.

-Bu milletin değerlerine, -Ezan, Namaz, Tesettür, dini yaşantı gibi inançlarına- gerçekten, lafta olmaksızın karışmasın.

-İçiyle dışı bir olsun.

-Pkk- Ypg- Fetö gibi şaibeli gruplara sahip çıkmasın.

-Çoğunluğu azınlığa feda etmesin.

-Dış güçlerin oyun alanından çıksın.

-Dış güçlere karşı, hükümetle ortak hareket etsin, düşmana koz vermesin.

-Fakirlik edebiyatı yapmaktan vaz geçsin.

-Laf değil, proje üretsin.

-Kendisini isbat etsin.

-Bir asırlık kavgayı bıraksın.

-İnançlı kesimle barışsın.

-Oturduğu koltuklarına yapışmasın, başarısız olduklarında makamlarını terketsinler.

-Geçmişlerine sadık kalsınlar.

-En önemlisi İttihad-ı İslamın oluşmasına katkıda bulunsunlar.

-Hayali ve muhali mi söylüyorum yoksa?

-Çok mu zor?

-Siz bilirsiniz….

-O halde iktidar da muhal ve hayaldir.

-Darbelerden meded ummaya devam…

MEHMET ÖZÇELİK/14-03-2019

No ResponsesMart 14th, 2019

NE KADAR VARIM ?

NE KADAR VARIM ?

Sanki ezelden beri var gibiyiz. Varız gibi kendimizi düşünmekteyiz.

Oysa 80-100 sene önce yoktuk.

Sadece biz değil, öncemiz olan ailemiz, sonramız olan neslimiz de yoktu.

Ve de ölümle buradan ayrılacaklar.

Şimdi ise öncekiler gittiler, bizlerde gideceğiz, bizden sonrada gidişler devam edecek.

Ya olmasaydık?

-Birde sanki herşeye Mâlik gibiyiz.

Oysa bizim olmayan tüm bu şeyler tekrar bizden alınacaktır.

Bizim olsaydı bizde kalır ve de vermezdik.

Bir hayat boyu kazandıklarımız burada kalmakta, üzerine titrediğimiz vücudumuz çürümeye terk edilmektedir.

O halde biz neye sahibiz, neyin sahibiyiz.

Bizler Bir Zata mensubiyetle ayakta durmakta, yokluğa düşmekten kurtulmaktayız.

Akıl gerçekten bunları taşımaktan ve tartmaktan aciz kalmaktadır.

-Bir anlık kendinizden başlayarak her şeyin yok olduğunu, diğer yandan da Var edici bir Zatın var etmesiyle varlığa çıktığınızı düşünün…

Yok olmanın yakıcılığı sadece sizin münferit ateşiniz değil, aynı zamanda tüm dostlarınızın ve de hem cinslerinizin yanıklığı da sizleri yakacaktır.

-Sınırlı hayatımız, sınırsız ihtiyaçlarımızın peşinden gitmektedir.

-Yavaş yavaş açılıyoruz.. Alıştıra alıştıra. Birden yüklenilmiyor. Taşıyamayız. Altında eziliriz.

-Bir anlık Allah’ın varlığının zıddını düşünmek bile dehşete kapılmak için yeterlidir.

“Cenâb-ı Hakkı bulan neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden neyi kazanır?”; yani, “Onu bulan herşeyi bulur. Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına belâ bulur”

**************

Ben hemen hemen her şeyi kontrol ediyorum.

Her şeyin üstesinden gelebiliyorum ama bazen oluyor, öyle oluyor ki kendime bile hakim olamıyorum. Bu da şunu gösteriyor ki; her şeyi emrime veren fakat benim de kendisinin emrinde olduğum, benim üzerimde olan bir güç var ve o güç işte beni kontrol ediyor, işte asıl kontrol mekanizması…

O güçte kendisi başkası tarafından kontrol edilmeyen, kendisinin her şeyi kontrol ettiği o güç, o kontrol mekanizmasını bana vererek, sınırlı da olsa bir yandan kısa kolumla beraber uzun şeylere uzanabilecek, bir kontrol gücüne beni sahip ediyor.

*****************

İnanmak mı inanmamak mı?

Sıkıntılar inanınca mı oluyor?

Oysa olmayan ve boş şeyden sıkıntı duyulur yani yokluktan ve inançsızlıktan…

Zafiyet ve cahillikten…

-Beyin- zihin- hafıza- akıl…

Hepsi O’nu anmak ve anlamak için verilmiştir.

-İki kişi aynı şekilde kendisine iyi veya kötü bakandan etkilenmez.

Kimi ilgisizdir önemsemez, diğeri hemen etkilenir.

Önemsemeyen için bu durum bir seviye değildir.

Yaratılışını, varlığını önemsemeyen insan elbette kendisi de önemsenmez.

-Ses frekansı.. Ölçülebilirlik..

Herşey madde değildir.

15 milyar yıldır yaratılma devam ediyor.

Bizde o zincirin bir halkasıyız.

Nerdeyiz? Neredeyiz?

Zincirlerin bağlantısı gibi, Bilgi aktarımı. Bluetooth gibi.

Beyni etkileme..

Beyni Resetleme…

Beyni-hafızayı-birikimi Yönlendirme…

Nereye mi?

Ana hard diske…

***************

-İnsaniyet Nimeti

Birçok hastalıklarla musibetzede olmuş ve her an binlerce ıstırap çeken bir insana, “bu ıstıraplı insaniyet yerine sıhhatli bir kedi olmayı” isteyip is­temediği sorulsa, bu teklifi derhal reddedecektir. Kedi denilince, ağzındaki rızkını da beraber düşününüz.

Demek ki o insan, o hâli için de yine Cenab-ı Hakk’a şükür ile mükellef­tir. Tâ ki, küfür ve isyan ile insaniyet nimetini ebediyen kaybetmesin.

-İnsanın Kıymeti

Bir adamın binlerce ağacı, yüzlerce hayvanı ve bir tane de çocuğu olsa, bu zat ağaçlarının ve hayvanlarının tamamını istediği anda kesebileceği ve hiçbir ceza görmeyeceği hâlde, çocuğunun bir parmağını dahi kesemez.

İşte insanın kıymetine bu misalle bir derece bakabilirsiniz.

-Şükür Vazifemiz

Hayvanlarla insanların müşterek olarak istifade ettikleri birçok nimetler vardır. Hayvanlar da bizim gibi, bu küre-i arz üzerinde seyahat ediyorlar, havayı teneffüs ediyorlar, güneşten faydalanıyorlar, sesleri işitiyorlar.Bu gibi nimetlerin nimet olduğunu hayvan bilmemekte, insan ise bil­mektedir.

Demek ki, şükür, insanın fıtrî vazifesidir. O hâlde, bu vazifeyi ifa etmeyen insanlar, bu cihetle de hayvandan çok aşağı düşüyorlar.

-İnsan ve Yükü

Terazinin bir kefesine deve olmakla yük taşımak, diğer kefesine de in­san olmakla ibadet etmek konulsa ve seçme ihtiyârı bize bırakılmış olsa idi, hangisini seçecektik? Elbetteki insanlığı…

O hâlde, deve yükünü taşırken, biz niçin ibadetimizi yapmıyoruz?..”(Mehmet Kırkıncı Merhumdan)

MEHMET ÖZÇELİK

11-03-2019

No ResponsesMart 11th, 2019

İSLAM DÜNYASININ İMTİHANI SİYASET

İSLAM DÜNYASININ İMTİHANI SİYASET

14 asırdır İslam dünyasının kaybettiği en büyük alan, en çok kaybettiği hal ve durumlar siyaset alanıdır.

Diğer alanlarda ne kadar kazanırsa da, siyaset alanında kazandıklarını neredeyse tamamen kaybetmektedirler.

-Kirli ittifakın ayak sesleri ile ağız sesleri birleşti ve bir araya geldi

-Peygamberimiz; Fakirlik küfre yakındır, buyuruyor.

Chp- de her sloganında, proje üretmek yerine 1970- lerde olduğu gibi, fakirlik edebiyatı yapmaktadır.

Ancak bununla beraber yapılan projelere de anayasa mahkemesine başvurarak veya gezide yapılanların durdurulmasını söyleyen terör taraftarı insanlara taraf olarak, fakirlik edebiyatı yapma alanını sürekli açık tutmaya çalışmaktadır.

Bu da gösteriyor ki, proje üretememekle beraber, fakirliğin bitmesi, Chp- yi de bitirecektir.

Chp her zaman fakirliğe yakındır.

-Türkiye CHP-İYİ Parti-HDP-Saadet arasındaki ittifakla, kirli siyasetiyle 1970-lere dönüyor.

-Adil Öksüz’ü kurtarma girişimi.

PKK uzantısı HDP ile ittifak kuran CHP, FETÖ’nün beyin takımını kurtarmak için de harekete geçti. 15 Temmuz ihanetini Akıncı Üssü’nden yöneten Adil Öksüz dahil, örgütün beyin takımını sivil olarak tanımlayan CHP, bunların“darbe yapabilecek kabiliyette olmadığını” iddia edip, Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) hainlerin affını istedi.[1]

-HDP’nin Adıyaman Twitter hesabı “bizi zulüm birleştirdi” mesajıyla Saadet Partisi’yle yapılan ittifakı iyice gün yüzüne çıkardı.[2]

-Saadet Partisi’nin, terör örgütü PKK’nın uzantısı HDP ile ortaklığının elebaşı Abdullah Öcalan’ın talimatıyla oluşturulan Demokratik İslam Kongresi’nin 22 Şubat’ta Şanlıurfa’daki toplantısında kurulduğu ortaya çıktı.[3]

-FETÖ ve PKK’dan ‘Millet İttifakı’na oy talimatı!

Terör örgütleri, siyasi uzantıları HDP’nin içinde yer aldığı millet ittifakına açık açık destek veriyor. FETÖ elebaşı Pensilvanya’dan, PKK’lı terörist başları ise Kandil’den üyelerine ‘Millet İttifakı’na oy verin ve hatta oy toplayın’ talimatı verdi.[4]

-(Apo Sırrı‟ya dönerek) Sen Adıyaman‟dan bilirsin. Aslında Türkmenlerin tarihine daha çok yoğunlaşmanız lazım. Babai isyanları çok önemlidir. Bu bir Selçuklu ayrışmasıdır. Kurmançiler da Türkmenler de sınıf olarak en altta kalanlardır. Solcular, tarihi milliyetçilere bıraktılar.
– Sırrı: Babai isyanları bu ülkede resmi tarihte en az incelenen olaydır. Baba İshak da biliyorsunuz Adıyamanlıdır.”[5]

İşte gezinin ayak sesleri ezana saldırıyla gelmeye başladı. Ona tarafımdan şiirli cevap;

ARZDAN SEMAYA EZAN

Şu ezanlar ki deldi, zulmeti geçti

Zulmetli kafalar, zulmeti seçti

Hırlamayla susmaz ezanlar

Horlamayla durmaz ezanlar.

Şu ezanlar ki yükseldi semaya

Hastalıklı kalpler düştü ezaya

Gök gürültüsü gibi yayılırken fezaya

Ezan dar geliyor bu zekaya…

Bu dünyası dar dünya

Sahibine ar dünya

Ona ezansız dünya

Hayvanlara yar dünya…

Doğarken kulağına okundu

Yaşarken kafasına dokundu

En son musallaya konunca

Ezana birde sala kondu.

MEHMET ÖZÇELİK

10-03-2019


[1]https://www.yenisafak.com/gundem/adil-oksuzu-kurtarma-girisimi-3450599

[2]http://www.haber7.com/siyaset/haber/2840408-hdp-her-seyi-acik-etti-twitterdan-saadet-paylasimi/?detay=2

https://www.ahaber.com.tr/gundem/2019/03/10/saadet-partisi-adiyamanda-hdpkk-ile-el-ele

[3] https://www.ahaber.com.tr/gundem/2019/02/27/hdp-saadet-partisi-ittifakinda-abdullah-ocalanin-talimati-desifre-oldu

[4] https://www.ahaber.com.tr/webtv/gundem/feto-ve-pkkdan-millet-ittifakina-oy-talimati

[5] İŞTE İMRALI‟DAKİ GÖRÜŞMENİN TUTANAKLARI-Sh.8.

No ResponsesMart 10th, 2019